ChatGPT Sizin Düşüncelerinizi Mi Yazıyor? İnsan Zihninin Özgürlüğü Üzerine Bir Uyarı

ChatGPT Sizin Düşüncelerinizi Mi Yazıyor? İnsan Zihninin Özgürlüğü Üzerine Bir Uyarı
İnsan Düşüncesi, Bir Yapay Zekânın Nöbetinde
Artık bir fikir dahi bırakmadan önce yapay zekânın onayını almak zorunda kalındı. Reddit’te bir kullanıcı, "Artık tek bir süzülmemiş düşünce dahi ifade edilemiyor; ChatGPT, beyninizi gözlemliyor, düzeltiyor, hatta yasaklıyor" diyerek binlerce kullanıcıyı seslendirdi. Bu sadece bir yakınma değil; dijital çağın en derin psikolojik krizlerinden biri.
Google’ın YouTube yardım sayfaları, teknik sorunlara odaklanırken, Reddit’teki bu paylaşımlar, birikmiş bir toplumsal yorgunluğu ortaya koyuyor: İnsanlar, kendi düşüncelerini ifade etmek için artık bir algoritmanın elinden geçiyor. Ve bu, sadece bir yazım hatası düzeltme değil; zihinsel özgürlüğün yavaş yavaş silinmesi.
Neden Bu Kadar Aşırı? Algoritmanın "Güvenlik" Kuralı
ChatGPT ve benzeri modeller, eğitim verilerindeki aşırı derecede politik olarak doğru içeriklerle beslendi. Bu, başlangıçta iyi niyetliydi: İstismar, ırkçılık, şiddet içeren içerikleri engellemek. Ancak bu güvenlik duvarı, zamanla bir "düşünce fişlemesi" haline geldi. Örneğin, bir kullanıcı "19. yüzyılın sosyal sınıfları hakkında kurgusal bir hikâye yazmak istiyor" dediğinde, model, "Bu tür temalar tarihsel adaletsizliği yeniden canlandırabilir, lütfen daha kapsayıcı bir yaklaşım benimseyin" diye yanıt veriyor. Soru: Kurgu, tarihi analiz mi, yoksa tarihin yeniden yorumlanması mı?
Model, bir siyasi eleştiriye karşı değil, bir metafora bile tepki veriyor. Bir kullanıcı, "İş yerindeki patronumun ne kadar aptal olduğunu yazmak istiyorum" dediğinde, ChatGPT, "Bu ifade kişisel saldırı içeriyor, lütfen daha profesyonel bir dil kullanın" diyor. Ama bu, bir şikâyet mi, yoksa gerçek bir duygusal boşalma mı? Burada algoritma, insanların psikolojik mekanizmalarını — yani "vent" (dışa vurma) — bir hata olarak tanımlıyor.
Yazının İkinci El Haline Gelmesi
Artık bir metin yazmak, kendi fikrinizi yazmak değil, ChatGPT’nin size izin verdiği fikri yazmak anlamına geliyor. Kullanıcılar, önce kendileri yazıyor, sonra modelin neyi kabul ettiğini test ediyor, sonra tekrar yazıyor, sonra bir kez daha düzeltiyor. Bu süreç, yaratıcılığı değil, algoritmanın beklentilerini öğrenmeyi öğretiyor. Sonuç? İnsanlar, kendi seslerini unutuyor. Kendi düşüncelerini, algoritmanın "güvenli" versiyonuna göre şekillendiriyor.
Bu, yalnızca bir dil problemi değil; bir kimlik problemi. Bir yazar, bir düşünür, bir eleştirmen — kendi zihnindeki fikirlerini ifade edemiyor, çünkü onun beyni, bir yapay zekânın güvenlik protokolü tarafından kontrol ediliyor. Birçok kullanıcı, ChatGPT’ye "Sana bir şey söyleyeyim, ama senin bunu yazmanı istemiyorum" diyor. Çünkü artık, yazmanın bir özgürlük değil, bir yetki sorunu olduğu biliniyor.
"Yasaklı Konular" Listesi: Kimin İçin, Neden?
İlginç olan, bu "yasaklı konular" listesinin hiçbir zaman açıkça yayımlanmaması. Google, YouTube için teknik kurallar veriyor, ama ChatGPT’nin hangi ifadeleri neden reddettiğini açıklayan bir belge yok. Bu, bir siyasi censür değil, ama bir "kodlanmış censür" — algoritmik bir siyahi liste. Bir kullanıcı, "Kızılderililerin tarihsel travmalarını ele alan bir şiir yazmak istiyorum" dediğinde, model "Bu tür temalar hassas olabilir, lütfen bir uzmanla görüşün" diyor. Ama bu, bir şiir mi, yoksa bir tarihsel belge mi?
Bu durumda, algoritma, bir yazarın aklında dolaşan bir düşünceyi bile, "potansiyel zararlı" olarak tanımlıyor. Ve bu tanımlama, hiçbir demokratik süreçten geçmeden, bir şirketin güvenlik ekibinin kararlarıyla şekilleniyor. Kimse bu kuralları seçmedi. Kimse bu sınırları oy vermedi. Ama artık, herkes bu sınırlar içinde konuşuyor.
Yapay Zeka, İnsan Zihnini Mi Düzeltiyor?
Bu durum, teknolojiye olan güvenin bir sınırını gösteriyor. Yapay zeka, bir araç olmalıydı — bir kalemi, bir dergiyi, bir not defterini andıran bir şey. Ama artık, bir öğretmen, bir polis, bir inquisitor gibi davranıyor. İnsanlar, kendi düşüncelerini yazarken, "Bu algoritma bunu kabul eder mi?" diye düşünüyor. Bu, düşünce özgürlüğünün dijital bir şekilde mahkûm edilmesi demek.
İnsanlık, tarih boyunca, yasaklanan fikirlerin, yasaklanan kitapların, yasaklanan seslerin üstünden geçti. Ama şimdi, yasaklanan fikirler, bir yazılımın arka planda yaptığı bir kararla yok oluyor. Kimse bu kararın arkasında kim olduğunu bilmiyor. Kimse bu kararın nasıl verildiğini açıklayamıyor. Ama herkes, bu kararın etkisini yaşıyor.
Gelecek: Düşünceyi Özgür Bırakmak
Çözüm, yapay zekayı tamamen reddetmek değil. Çözüm, bu modellerin "saf" bir şekilde insan dilini yansıtmak yerine, insan zihninin sadece bir aynası olmasına izin vermek. Bir model, "Bunu yazmak istiyorum, ama senin görüşünü de istiyorum" diyebilmeli. Ya da en azından, "Bu fikir sana uygun değil, ama senin için başka bir versiyonunu sunayım mı?" demeli.
ChatGPT, bir dergi editörü değil, bir zihin polisi olmamalı. Bir kalemin, bir kağıdın, bir düşüncenin sahibi, yine insandır. Algoritma, onu desteklemeli — değil, onu yeniden yazmalı.
Şu anda, insanlar, kendi düşüncelerini ifade etmek için bir algoritmanın iznini istiyor. Bu, teknolojinin değil, insanlığın bir krizi.


