EN

Disney, Bytedance’ın Seedance 2.0’ı ‘Dijital Hırsızlık’ olarak nitelendirdi: AI’nın yaratıcılık sınırı nerede?

calendar_today
schedule4 dk okuma süresi dk okuma
visibility2 okunma
trending_up4
Disney, Bytedance’ın Seedance 2.0’ı ‘Dijital Hırsızlık’ olarak nitelendirdi: AI’nın yaratıcılık sınırı nerede?
Paylaş:
YAPAY ZEKA SPİKERİ

Disney, Bytedance’ın Seedance 2.0’ı ‘Dijital Hırsızlık’ olarak nitelendirdi: AI’nın yaratıcılık sınırı nerede?

0:000:00

AI’nın Klasiklerini Çalması: Seedance 2.0 ve Disney’in İtirazı

Bytedance’ın geliştirdiği Seedance 2.0, kullanıcıların metin girdileriyle kısa videolar oluşturmasını sağlayan bir yapay zeka aracı. Ancak bu araç, sadece teknolojik bir başarı değil, küresel bir yasal fırtınanın merkezine de dönüştü. Walt Disney Company, Seedance 2.0’nın Mickey Mouse, Elsa, Buzz Lightyear ve diğer klasik karakterlerini, neredeyse tamamen aynen ürettiğini tespit ederek yasal bir uyarı gönderdi. Ama bu uyarı sadece bir ‘cezai talep’ değil: Disney, bu eylemi ‘dijital hırsızlık’ ya da İngilizce’de ‘virtual smash-and-grab’ olarak tanımladı. Bu ifade, sadece bir telif ihlali değil, bir tür dijital yozlaşma olarak algılanan bir şeyi betimliyor.

Neden ‘Smash-and-Grab’? Bir Tüketim Kultürüne Karşı İtiraz

‘Smash-and-grab’ ifadesi, geleneksel olarak bir dükkanın camını kırıp hızlıca eşyaları çalmayı anlatır. Disney, bu terimi AI ile karşılaştırdığında, teknolojinin yaratıcılığı değil, var olan kültürel mirası ‘kazıdığı’ ve ‘çaldığı’ bir süreçten bahsediyor. Seedance 2.0, kullanıcıların ‘Mickey Mouse dans ediyor’ gibi basit bir komutla, Disney’in 90 yıl boyunca milyonlarca dolar harcayarak inşa ettiği karakterlerin dijital kopyalarını üretiyor. Bu, yaratıcılığın değil, tüketicinin beklentilerinin doğrudan AI’ya dönüştürülmesi anlamına geliyor. Disney, bu durumda kendisini, kendi klasiklerinin ticari ve kültürel değerini korumak için savaşan bir muhafazakâr değil, yaratıcılığın temelini korumakta olan bir savunmacı olarak görüyor.

Teknoloji mi, Yaratıcılık mı? AI’nın Özgün Oluş Sınırları

Bytedance, Seedance 2.0’ın yalnızca ‘stil’ veya ‘aesthetic’ taklit ettiğini savunuyor. Ancak Disney’in sunduğu kanıtlar, bu taklitlerin sadece görsel benzerliklerle sınırlı olmadığını gösteriyor: karakterlerin yüz yapıları, ses tonları, karakteristik hareketler ve hatta sahne ayarları bile, Disney’in orijinal filmlerinden doğrudan çıkarılmış. AI, eğitim verileri olarak Disney’in kendi filmlerini, reklamlarını ve oyunlarını kullanıyor olabilir. Bu durumda, ‘öğrenme’ değil, ‘kopyalama’ söz konusu. Teknoloji endüstrisi, AI’nın ‘öğrenme’ sürecini genellikle ‘adil kullanım’ olarak savunur. Ancak Disney, bu argümanı kabul etmiyor: ‘Eğer biri bir ressamın tüm tablolarını yiyip, kendi resmini onun tarzında çiziyorsa, bu adil kullanım mı?’

Yasal Boşluklar ve Küresel Etkiler

Şu anda, AI üretimiyle ilgili telif hukuku düzenlemeleri dünya çapında belirsiz. ABD’de, AI tarafından üretilen içeriklerin telif hakkı sahibi olamayacağı kararlaştırıldı — ancak bu, AI’nın ürettiği şeyin orijinal eserin telif hakkını ihlal edip etmediğini belirlemiyor. Avrupa Birliği ise AI eğitim verilerinin açıkça kaynaklandığından emin olmak zorunda olduğunu belirtiyor. Ancak Seedance 2.0 gibi araçlar, eğitim verilerini gizli tutuyor. Bu, bir ‘siyah kutu’ modeli: neyi öğrendiğini, nereden öğrendiğini kimse bilmiyor. Bu durum, küçük içerik üreticileri için de bir tehdit. Eğer Disney gibi devler bile kendi karakterlerini koruyamıyorsa, bağımsız animatörlerin ya da küçük stüdyoların eserleri ne kadar güvenli?

Geleceğin Yaratıcı Ekonomisi: Kimin Malı?

Bu çatışma, sadece Disney ve Bytedance arasında değil, tüm yaratıcı ekonomi için bir dönüm noktası. AI araçları, yaratıcılığı democratize ediyor — ama bu democratizasyon, kimin yaratıcılığına dayanıyor? Eğer herkes, Disney’in karakterlerini, Marvel’in kahramanlarını ya da Studio Ghibli’nin ruhunu AI ile üretirse, yaratıcı sanatlar birer ‘kayıp kaynak’ haline gelir. Disney’in bu hareketi, telif hakkının yalnızca mali bir araç değil, kültürel mirasın korunması için bir araç olduğunu hatırlatıyor. Yaratıcılık, sadece yeni şeyleri bulmak değil, var olanları saygılı bir şekilde geliştirmekten geçiyor.

Ne Sonuçlar Çıkacak?

  • Bytedance, Seedance 2.0’ı geçici olarak güncelleyebilir veya Disney karakterlerini filtrelemeye başlayabilir.
  • ABD ve AB, AI’ya yönelik telif hakkı düzenlemelerini hızlandırabilir.
  • Yaratıcı topluluklar, AI araçlarına ‘kaynak etiketi’ ekleme talepleri sunabilir.
  • Diğer büyük markalar (Universal, Warner Bros., Netflix) bu durumu takip edip benzer davalar açabilir.

Seçim, teknolojinin ‘hızlı ve kolay’ yoluna mı, yoksa yaratıcılığın ‘yavaş ama kalıcı’ yoluna mı yöneldiğine bağlı. Bu savaş, sadece bir şirketin karakterlerini korumakla sınırlı değil: Yaratıcılığın geleceğinin kimin elinde olacağını belirliyor.

Yapay Zeka Destekli İçerik
Kaynaklar: gizmodo.comwww.msn.com

starBu haberi nasıl buldunuz?

İlk oylayan siz olun!

KONULAR:

#Seedance 2.0#Bytedance#Disney telif hakkı#AI yaratıcılık#virtual smash-and-grab#yapay zeka telif hakkı#AI ve kopyalama#Disney karakterleri