TikTok Sahibi ByteDance, Tom Cruise ile Brad Pitt’in AI Derinfake’lerini Üreten Yeni Modeli Durdurmak Zorunda mı?

TikTok Sahibi ByteDance, Tom Cruise ile Brad Pitt’in AI Derinfake’lerini Üreten Yeni Modeli Durdurmak Zorunda mı?
Yapay Zekanın Yeni Saldırısı: Hollywood’un En Büyük Yıldızları, AI ile Kopyalanıyor
2026 yılının başlarında, Hollywood’un en büyük endişesi artık sadece senaryo çalınmak veya oyuncu skandalları değil. Bir yapay zeka modeli, Tom Cruise ve Brad Pitt’in yüzlerini, onların asla çekmediği sahnelerde kullanarak, internet üzerinde viral bir dalgaya neden oldu. Bu model, TikTok’un sahibi ByteDance tarafından geliştirildiği iddia ediliyor ve MPA (Motion Picture Association), bu teknolojinin hemen kapatılmasını talep ediyor.
MPA, resmi bir açıklamada, bu AI modelinin sadece bir ‘eğlence aracı’ olmadığını, aksine telif hakları ihlali ve kimlik çalma suçunun yeni bir formu olduğunu vurguladı. Model, kullanıcıların Hollywood filmlerinden alınan sahnelere dayanarak, herhangi bir kişinin yüzünü başka bir karaktere yerleştirmesine izin veriyor. Örneğin, Tom Cruise’un ‘Mission: Impossible’ serisinden bir sahnesi, Brad Pitt’in yüzüyle yeniden üretilip, ikisinin bir arada dövüşe girdiği bir video haline gelebiliyor. Bu videolar, TikTok’ta milyonlarca kez izlendi ve ‘deepfake’ kavramını bir sonraki seviyeye taşıdı.
Neden Bu Kadar Önemli? Telif Hakları, Kimlik ve Gerçeklik Krizi
Geçmişte deepfake’ler genellikle pornografik içeriklerde veya siyasi manipülasyonlarda kullanılmıştı. Ancak bu yeni model, tamamen eğlence amaçlı olarak, kültürel mirasın ticarileştirilmesine izin veriyor. MPA’ya göre, bu, telif haklarının temelini sarsıyor. Bir film üreticisi, bir sahnenin izin alınmadan kullanıldığında, hem maddi kayıp yaşıyor hem de sanatsal bütünlüğünü kaybediyor. Tom Cruise’un karakteri, bir filmdeki performansı ile tanımlanıyor. Ama bu AI modeli, onun yüzünü bir komedi sahnesine yerleştiriyor — ve bu, oyuncunun itibarını ve sanatsal mirasını zedeleyebilir.
ByteDance, bu modelin ‘kullanıcı yaratıcılığı’ için bir araç olduğunu savunuyor. Ancak MPA, bu savunmanın hukuken geçersiz olduğunu söylüyor. Çünkü model, telif hakkı korunan filmlerin tamamını eğitim verisi olarak kullanıyor — ve bu, ‘adil kullanım’ sınırlarının çok ötesinde. Netflix, Disney ve Warner Bros. gibi büyük stüdyolar, bu modelin bir ‘sistemik telif ihlali’ olduğunu ve bu tür uygulamaların, film endüstrisindeki milyarlarca dolarlık yatırımları tehdit ettiğini belirtiyor.
Teknoloji mi, Suç mu? Hukuki Boşluklar
Şu ana kadar, yapay zeka tabanlı içerik üretimi, hukuki bir alanda ‘gri bölge’ olarak kalıyor. ABD ve Avrupa’da telif hakkı yasaları, dijital içeriklerin nasıl oluşturulduğunu ve kimin sorumlu olduğunu net olarak tanımlamıyor. MPA, bu durumu ‘hukuki karanlık çağ’ olarak nitelendiriyor. Bir kullanıcı, bu modeli kullanarak bir video ürettiğinde, sorumluluk kimde? Kullanıcıda mı? Platformda mı? Modeli geliştiren firmada mı?
MPA, ByteDance’a üç talepte bulunuyor: 1) Modelin hemen kapatılması, 2) Eğitim verilerinin telif hakkı sahiplerinden izin alınarak oluşturulması, 3) Tüm derinfake içeriklerinin otomatik olarak tespit edilip kaldırılması için bir filtre sistemi kurulması. ByteDance henüz resmi bir açıklama yapmadı, ancak iç kaynaklara göre, şirketin içsel bir ekip bu modeli ‘deneme amaçlı’ olarak test ettiğini ve kullanıcıların tepkilerine göre karar vermek istediğini iddia ediyor.
Geleceğin Tehlikesi: Kim Gerçek, Kim Sahte?
Bu olay, sadece bir film stüdyosunun şikâyeti değil. Toplumsal gerçeklik algısının köklerini sarsan bir durum. İnsanlar, bir videoyu gördüğünde artık ‘gerçek’ mi, ‘yapay’ mı diye sormaya başlıyor. Bir gün, bir ünlünün ‘sözleri’ ya da ‘yapıştırılmış’ bir suçlaması, AI tarafından üretilebilir ve sosyal medyada hızla yayılabilir. Bu durum, demokrasiyi, gazeteciliği ve hatta bireysel kimliği tehdit ediyor.
MPA’nın bu çağrısı, sadece Hollywood’un çıkarları için değil, toplumun dijital gerçeklikle barışık kalabilmesi için bir uyarı. Eğer bu tür araçlar kontrolsüzce yayılmaya devam ederse, gelecekte bir film izlerken, bir röportaj izlerken, hatta bir haber videonun gerçekliğini sorgulamak zorunda kalabiliriz.
Ne Yapılmalı? Teknolojiyi Yasaklamak mı, Düzenlemek mi?
Yasaklamak, teknolojiyi durdurmanın en kolay yolu değil. Çünkü bu model, açık kaynaklı ve dünya çapında binlerce geliştirici tarafından yeniden üretiliyor. Daha akıllıca bir yaklaşım, ‘AI içerik etiketi’ zorunluluğu getirmek olabilir. Her AI tarafından oluşturulan video, metin veya ses, bir dijital su damlası gibi, ‘bu içerik yapay zeka tarafından oluşturulmuştur’ etiketiyle işaretlenebilir. Bu, kullanıcıya seçim hakkı verir — ama aynı zamanda, sahtekârlığın yayılmasını zorlaştırır.
ABD Kongresi, bu konuda yeni bir yasa tasarısı hazırlamaya başladı. Avrupa Birliği ise AI Act kapsamında bu tür modelleri ‘yüksek riskli sistemler’ olarak sınıflandırıyor. Türkiye gibi ülkelerde ise, bu konuda hala hiçbir düzenlemeye rastlanmıyor. Bu durum, Türkiye’deki içerik üreticilerini ve izleyicilerini de büyük bir risk altına sokuyor.
MPA’nın bu çağrısı, bir savaşı değil, bir uyaranı temsil ediyor. Teknoloji hızla ilerliyor, ama insanlık, onunla nasıl barışacak, hala düşünüyor. Bu durumda, en tehlikeli şey, ‘bu sadece bir eğlence’ demek değil. En tehlikeli şey, ‘bunu kimse durduramaz’ demek.


