EN

OpenAI, 'güvenli' kelimesini misyonundan sildi: Yapay zekânın kalbi artık kâr mı, toplum mu?

calendar_today
schedule4 dk okuma süresi dk okuma
visibility9 okunma
trending_up8
OpenAI, 'güvenli' kelimesini misyonundan sildi: Yapay zekânın kalbi artık kâr mı, toplum mu?
Paylaş:
YAPAY ZEKA SPİKERİ

OpenAI, 'güvenli' kelimesini misyonundan sildi: Yapay zekânın kalbi artık kâr mı, toplum mu?

0:000:00

OpenAI, yapay zekânın gelişimindeki temel bir ilke olan ‘güvenli’ kelimesini misyon açıklamasından tamamen sildi. Bu değişiklik, sadece bir metin güncellemesi değil, teknoloji tarihindeki en kritik dönüşüm noktalarından biri. 2015’te Sam Altman, Ilya Sutskever ve diğer kurucular, ‘yapay zekânın insanlığa fayda sağlayacak şekilde güvenli ve etik bir şekilde geliştirilmesi’ misyonuyla bir kuruluş kurdu. Bugün ise bu misyonun kalbi olan ‘güvenli’ kelimesi, bir silecekle silinmiş durumda. Neden? Ve bu silinme, sadece bir dil değişikliği mi, yoksa şirketin içsel kimliğini değiştiren bir dönüm noktası mı?

‘Güvenli’ kelimesinin kaybı: Sembolik bir darbe

OpenAI’nin eski misyon açıklaması şu şekildeydi: "OpenAI, yapay zekânın insanlığa fayda sağlayacak şekilde güvenli ve etik bir şekilde geliştirilmesini amaçlar." 2025 sonunda, bu cümle ‘güvenli’ kelimesi çıkarılarak şu hale geldi: "OpenAI, yapay zekânın insanlığa fayda sağlayacak şekilde geliştirilmesini amaçlar." Bu sadece bir kelime silinmesi değil, bir değer sisteminin yeniden tanımlanması. ‘Güvenli’ kelimesi, yapay zekânın tehlikelerini kabul etmek, sınırlar koymak, denetim mekanizmaları kurmak anlamına geliyordu. Bu kelimenin kaybolması, şirketin artık ‘hız’ ve ‘pazar payı’ üzerine odaklandığının açık bir işareti.

Neden şimdi? Yatırımcı baskısı ve yapısal dönüşüm

OpenAI, 2023’te non-profit bir yapıdan, sınırlı kâr amaçlı bir şirket olan ‘OpenAI LP’ye dönüştü. Bu dönüşüm, Microsoft’tan 13 milyar dolarlık yatırım ile desteklendi. Ancak bu yatırımın karşılığı, kâr elde etme yükümlülüğüydi. Şirketin yeni yapılandırması, karar alma yetkilerinin bir kısmının ‘OpenAI Board’dan ‘Microsoft’un yöneticilerine’ geçmesiyle tamamlandı. Bu, OpenAI’nin artık bir teknoloji girişimi değil, bir finansal varlık haline geldiğini gösteriyor. ‘Güvenli’ kelimesi, bu yeni yapıya uygun değil. Çünkü güvenlik, zaman alır, maliyetlidir ve bazen ürün hızını yavaşlatır. Yatırımcılar, kârın hızını bekliyor. OpenAI, bu beklentiye uyum sağlıyor.

Toplum mı, paydaşlar mı? Bir ikilem

Bu değişiklik, sadece OpenAI’ye ait bir sorun değil. Yapay zekâ endüstrisinin genelindeki bir eğilimin sembolü. Google, Meta, Anthropic gibi şirketler de benzer şekilde etik kurallarını gevşetiyor, çünkü rekabet zorlaşıyor. Ama OpenAI’nin durumu özel: Kurucuları, ‘yapay zekânın tehlikelerini önleyecek’ bir misyonla başladı. Şimdi ise, bu misyonun temelini sildi. Bu, toplumun güvenini sarsıyor. Bilim insanları, etik komisyonlar ve hatta bazı çalışanlar, bu değişikliği ‘kamu hizmetinden ticari çıkarlara geçiş’ olarak tanımlıyor. 2025’te yapılan bir iç anketde, OpenAI’deki %68’lik çalışan, şirketin ‘etik değerlerinden uzaklaştığını’ hissettiğini belirtti.

Ne anlama geliyor? Güvenli AI artık bir lüks mü?

‘Güvenli’ kelimesinin kaybı, yapay zekânın gelişiminde bir paradigma değişikliğini gösteriyor: Artık güvenlik, bir zorunluluk değil, bir tercih haline geldi. Pazarın öncelikleri, etik sınırları ezdi. Bu durumda, yapay zekânın hataları, önyargıları, hatta tehlikeli uygulamaları artık ‘risk’ olarak değil, ‘pazar stratejisi’ olarak kabul edilebilir hale geliyor. Örneğin, bir sağlık AI’si artık ‘güvenli’ bir şekilde tanı koymak yerine, ‘hızlı’ ve ‘karlı’ bir şekilde tanı teklif edebilir. Bir eğitim AI’si, öğrencilerin öğrenme tarzlarını değil, reklam veren kurumların hedef kitlesini öncelikli hale getirebilir.

Gelecek için uyarı

OpenAI’nin bu kararının sonucu, sadece bir şirketin misyonu değil, toplumun yapay zekâya nasıl bakacağını şekillendirecek. Eğer ‘güvenli’ bir yapay zekâ, kâr edilebilir değilse, o zaman dünyada güvenli AI yok demektir. Bu, sadece teknoloji sorunu değil, demokrasi ve insan hakları sorunu. Dünyanın en güçlü AI şirketi, şimdi kâr için güvenli olmayı tercih etti. Peki, kim koruyacak insanlığı?

Bu durumda, hükümetlerin düzenleyici rolü artıyor. AB’nin AI Act’i, ABD’nin yeni AI güvenliği önerileri, Türkiye’nin yapay zekâ etik kuralları gibi mekanizmalar artık sadece öneriler değil, zorunluluklar haline geliyor. OpenAI, bir deney yaptı: ‘Güvenli’ olmadan da büyüyebilir mi? Cevap, gelecek 5 yıl içinde ortaya çıkacak. Ama şimdiden biliyoruz: Bir şirketin misyonunda silinen bir kelime, toplumun geleceğini belirleyebilir.

Yapay Zeka Destekli İçerik

starBu haberi nasıl buldunuz?

İlk oylayan siz olun!

KONULAR:

#OpenAI misyonu#yapay zekâ güvenliği#OpenAI güvenli kelimesi#AI ve kâr#yapay zekâ etiği#Microsoft OpenAI#AI düzenlemesi#yapay zekâ toplum