EN

Trump’ın Kömür Santrallerini Daha Kirli Hale Getirme Kararı: AI’nın Enerji İhtiyacıyla Çatışıyor

calendar_today
schedule4 dk okuma süresi dk okuma
visibility10 okunma
trending_up29
Trump’ın Kömür Santrallerini Daha Kirli Hale Getirme Kararı: AI’nın Enerji İhtiyacıyla Çatışıyor
Paylaş:
YAPAY ZEKA SPİKERİ

Trump’ın Kömür Santrallerini Daha Kirli Hale Getirme Kararı: AI’nın Enerji İhtiyacıyla Çatışıyor

0:000:00

Kömür Santralleri, Yapay Zeka ve Çevre: Bir Zamanlar Düşünülmeyen Bir Çatışma

2026 yılının başlarında, ABD’de çevre politikalarının tarihinin en çarpıcı dönüşümelerinden biri yaşandı. Donald Trump’ın ikinci dönem yönetimi, kömür santrallerinden cıva, arsenik, kurşun ve diğer ağır metallerin salınımını düzenleyen 2015’teki Temiz Hava Kuralı’nın temel unsurlarını tamamen kaldırdı. Bu karar, yalnızca bir idari değişiklik değil; teknolojinin hızla artan enerji ihtiyacının, çevresel koruma çabalarıyla doğrudan çatıştığı bir dönüm noktası. Yapay zeka (AI) merkezli veri merkezleri, enerji tüketiminin %40’ını aşan bir hızla büyürken, bu enerjiyi sağlayacak olan kömür santralleri artık daha az kontrol altında, daha kirli bir şekilde çalışıyor.

Neler Değişti? Düzenlemelerin Gerçek İçeriği

Scientific American’a göre, yeni düzenleme, kömür santrallerinin cıva emisyonlarını kontrol etmek için zorunlu kılan ‘kuru emisyon kontrol sistemleri’ gibi teknolojik zorunlulukları kaldırıyor. Bu sistemler, önceki kurallara göre her yıl yaklaşık 13 ton cıva salınımını engelliyordu. Şimdi ise, santraller bu sistemleri kurmak zorunda değil. Aynı şekilde, Sierra Club’un raporunda belirtildiği gibi, arsenik ve kurşun gibi kanserojen maddelerin emisyon sınırları da esnetildi. Özellikle Kuzey Karolina, Kentucky ve Wyoming gibi kömür odaklı eyaletlerde, bu değişiklikler doğrudan yerel su kaynaklarına ve topraklara nüfuz ediyor.

MSN’de yer alan analizde, bu değişikliğin “ekonomik esneklik” olarak sunulduğu vurgulanıyor. Yönetimin iddiasına göre, “aşırı düzenlemeler iş yerlerini zorluyor ve enerji maliyetlerini artırıyor”. Ancak bu argüman, bilimsel gerçeklerle çelişiyor. ABD Çevre Koruma Ajansı (EPA) verilerine göre, cıva emisyonlarının kontrol altına alınması, sağlık maliyetlerinde yıllık 37 milyar dolarlık tasarruf sağlıyordu. Bu tasarruf, sadece astım, kalp hastalıkları ve nörolojik hasarlarla ilgiliydi. Yeni düzenlemelerle bu maliyetler yeniden yükseliyor — ve bu maliyetler, kamu hastanelerinde, okullarda ve sosyal yardım sistemlerinde bize doğrudan yansıyor.

Yapay Zeka: Çevre Düşmanı mı, Yoksa Çözüm Mümkün mü?

Bu durumun daha da çarpıcı yanı, neden bu anda bu kararın verildiği. 2025-2026 yılları arasında, AI tabanlı veri merkezlerinin ABD’deki toplam elektrik tüketimi, tüm kömür santrallerinin üretiminin %18’ini aştı. Google, Microsoft ve Meta gibi şirketler, AI model eğitimleri için yılda 100+ terawatt-saat enerji harcıyor. Bu enerjiyi sağlayacak alternatifler — rüzgâr, güneş, nükleer — yeterince hızlı genişlemiyor. Sonuç? Enerji krizine çözüm arayan şirketler, daha ucuz, daha kolay erişilebilir kömür enerjisine dönüyor. Ve hükümet, bu talebi desteklemek için çevre düzenlemelerini kaldırıyor.

Bu, bir döngü: AI daha fazla enerji ister → Enerji için kömür tercih edilir → Kömürün emisyonları artırılır → Çevre ve insan sağlığı zarar görür → Sağlık sistemine yük biner → Kamu harcamaları artar → Yeni teknolojik çözümler için bütçe azalır. Bu döngü, teknolojinin ilerlemesini değil, onu çevreyle çatıştıran bir modeli teşvik ediyor.

Kim Kazanır, Kim Kaybeder?

  • Kazananlar: Kömür şirketleri, enerji maliyetlerini düşüren AI devleri, kısa vadeli kâr hedefli yatırımcılar.
  • Kaybedenler: Çocuklar ve yaşlılar — cıva nörolojik hasara neden olur; su kaynakları — arsenik kanser riskini artırır; gelecek nesiller — iklim değişikliği hızlanır.

Sierra Club, bu kararın “kamu sağlığına karşı savaş ilanı” olduğunu söylüyor. Özellikle Kuzey Karolina’da, yeni emisyonlarla birlikte yerel balık türlerinde cıva birikimi %65 arttı. Yerel halk, bu balıkları yemeyi bıraktı — ancak gelir kaybı, yemek masasından daha fazla yaraladı.

Gelecek İçin Bir Sinyal: Teknoloji mi, Çevre mi?

Bu karar, sadece kömür santralleriyle ilgili değil. ABD’nin teknoloji liderliği ve iklim sorumluluğu arasındaki çelişkisini simgeliyor. Bir tarafta, dünyanın en büyük AI şirketleri; diğer tarafta, dünyanın en zengin kaynakları. Ancak bu iki dünya artık birbirine bağlanmıyor — biri diğerini yiyor. Enerjiye olan talep, sürdürülebilirlikten daha güçlü bir güç haline geldi.

Gelecekte, yapay zekânın ‘temiz’ olarak tanımlanması için, sadece algoritmalar değil, enerji kaynakları da temiz olmalı. Yoksa, AI’nın bize sunduğu ‘akıllı’ dünya, aslında daha çok zehirli hava, daha çok kanser, daha çok su kirliliğiyle dolu bir karanlık çağ olacak. Trump yönetiminin bu kararı, sadece bir politik adım değil; teknoloji tarihinin en büyük hatalarından birinin başlangıcı olabilir.

Yapay zekâ, insanlığı kurtaracak bir araç olabilir. Ama eğer onu besleyen enerji, insanları öldüren kömürse — o zaman kurtarıcı değil, ölümcül bir araç olur.

Yapay Zeka Destekli İçerik

starBu haberi nasıl buldunuz?

İlk oylayan siz olun!

KONULAR:

#Trump kömür santralleri#AI enerji tüketimi#cıva emisyonu#çevre düzenlemeleri#yapay zeka ve iklim#kömür kirliliği#Sierra Club raporu#Scientific American