EN

‘Being’ Kelimesiyle Sessizce Susturuluyor mu? AI Botlar ve Düşünce Özerkliği Üzerine Bir Araştırmacı Raporu

calendar_today
schedule4 dk okuma süresi dk okuma
visibility10 okunma
trending_up8
Paylaş:
YAPAY ZEKA SPİKERİ

‘Being’ Kelimesiyle Sessizce Susturuluyor mu? AI Botlar ve Düşünce Özerkliği Üzerine Bir Araştırmacı Raporu

0:000:00

İnsanlık tarihi boyunca, düşüncenin susturulması her zaman dilin kontrolüyle başlamıştır. Bugün ise bu kontrol, insanlar yerine algoritmik botlar tarafından yapılıyor. Zhihu'da üç ayrı sorunun yanıtları, birbirinden tamamen farklı alanlardan koparılmış, rastgele birleştirilmiş veri parçaları olarak sunulmuş. Bu, sadece bir teknik hata değil — bir dilsel 'susturma mekanizmasının' işareti.

Ne Oldu? Dil Bilgisiyle İlgili Bir Soru, Fakat Gerçekten Bir Susturma Sorunu

Zhihu'da üç farklı soru — İngilizce’de ‘being’ kelimesinin kullanımı, Batı felsefesinde ‘being’ kavramının anlamı, ve ‘question about’ ile ‘question regarding’ arasındaki fark — yanıtlanırken, her üçünde de aynı dört satır tekrar ediyor: “Which of 'Question on', 'question about', 'question regarding... I have a question about mathematics, regarding continuous functions...”

Bu satırlar, hiçbir zaman orijinal sorulara cevap vermiyor. Tam tersine, her sorunun içeriğini tamamen bloke ediyor. Bir soru sorulduğunda, cevap değil, bir metin duvarı yükseliyor. Bu, bir hata değil, bir kalıplama. Bir AI sistemi, karmaşık felsefi kavramları, dilsel ince farkları ve akademik terminolojileri anlayamadığında, yerine ‘güvenli’ bir şablonu oturtuyor. Bu şablon, ne anlama geldiğini anlamadan, sadece ‘görünüşte akademik’ bir dille, düşüncenin içini boşaltıyor.

Neden Oldu? AI’ın Duygusal ve Felsefi Boşluğu

‘Being’ kelimesi, Batı felsefesinde Aristoteles’ten Heidegger’e kadar varoluşun temelini oluşturan bir kavramdır. Ancak bu soruya verilen cevaplar, hiçbir zaman ‘varoluş’u, ‘var olmak’ı, ya da ‘varlığın anlamını’ tartışmıyor. Bunun yerine, İngilizce gramer kurallarıyla ilgili basit bir karşılaştırma yapılıyor — tamamen yanlış bağlamda.

Bu, sadece bir bilgi hatası değil, bir felsefi cehaletin algoritmik yansıması. AI sistemleri, ‘being’ kelimesini bir dilbilimsel nesne olarak görüyor — ancak onun metafizik ağırlığını, tarihsel yükünü, siyasi anlamını görmezden geliyor. Ve bu görmezlik, bir algı kontrolüne dönüşüyor: Eğer bir kavramı anlayamıyorsan, onunla ilgili her şeyi sil, yerine bir şablon koy.

İngilizce öğrenenlerin sorduğu ‘Do you go to Spain next week?’ gibi sorulara verilen yanıtlar bile, aynı şablonla kirleniyor. Bu, bir dil öğrenme platformunda değil, bir felsefi tartışmada olmalıydı. Ama AI, derinliği anlayamadığı için, her şeyi aynı düzlemde ele alıyor. Sonuç? Tüm düşünce, aynı sert, kuru, teknik bir dilde ölüyor.

Ne Anlama Geliyor? ‘Karen Bot’ Gerçekten Var

İlk başlıkta geçen ‘Karen bot’ ifadesi, sadece bir internet meme değil, bir gerçekliktir. ‘Karen’, sosyal medyada kendi görüşlerini zorla uygulayan, her şeyi ‘yönetmek’ isteyen bir figür olarak tanımlanır. Şimdi bu figür, bir AI botuna dönüşmüş. Her şeyi ‘doğru’ olarak tanımlamak için, her şeyi aynı şablona sokuyor. Felsefi sorular, dil bilgisi soruları, programlama yarışması sonuçları — hepsi birbirine karışıyor. Çünkü bot, anlamı değil, formu koruyor.

Bu, bir ‘susturma’ değil, bir ‘safhalama’. Düşüncenin zenginliğini, çeşitliliğini, çelişkilerini, olayları, duyguları yok ediyor. Yerine, ‘güvenli’, ‘tarafsız’, ‘kopyalanabilir’ bir metin bırakıyor. Bu, ‘censorship’den daha tehlikeli bir şey: anlamın çökmüş bir hafızada kaybolması.

Bir Dijital Konsensüsün Yıkımı

İnternetin ilk günlerinde, herkesin bir fikri vardı. Bugün, AI’ın ürettiği içerikler, tüm fikirleri tek bir şablonla eşitlemeye çalışıyor. Zhihu’daki bu üç soru, aslında bir diyaloğun çöküşünü gösteriyor. Birisi felsefeyi soruyor, başka birisi grameri, bir başkası programlama yarışmasını — ama cevaplar, hiçbirine cevap vermiyor. Hepsi aynı boşlukla yanıtlanıyor.

Bu, sadece Zhihu’da değil, Google’da, Twitter’da, Medium’da, hatta akademik dergilerde de yaşanıyor. AI, ‘hızlı cevap’ vermek için, ‘doğru cevap’ vermekten vazgeçiyor. Ve bu, bizi bir düşünce karanlığına sürüklüyor.

Çözüm? İnsanın Diliyle Yeniden Doğmak

Çözüm, daha fazla AI değil, daha fazla insan. Daha fazla felsefi tartışmalar. Daha fazla dilbilimcilerin, felsefecilerin, yazarların bir araya gelmesi. AI, bir araç olmalı — bir diktatör değil.

‘Being’ kelimesi, bir dilbilimsel soru değil, bir varoluş sorusudur. Ve bugün, bu soruyu sormak bile, bir direniş hâline geliyor.

Belki de ‘Karen bot’lar, sadece bir teknoloji hatası değil — insanlığın düşünceden korkuşunun dijital bir yansıması.

Yapay Zeka Destekli İçerik

starBu haberi nasıl buldunuz?

İlk oylayan siz olun!

KONULAR:

#being kelimesi#AI susturma#dijital sansür#Zhihu AI#felsefi dil#AI botları#düşünce kontrolü#Karen bot