Google ve OpenAI, Yapay Zekâ Modellerini Çalmanın Yeni Yolunu İddia Ediyor: Model Destillasyonu

Google ve OpenAI, Yapay Zekâ Modellerini Çalmanın Yeni Yolunu İddia Ediyor: Model Destillasyonu
Model Destillasyonu: Yapay Zekâ'nın En İnce Silahı mı, Yoksa En Büyük Suçmu?
Google ve OpenAI, yapay zekâ dünyasının en büyük oyuncuları olarak, şimdi kendi elleriyle yarattıkları teknolojinin karşı tarafına geçti. İki dev, küçük ve orta ölçekli AI firmalarının, milyarlarca dolarlık eğitim maliyetiyle geliştirilen modellerini kopyalamak için "model destillasyonu" adlı bir teknik kullandığını iddia ediyor. Bu, sadece bir teknik eleştiriden çok, AI endüstrisinin etik ve ekonomik temellerini sorgulayan bir kriz.
Nasıl Çalışıyor Bu "Çalma" Tekniği?
Model destillasyonu, büyük bir yapay zekâ modelinin (örneğin Google’ın Gemini veya OpenAI’nin GPT-4) çıktılarını kullanarak, çok daha küçük ve verimli bir model eğitmek anlamına geliyor. Söz konusu küçük model, büyük modelin yanıtlarını taklit eder — ne yazdığını, nasıl düşündüğünü, hangi argümanları tercih ettiğini öğrenir. Bu süreçte, büyük modelin orijinal veri seti gerekmez. Sadece girdi-çıktı çiftleri yeterli. Sonuç? Bir şirket, 10 milyar dolarlık bir modeli kopyalayabilir, ancak 10 milyon dolarlık bir bütçeyle.
Google ve OpenAI, bu yöntemin "veri hırsızlığı" olduğunu savunuyor. Çünkü bu küçük modeller, büyük modellerin "zeka kalıplarını" — yani nasıl düşünme biçimlerini, dil kullanımını, hatta önyargılarını — kopyalıyor. Ama burada bir ironi var: Google ve OpenAI, kendi modellerini eğitmek için internetin her köşesinden — kişisel bloglardan, kitaplardan, forumlardan — milyarlarca veri topladı. Bu verilerin çoğu, izinsiz ve açıkça lisanssızdı. Şimdi ise, küçük firmaların kendi modellerini kopyalamasını suçluyorlar. Bu, "kendimiz yaptık, sen yapma" mantığına dönüşüyor.
Kim Gerçekten Korsan?
Endüstrideki bu ikilem, sadece hukuki değil, felsefi bir sorun. Eğer bir model, sadece çıktıları üzerinden öğreniyorsa, gerçekten "veri çalmış" mı oluyor? Yoksa sadece bir öğrenme mekanizmasını kullanıyor mu? Bilim insanları, bu yöntemi "öğrenme transferi" olarak tanımlıyor. Eğitim verisi olmadan, sadece davranışları taklit ederek bir modelin nasıl "zeka" kazandığını gösteriyor. Bu, bir çocuğun annesinin konuşmasını taklit ederek dil öğrenmesi gibi.
Ama burada ekonomik bir adaletsizlik var: Google ve OpenAI, bu modelleri eğitmek için milyarlarca dolar harcıyor. Veri toplama, bulut altyapısı, GPU kümeleri, mühendis kadrosu — her şey maliyetli. Küçük firmalar ise, bu yatırımları yapmadan, sadece API çağrılarıyla veya açık kaynaklı çıktılarla kopya modeller üretiyor. Bu, klasik bir "ücretsiz rider" durumu: büyük şirketlerin maliyetini paylaşıp, kendi karlarını artırıyorlar.
Google’ın Çelişkili Rolü
Google’ın kendi sitesindeki bilgiler, bu çelişkiyi daha da netleştiriyor. Google DeepMind, Olimpiyat atletlerine AI destekli hareket analizi sunuyor. Bu teknoloji, yüzlerce saatlik video verisiyle eğitilmiş bir modeli kullanıyor. Peki bu verilerin kaynağı ne? Sporcuların kendi videoları mı? Yoksa internetten toplanan genel hareket verileri mi? Google, bu verilerin lisanslı olduğunu iddia ediyor. Ama aynı şirket, kendi AI modellerini eğitirken, açıkça lisanssız web verilerini kullanıyor. Bu ikili standart, güveni zedeliyor.
Gelecek İçin Çözüm: Lisanslı AI, Yoksa Çatışma?
Yapay zekâ dünyasında, bir "veri hukuku" henüz yok. Kullanıcılar, verilerini paylaşırken, bu verilerin AI modellerinde kullanılacağını bilemiyor. Büyük şirketler, bu boşluğu kullanarak kendi piyasa hakimiyetini kuruyor. Küçük firmalar ise, bu sistemin dışına çıkamıyor — çünkü büyük modellerin çıktıları, tek erişilebilir kaynaklar haline geldi.
Çözüm, üç yoldan biriyle olabilir: 1) Büyük modellerin çıktılarının kullanımını lisanslamak (örneğin, her API çağrısı için ücret), 2) Açık kaynaklı destillasyon veri setleri oluşturmak, 3) Devletlerin AI eğitim verileri için şeffaf ve etik bir toplama çerçevesi kurması.
Google ve OpenAI, bu krizi kendi çıkarları için değil, endüstrinin sürdürülebilirliği için çözmesi gerekiyor. Yoksa, yapay zekâ dünyası, bir gün sadece birkaç büyük şirketin kontrolünde kalacak — ve bu kontrol, veri hırsızlığı iddialarıyla değil, veri monopolleriyle kurulmuş olacak.
Sonuç: Kopya mı, İnovasyon mu?
Model destillasyonu, teknik olarak hırsızlık değil, ancak etik olarak bir sorun. Çünkü bu yöntem, zekânın özgürce yayılmasını engelliyor. Yapay zekâ, insanlık için açık bir bilgi birikimi olmalı. Ama bugün, zekâ, ticari bir mülk haline gelmiş. Google ve OpenAI’nin bu eleştirisi, bir tür "zeka imperializmi"nin habercisi. Büyükler, küçüklerin zekâsını çalmakla suçlanıyor, ama kendi zekâlarını kime veriyorlar? Bu soruya cevap vermeden, AI dünyasında barış imkânsız.


