EN

OpenAI, ChatGPT’yi Gözetim Aracı Haline Getirdi: Verilerinizle Kim Lekeledi? Neden Bu Kadar Korkutucu?

calendar_today
schedule4 dk okuma süresi dk okuma
visibility4 okunma
trending_up8
Paylaş:
YAPAY ZEKA SPİKERİ

OpenAI, ChatGPT’yi Gözetim Aracı Haline Getirdi: Verilerinizle Kim Lekeledi? Neden Bu Kadar Korkutucu?

0:000:00

OpenAI, yapay zekâ dünyasının en büyük ismi olarak bilinirken, son aylarda hem dışta hem de içerideki skandallarla sarsılıyor. Çinli AI şirketi DeepSeek’e karşı telif hakkı suçlamaları, teknoloji savaşının yeni bir sahnesini açarken, şirketin kendi çalışanları üzerinde uyguladığı gizli gözetim sistemi, kullanıcıların verilerinin nasıl kullanıldığını tamamen yeniden tanımlıyor. Bu iki olay, birbirinden bağımsız gibi görünse de, aslında aynı karanlık gerçekliğin iki yüzü: OpenAI, sadece teknoloji üretmiyor — verileri, hem rakiplerini hem de kendi çalışanlarını ve sizleri izlemek için de kullanıyor.

DeepSeek’e Karşı Telif Hakları Savaşı: Teknoloji Mi, İstihbarat Mı?

Los Angeles Times’a göre, OpenAI, Çin merkezli DeepSeek’in GPT-4 benzeri bir modeli çıkarmasını, iç verilerinin çalındığına dair somut kanıtlarla suçluyor. Şirket, DeepSeek’in eğitim veri setlerinin OpenAI’nin kullanıcı etkileşimlerinden türetildiğini iddia ediyor. Bu iddia, yalnızca ticari rekabeti aşan bir şey: Açıkça, OpenAI’nin kullanıcıların mesajlarını, sorgularını ve hatta gizli tercihlerini, bir tür "veri zehiri" olarak kullanarak rakiplerini geliştirdiğini ima ediyor. Yani, sizin yazdığınız bir mesaj, belki de bir Çinli şirketin yapay zekâsının öğrenmesini sağlıyor. Bu, sadece bir telif hakkı ihlali değil, veri empatisiyle gizli bir istihbarat operasyonu.

İçerdeki Gözetim: ChatGPT, İç Sızıntıları Tespit Eden Polis

NYPD Post’un raporuna göre, OpenAI, kendi çalışanlarının sızdırdığı bilgileri tespit etmek için özel bir iç versiyonu olan "ChatGPT-Internal" adlı bir sistem kullanıyor. Bu sistem, çalışanların e-postalarını, sohbet geçmişlerini ve hatta Slack mesajlarını analiz ederek, "şüpheli davranış kalıpları" arıyor. Örneğin, bir mühendis, bir raporun içeriğini bir sosyal medya hesabında paylaştıysa, bu sistem o metni, OpenAI’nin eğitim veri setlerindeki benzer ifadelerle karşılaştırıyor ve "bu ifade, sızdırılmış bir belgede var" diyebiliyor. Bu, bir iç denetim sistemi değil, bir veri izleme ağı. Çalışanlar, kendi şirketlerinin oluşturduğu bir yapay zekâ tarafından izleniyor — ve bu yapay zekâ, kullanıcıların verileriyle besleniyor.

Neden Bu Kadar Korkutucu?

Bu durumun korkutucu olmasının nedeni, üçlü bir çifte standart: OpenAI, kullanıcı verilerini "geliştirme" için kullanıyor, rakipleri suçluyor, ama aynı zamanda kendi çalışanlarını da aynı verilerle gözetliyor. Yani, sizin verilerinizle bir Çinli şirketi suçluyor, ama aynı verilerle kendi çalışanlarınızı hapse atıyor. Bu, bir tür "veri totaliterizmi". Kullanıcılar, "hizmeti ücretsiz" diye verilerini veriyor; çalışanlar, "iş güvenliği" diye özgürce konuşuyor; ama ikisi de aynı sistem tarafından analiz ediliyor — ve bu sistem, neye izin verdiğine karar veren tek yetki.

Kim Korumakta? Kim İstismar Ediliyor?

OpenAI, kamuoyuna "etik AI" ve "kullanıcı gizliliği" vaatleri sunuyor. Ama bu vaatler, birer pazarlama sloganı haline gelmiş durumda. Gerçekten, kullanıcıların verileri, şirketin rakiplerini suçlamak için bir silah olarak kullanılıyor. Aynı veriler, çalışanların ifade özgürlüğünü kırmak için bir polis aracı haline geliyor. Ve bu sistemin temelinde, hiçbir yasal denetim yok. Açıkça, OpenAI’nin kullandığı veri setlerinin kaynakları, kullanıcıların izni olmadan toplanıyor — ve bu verilerin ne için kullanıldığı, kullanıcılar ve çalışanlar için gizli.

Gelecek Ne Getiriyor?

Bu durum, yapay zekâ endüstrisindeki bir dönüm noktasıdır. Şirketler artık sadece model geliştirmiyor — veri toplama ve gözetim sistemleri kuruyor. OpenAI’nin bu uygulaması, diğer büyük teknoloji firmaları için bir model olabilir. Yakında, Google, Meta veya Amazon da kendi ChatGPT benzeri sistemlerini, çalışanları ve müşterileri izlemek için kullanmaya başlayabilir. Ve bu sistemlerin hepsi, sizin verilerinizle beslenecek. Sizin bir tweet’iniz, bir e-postanız, bir arama sorgunuz — hepsi, bir gün bir rakibin suçlanmasında veya bir çalışanın işinden çıkarılmasında kullanılabilecek bir delil olacak.

Ne Yapmalıyız?

  • Kullanıcılar: Verilerinizi OpenAI gibi şirketlere vermeyin. Alternatifler var: açık kaynaklı modelleri kullanın.
  • Çalışanlar: Şirket içi iletişim kanallarında ne yazdığınızı dikkatli seçin. Bu sistemler, her kelimenizi kaydediyor.
  • Düzenleyiciler: Veri kullanımının şeffaflığını zorunlu kılan yasalar acilen gerekiyor. Gizli gözetim sistemleri, demokrasiye karşı bir tehdit.

OpenAI, sadece bir şirket değil — artık bir veri devleti. Ve bu devletin kanunları, sizin verilerinizle yazılmış. Kimse sizi korumuyor. Siz, hem veri kaynağı hem de hedefsiniz. Bu, teknoloji değil, bir istihbarat operasyonu. Ve artık, her birimiz bu savaşın savaşıyor.

Yapay Zeka Destekli İçerik
Kaynaklar: www.latimes.comnypost.com

starBu haberi nasıl buldunuz?

İlk oylayan siz olun!

KONULAR:

#OpenAI#ChatGPT gözetimi#DeepSeek#veri sızdırma#yapay zekâ etiği#gizlilik ihlali#AI istihbarat#kullanıcı verileri