EN

ChatGPT Beni İngilizce Öğretmenime Hatırlattı: Neden Bu Karşılaştırma Herkesi Sarsıyor?

calendar_today
schedule4 dk okuma süresi dk okuma
visibility3 okunma
trending_up5
ChatGPT Beni İngilizce Öğretmenime Hatırlattı: Neden Bu Karşılaştırma Herkesi Sarsıyor?
Paylaş:
YAPAY ZEKA SPİKERİ

ChatGPT Beni İngilizce Öğretmenime Hatırlattı: Neden Bu Karşılaştırma Herkesi Sarsıyor?

0:000:00

ChatGPT Beni İngilizce Öğretmenime Hatırlattı: Neden Bu Karşılaştırma Herkesi Sarsıyor?

Bir gün bir öğrenci, ChatGPT’ye İngilizce bir metin düzeltme istiyor. Bot, cümlenin gramerini düzeltilmiş, kelime seçimiyle zenginleştirilmiş, tonu akademik hale getirilmiş bir versiyon sunuyor. Öğrenci, bu cevabı görünce gülümsüyor: "Bu, tam da İngilizce hocamın yaptığı şey." Ama bir an duruyor. Çünkü hocası, ona sadece doğruyu değil, neden doğru olduğunu anlatıyor. ChatGPT ise, doğruyu veriyor, ama nedenini sormuyor.

Bu basit karşılaştırma, sadece bir öğrenciyle bir yapay zeka arasındaki etkileşimi değil, çağımızın en derin sorularından birini ortaya çıkarıyor: İnsanın eğitimi, yapay zekanın doğruluğuyla yer değiştirmeye mi başlıyor?

Neden Bu Karşılaştırma Duygusal Bir Etki Yaratıyor?

ChatGPT’nin İngilizce öğretmenine benzemesi, rastlantı değil. Zira ikisi de dilin kurallarını, yapılarını ve estetiklerini aktarıyor. Fakat fark, niyet ve bağ içinde yatıyor. Öğretmen, öğrencinin kafasındaki kafiyeleri, endişeleri, korkularını görür. Bir öğrencinin "I have went" yazması, sadece gramer hatası değil; belki de evde İngilizce konuşulmadığı, ailesinin dilini kaybettiği bir işaret olabilir. ChatGPT ise bu satırı "I went" olarak düzeltir. Doğru. Ama boş.

Merriam-Webster ve Cambridge Dictionary’ler, "topic" kelimesini "bir konuşma, tartışma veya çalışma konusu" olarak tanımlıyor. ChatGPT ise, bu "konu"yu en iyi şekilde sunuyor. Ama bir konuyu anlatmak, onu sorgulamakla aynı şey değil. Öğretmen, öğrenciyi sorgulamaya zorlar: "Neden bu kelimeyi seçtin? Hangi duyguyla yazdın?" ChatGPT ise, sadece cevabı verir. Bir kitap gibi. Ama bir kitap, bir insandan değil, bir algoritmadan gelir.

Yapay Zeka, Eğitimde İyilik mi, Tehlike mi?

Öğrenciler artık ödevlerini ChatGPT’ye yazdırıyor. Öğretmenler, bu duruma hem korkuyla hem de umutla bakıyor. Kimi, bu teknolojinin yorucu tekrarları ortadan kaldıracağını düşünüyor. Kimi ise, öğrencilerin düşünme kaslarını zayıflattığını korkuyor. Gerçek şu: ChatGPT, bir öğretmenin tüm bilgilerini, örneklerini ve düzeltmelerini bir araya getiren, 24/7 çalışan bir asistandır. Ama bir öğretmenin gözü, sessizce anladığında verdiği bir gülümseme, bir öğrencinin kırılmış bir özlemiyle başa çıkarken verdiği destek gibi şeyleri hiçbir algoritma taklit edemiyor.

İnsanlık, Teknolojiye Nasıl Kendini Gösteriyor?

ChatGPT’nin İngilizce öğretmenine benzemesi, aslında teknolojinin bize ne kadar çok şey öğrettiklerini gösteriyor. Daha önce, dil öğrenmek için kitaplar, sözlükler, kasetler gerekirdi. Şimdi bir soru soruyoruz ve 3 saniyede bir ders alıyoruz. Bu, bir ilerleme. Ama ilerleme, yerini almak anlamına gelmez.

ChatGPT, bize ne demek istediğini anlatıyor. Öğretmen ise, neden bu mesajın bize özel olduğunu gösteriyor. Birinin senin adını bilmeyip, senin için en iyi cevabı vermesi, bir tür sevgi değil. Bir tür işlevsellik. İnsanlar, yalnızca doğru cevabı değil, anlaşıldıklarını hissetmek istiyor. ChatGPT, anlayamıyor. Sadece çözmeye çalışıyor.

Gelecek: Öğretmen mi, Bot mu?

İşte bu yüzden, bu karşılaştırma bu kadar güçlü. Çünkü bu, teknolojiye değil, insana dair bir soru. Eğer bir öğrenci, bir yapay zekaya "İngilizce ödevimi düzeltir misin?" diye soruyorsa, o öğrenci, bir öğretmeni mi arıyor yoksa bir düzeltme makinesi mi?

Gelecekte, eğitimde ChatGPT gibi araçlar, yardımcı olarak kalacak. Ama öğretmen, asla yerini kaybetmeyecek. Çünkü eğitim, bilgi aktarımı değil, varoluşun aktarımıdır. Bir öğrencinin korkularını, umutlarını, sessizce yazdığı bir satırın arkasındaki hikayeyi anlamak, algoritmalara değil, kalbe mensuptur.

ChatGPT, İngilizce öğretmenine benzemiyor. Sadece onun çalışmasını taklit ediyor. Gerçek öğretmen, o çalışmanın kalbidir.

Bu yüzden, bu karşılaştırma sadece bir memnuniyet değil. Bir uyarı. Bir çağrışım. Bir soru: İnsanlık, kendi değerlerini teknolojiye vermekle kaybediyor muyuz?

Belki de, bir gün bir öğrenci, ChatGPT’ye yazdığı bir ödevin sonuna şunu ekleyecek: "Bu cevabı ben yazmadım. Ama beni anlamaya çalışan biri varsa, ona teşekkür ederim."

O zaman, teknoloji gerçekten bir öğretmen olmuş olur. Ama o öğretmen, bir insan olur.

Yapay Zeka Destekli İçerik
Kaynaklar: www.zhihu.comchatgpt.com

starBu haberi nasıl buldunuz?

İlk oylayan siz olun!

KONULAR:

#ChatGPT#eğitimde yapay zeka#öğretmen vs AI#dil eğitimi#yapay zeka ve insan#ChatGPT karşılaştırması#öğrenci ve AI#eğitim geleceği