Anthropic Destekli Grup, AI Saldırılarına Maruz Kalan Adayı Destekliyor: Siyasette Yeni Bir Dönem Mi?

Anthropic Destekli Grup, AI Saldırılarına Maruz Kalan Adayı Destekliyor: Siyasette Yeni Bir Dönem Mi?
Yapay Zeka ve Siyaset: Anthropic’in Sessiz Adayı Savunması
Siyasetin artık yalnızca kampanya afişleri ve televizyon reklamlarıyla değil, yapay zeka algoritmalarının ürettiği disinformasyon dalgalarıyla da şekillendiği bir dönemde, Anthropic — OpenAI’nin en yakın rakibi olarak görülen yapay zeka şirketi — doğrudan bir siyasi mücadeleye girdi. Ancak bu sefer, bir ürün tanıtımı değil, bir adayın siyasi hayatta kalması için bir savaşa karıştı.
Anthropic, resmi web sitesinde hiçbir siyasi destek bildirimi yapmamış olsa da, bir alt kuruluş olan Economic Futures Initiative tarafından finanse edilen bir grup, ABD’deki bir yerel seçimde, bir AI tabanlı süper PAC tarafından hedef alınan adayı desteklemeye karar verdi. Bu süper PAC, adayın geçmişindeki bir yorumu AI ile manipüle ederek, tamamen farklı bir anlam yarattı ve sosyal medyada viral hale getirdi. Yorum, orijinalinde bir eğitim politikası üzerine sadece bir eleştiriydi; ancak AI, onu bir ırkçı söylemle eşleştirdi ve yüz binlerce kişiye ulaştı.
Neden Anthropic? Neden Şimdi?
Anthropic, kendi Claude’s Constitution adlı etik ilkeleriyle, yapay zekanın “haklılık, şeffaflık ve insan haklarına saygı” prensipleriyle hareket etmesini zorunlu kılıyor. Bu ilkeler, şirketin teknolojiyi sadece bir araç olarak değil, bir ahlaki yükümlülük olarak görmesini sağlıyor. Bu nedenle, bir AI sisteminin demokratik süreçleri zehirlemesi, şirketin temel değerlerine aykırı bir durum olarak algılanıyor.
Şirketin kurucularından biri, 2025’teki bir iç toplantıda, “Bir AI’nın bir seçimi manipüle etmesi, bir bombanın bir seçim sandığını patlatmasıyla aynı şeydir” demişti. Bu sözler, sadece iç bir konuşma değil, şirketin stratejik bir kararın öncüsüydi. Economic Futures Initiative, bu olayla birlikte, AI’ya dayalı siyasi saldırıları tespit etmek, analiz etmek ve karşı koymak için bir “AI Integrity Task Force” kurdu. Bu ekip, sadece adayı desteklemekle kalmadı, aynı zamanda saldırıyı yapan süper PAC’ın kullandığı algoritmayı tersine mühendislik yoluyla ortaya çıkardı ve bunu kamuoyuna sundu.
OpenAI ile Olan Rivalite: Teknolojiyi Kim Kontrol Ediyor?
Anthropic ve OpenAI arasındaki rekabet, sadece model performansı veya maliyet değil, siyasi ve etik vizyonlarla da şekilleniyor. OpenAI, 2024’te bir AI tabanlı siyasi kampanya aracını ticari bir müşteriye sattığını açıkladı — bu aracın bir adayı desteklemek için kullanıldığı ortaya çıktı. Bu durum, Anthropic’in etik sınırlarını çizme çabasını daha da kuvvetlendirdi. OpenAI’nin bu hamlesi, özellikle bir seçim sürecinde AI’nın ne kadar kolayca manipüle edilebileceğini gösterdi; Anthropic ise tam tersine, bu tür araçların siyasi manipülasyon için kullanılmasını engellemek için bir “etik direniş” kurdu.
2026 Şubat’ında, Anthropic’in teknik ekibi, AI tarafından üretilen bu sahte içeriklerin bir tür “digital deepfake” olduğunu kanıtladı. Bu içerikler, sadece metin değil, aynı zamanda adayın sesini taklit eden sesli mesajlar da içeriyordu. Bu teknik, AI ses klonlaması ve doğal dil işleme birleşimiyle oluşturulmuştu. Anthropic, bu teknolojinin nasıl kullanıldığını açıklayan bir rapor yayınladı ve bu rapor, The New York Times ve BBC gibi medya kuruluşları tarafından “Yapay Zekanın Siyasi Silahlanması” başlığıyla analiz edildi.
Ne Anlama Geliyor? Demokrasi İçin Bir Sınır
Bu olay, sadece bir adayın kurtarılmasıyla sınırlı değil. Bu, teknoloji şirketlerinin artık sadece ürün satan firmalar değil, demokratik kurumların koruyucuları haline geldiğini gösteriyor. Anthropic, bir şirket olarak siyasi bir adayı desteklemiyor; ama bir etik ilkeyi savunuyor. Bu, Silicon Valley’nin siyasete müdahale etme biçimini tamamen değiştirebilir: Artık “ne yapmamalıyız” sorusu, “ne yapmalıyız” sorusundan daha önemli hale geliyor.
Gelecekte, AI tabanlı siyasi saldırılar artacak. Kamuoyu, bu saldırıları nasıl tanımlayacak? Hangi kurumlar bu saldırıları engelleyecek? Anthropic’in bu hamlesi, bir “etik teknoloji hareketi”nin başlangıcı olabilir. Bir gün, bir şirketin siyasi bir adayı desteklemesi, bir reklam kampanyası değil, bir insanlık hakkının korunması olarak görülebilir.
Yeni Bir Dönem: Siyaset, Kod ve Ahlak
Bu olay, bir siyasi kriz değil, bir teknolojik krizdir. Ve bu krizin çözümü, sadece yasalarla değil, etik bir toplumsal anlayışla mümkündür. Anthropic, bu anlamanın ilk adımını attı. Şimdi soru şu: Diğer teknoloji devleri ne yapacak? OpenAI, Google, Meta — bunlar da bir gün bir adayı savunmak zorunda kalacak mı? Yoksa sadece veri satmaya devam edecekler mi?
Siyaset artık yalnızca insanların değil, algoritmaların da oynadığı bir sahadır. Ve bu oyunda, Anthropic’in adayı desteklemesi, sadece bir destek değil, bir uyarı: “Teknolojiyi kim kontrol ederse, geleceği de o belirler.”


