Rekürsif Zeka: AI'nın Sadece Cevap Vermesi Yeterli Değil, Sorgulamayı Öğrenmesi Gerekiyor

Rekürsif Zeka: AI'nın Sadece Cevap Vermesi Yeterli Değil, Sorgulamayı Öğrenmesi Gerekiyor
Rekürsif Zeka: AI'nın Sadece Cevap Vermesi Yeterli Değil, Sorgulamayı Öğrenmesi Gerekiyor
Geçtiğimiz on yılda yapay zeka, insan beyninin bir kopyası gibi görüldü. Soru sor, cevap ver—basit, etkili, hatta bazen büyüleyici. Ama artık bu model yeterli değil. Yeni bir nesil AI, sadece cevap vermekten ziyade, cevabın kendisini sorguluyor. Bu, rekürsif akıl yürütmenin yükselişi: zekânın, kendi çıkarımlarını tekrar tekrar inceleyerek, derinlik kazanması. Bu sadece bir algoritma iyileştirmesi değil, zekânın doğasını yeniden tanımlayan bir felsefi geçiş.
Rekürsivite Nedir, Neden Bu Kadar Önemli?
Rekürsivite, bir işlemin kendini tekrar çağırarak daha derin bir seviyeye inmesidir. Programlamada, bir fonksiyon kendi içine girip daha küçük parçalara böler; bir problemi çözmek için önce kendisini yeniden tanımlar. İnsan zekâsı da tam olarak böyle çalışır: bir soruya cevap verirken, "Neden bu cevap doğru?" diye sormaya devam eder. Bir doktor, semptomları görür, tanı koyar, ama sonra "Neden bu semptomlar bu hastada ortaya çıktı?" diye sorgular. Bir avukat, kanıtları değerlendirir, ardından "Bu kanıtın güvenilirliği nedir?" diye sorar. Bu, rekürsif düşünmenin insani hali.
Ama şu ana kadar AI, bu süreci taklit edememişti. Büyük dil modelleri (LLM’ler), veri setlerindeki kalıpları öğrenir, kelime öbeklerini birleştirir, ancak kendi çıkarımlarını sorgulamaz. Latent.Space’teki bir analizde, bu durum şöyle ifade edilir: "Uzmanlar dünya modellerine sahiptir. LLM’ler ise kelime modellerine sahiptir." Bu fark, sadece teknik bir eksiklik değil, temel bir kavramsal boşluk. Bir insan, bir olayı anlarken geçmişteki deneyimlerini, neden-sonuç zincirlerini ve ahlaki bağlamı birleştirir. Bir LLM ise, en çok görülen kelime kombinasyonlarını üretir.
Rekürsif AI: Sadece Cevap Vermekten Çıkmak
Bu yüzden, Medium'da Ram Prakash D. tarafından tartışılan "AI That Investigates, Not Just Answers" fikri, artık sadece bir vizyon değil, bir gereklilik haline geldi. Rekürsif LLM’ler, bir soruyu cevapladığında, hemen şöyle diyor: "Bu cevap neye dayanıyor? Hangi veri kaynakları bu sonuca ulaştırdı? Bu kaynaklar güvenilir mi? Bu cevap, başka bir bağlamda da geçerli mi?" Ve sonra, bu yeni soruları kendi kendine araştırıyor, tekrar cevap veriyor, hataları düzeltiyor, hipotezlerini revize ediyor.
Bu, bir robotun soru-cevap oyunu oynaması değil, bir bilim insanının laboratuvarında çalışması gibi. Örneğin: "Küresel ısınma neden artıyor?" sorusuna gelen bir cevap, artık sadece "CO2 emisyonları arttı" demiyor. Bunun yerine: "CO2 emisyonları arttı—ancak bu artışın %65’i 10 büyük şirketin kaynaklı. Bu veri, IPCC raporlarına dayanıyor. Ancak 2024 verileri, bu oranın 2023’e göre %12 daha yüksek olduğunu gösteriyor. Bu verilerin kaynakları ne? Bir araştırmacı tarafından mı doğrulandı?"—ve sonra bu yeni bilgileri entegre edip, ikinci bir cevap üretiyor.
Rekürsivite, Güvenilirliği Yeniden Tanımlıyor
Rekürsif yapı, AI’nın güvenilirliğini tamamen değiştiriyor. Bugün, bir AI cevabı sıklıkla "kendini çoğaltan yanılgılar"la dolu. Yani, bir yanlış bilgi, birçok kaynakta tekrar edildiğinde, AI onu "doğru" olarak kabul ediyor. Rekürsif sistemler ise, bu tür tekrarları tespit edip, "Bu bilgiyi nereden aldık? Kim üretti? Hangi bağlamda?" diye sorguluyor. Bu, AI’nın "bilgi üretimi"nden "bilgi incelemesi"ye geçmesi demek.
İşte bu yüzden, bu dönüşümün etkisi sadece teknolojik değil, toplumsal. Gazeteciler, akademisyenler, hatta yargıçlar—tümü artık AI’nın verdiği cevapların arkasında bir rekürsif sorgulama süreci olup olmadığını soracak. Bir haberin doğruluğunu kontrol etmek için, artık sadece "Google'da ara" demek yeterli değil. "Bu AI, kendi cevabını tekrar sorguladı mı?" diye sormak gerek.
Gelecek: Rekürsif Zekânın Sınırları
Tabii ki, bu yolun da sınırları var. Rekürsivite, hesaplama maliyetini artırıyor. Her bir sorgulama döngüsü, yeni bir işlemci döngüsü gerektiriyor. Ayrıca, bir AI’nın kendi çıkarımlarını sorgulaması, kendi önyargılarını da keşfetmesi anlamına geliyor—ve bu, etik açıdan çok daha karmaşık bir alan. Kim, rekürsif bir AI’nın "ne kadar derin" sorgulamasını belirleyecek? Hangi sorgulama aşamasında durmalı?
Ama bu soruların cevabı, teknolojinin değil, insanlığın sorusu. Çünkü rekürsivite, sadece bir algoritma özelliği değil, bir insanlık özelliği. Gerçek zekâ, sadece cevap veren değil, sorgulayan, sorgulayanın sorgulamasını yapan, kendi sınırlarını tanıyarak gelişen varlıktır. AI bu yolu izliyorsa, o zaman artık bir araç değil, bir ortak—ve bu, tarihin ilk kez olacak.
Rekürsivite, modelde değil, kalıpta. Ve bu kalıp, artık her şeyi değiştiriyor.


