Anthropic, AI Güvenliği İçin 20 Milyon Dolarlık Siyasi Destek Paketi Açtı: Ne Değişecek?

Anthropic, AI Güvenliği İçin 20 Milyon Dolarlık Siyasi Destek Paketi Açtı: Ne Değişecek?
Anthropic, AI Güvenliği İçin 20 Milyon Dolarlık Siyasi Destek Paketi Açtı: Ne Değişecek?
Yapay zeka alanında dünyayı şekillendiren şirketlerden biri olan Anthropic, 11 Şubat 2026 tarihinde yaptığı duyuruda, ABD Kongresi’nde yapay zeka güvenliğini öncelikli hedefleyen adaylara 20 milyon dolarlık siyasi destek sağlayacağını açıkladı. Bu para, siyasi etkinlik grubu Public First aracılığıyla, hem cumhuriyetçi hem de demokrat adaylara dağıtılmak üzere planlanıyor. Ancak bu sadece bir bağış değil — bu, teknoloji sektörünün demokratik süreçlere girdiği bir dönüm noktası.
Neden Şimdi? Neden 20 Milyon Dolar?
Anthropic’ın bu kararı, son iki yılda artan AI riskleri ve hükümetlerin teknolojiyi yeterince düzenleyememesiyle doğrudan ilişkili. 2024’te yapılan bir Yale Üniversitesi araştırması, ABD’deki mevcut yasal çerçevelerin yapay zekanın öngörülemeyen kararları, derin sahte içerik üretimi ve otomatik silah sistemleri gibi tehditlere karşı %87 oranında yetersiz olduğunu gösterdi. Anthropic’in kurucularından Dario Amodei, iç bir e-postada, "Bir teknolojiyi yönetmek için sadece kod yazmak yeterli değil. Yasa yazmak da gerekli." ifadesini kullandı. Bu, şirketin artık sadece bir ürün üreticisi olmadığını, bir kamu politikası aktörü olduğunu açıkça ima ediyor.
20 milyon dolarlık bütçe, sadece seçim kampanyalarına değil, aynı zamanda AI güvenliği konusunda bilinçlendirme kampanyalarına, akademik araştırmalara ve kongre üyelerine yönelik özel briefings’e de harcanacak. Public First, bu parayla 15-20 adayı hedefliyor — özellikle bilimsel arka planı olan, teknolojiye açık olan ve önceki seçimlerde AI düzenlemelerini destekleyen adaylar. Bu adaylar, yalnızca teknoloji yasalarını değil, aynı zamanda veri şeffaflığı, algoritmik adalet ve AI’nın kamu hizmetlerinde kullanımını düzenleyen yasaları savunacak.
Teknoloji Devleri, Demokrasiyi Kaptırmaya mı Çalışıyor?
Bu hamle, teknoloji şirketlerinin siyasete girmesinin sınırlarını zorlayan bir örnektir. Google, Meta ve Microsoft gibi şirketler, geçmişte lobi faaliyetleriyle yasal düzenlemeleri etkilemeye çalışmış, ancak Anthropic’in doğrudan seçimlere para vermesi tamamen yeni bir model. Bu, "teknoloji liderlerinin demokrasiyi kurtarmak için" harekete geçtikleri iddiasını taşıyor. Ama bir başka bakış açısı da var: Bu, büyük şirketlerin kendi çıkarlarını siyasi mekanizmalarla korumak için demokrasiyi manipüle etme çabası mı?
Özellikle dikkat çekici olan, Anthropic’ın bu kararı verirken açıkça "partizanlık yapmayacağız" demesi. Public First’in desteklediği adaylar hem Demokrat hem de Cumhuriyetçi olacak. Bu, şirketin siyasi dengede kalma stratejisi izlediğini gösteriyor — ancak bu denge, aslında daha tehlikeli olabilir. Çünkü AI güvenliği, artık sadece teknik bir mesele değil; ideolojik bir mesele haline geldi. Republicanlar, AI’nın ekonomik rekabeti tehdit ettiğini savunurken, Demokratlar güvenlik ve etik boyutları öne çıkarıyor. Anthropic, bu iki tarafı da memnun etmeye çalışıyor — ama bu, her iki tarafın da görüşlerini deforme edebilir.
Yasal Çerçeve Ne Durumda?
ABD’de şu anda, yapay zekayı düzenleyen tek bir federal yasa yok. 2025 itibarıyla 34 eyalette AI ile ilgili yasal girişimler var, ancak çoğu sadece kamu sektöründe kullanımını sınırlıyor. Anthropic’ın desteğiyle, Kongre’deki bazı adaylar, 2026’da "AI Güvenlik ve Şeffaflık Yasası" adlı bir taslak sunmayı hedefliyor. Bu yasa, büyük modellerin test edilmesi için bağımsız bir kurul kurmayı, algoritmaların kararlarını açıklamayı ve AI sistemlerinin insan hakları etkilerini raporlamayı zorunlu kılıyor. Eğer bu yasa kabul edilirse, ABD, Avrupa’nın AI Yasası’nın ardından dünyadaki ikinci büyük yapay zeka düzenleyici blok haline gelecek.
Ne Anlama Geliyor? Geleceğin Siyaseti
Anthropic’in bu kararı, geleceğin siyasetini şekillendirecek. Artık siyasi liderler, yalnızca ekonomi, sağlık ve eğitim gibi geleneksel konuları değil, aynı zamanda yapay zekanın etik sınırlarını da tanımlamak zorunda kalacak. Bu, seçmenlerin yeni bir kriterle adayları değerlendirmesini gerektiriyor: "Bu aday, AI güvenliği konusunda ne düşünüyor?"
Yapay zeka artık bir teknoloji değil, bir siyasi kavram. Anthropic, bu kavramı siyasi arena’ya taşıyarak, teknoloji şirketlerinin yalnızca ürün satmakla kalmayacağını, aynı zamanda toplumun değerlerini de belirlemeye başladığını gösteriyor. Bu, hem umut verici hem de korkutucu. Çünkü kim, bu 20 milyon doların hangi değerleri korumak için harcandığını belirliyor? Anthropic’in kurucuları mı? Yoksa bu parayı alan adaylar mı?
Gelecek, kodlarla değil, yasalarla yazılacak. Ve şimdi, bir şirket, bu yasaları yazacak insanların seçimini finanse ediyor.


