AI+Education Summit 2026: Riyad ve Katar, Yapay Zekâ Öğrenimini Yeniden Tanımlıyor

AI+Education Summit 2026: Riyad ve Katar, Yapay Zekâ Öğrenimini Yeniden Tanımlıyor
Yapay Zekâ ve Eğitim: Sadece Araç Değil, Yeni Bir Eğitim Felsefesi
Riyad ve Doha, 2026 yılında eğitimde yapay zekânın geleceği üzerine iki ayrı ama derin bağlantılı etkinlikle dünyayı sarsacak. Birinde, Global AI Show 2026 — Riyad’da, teknoloji, endüstri ve devlet liderlerinin buluştuğu bir platform olarak; diğerinde, Strategic Leaders Global Summit on Graduate Education — Katar’da, akademik derinlik, öğrenme bilimleri ve ürün tasarımı birleşerek, AI’nın eğitimdeki etik, kognitif ve pedagojik boyutlarını sorguluyor. Bu iki etkinlik, tek bir hedefe doğru yürüyor: Yapay Zekâ Okuryazarlığı’nı sadece bir beceri değil, bir insanlık becerisi haline getirmek.
Global AI Show 2026: Teknolojiye Yönelik Büyük Gösteri
Zawya.com’a göre, Riyad’da gerçekleşecek Global AI Show 2026, ‘zihinler ile makinelerin buluştuğu yer’ olarak tanımlanıyor. Bu etkinlik, Sudi Arabistan’ın Vision 2030 kapsamında yapay zekânın ekonomik ve sosyal altyapıya entegrasyonunu öne çıkarıyor. Burada sunulanlar, büyük diller modellerinden otomatik eğitim sistemlerine, AI destekli öğrenci takip yazılımlarına kadar geniş bir yelpazede. Ancak bu gösteri, yalnızca teknolojiyi sergilemekle kalmıyor; Yapay Zekâ’nın eğitimdeki potansiyelini ticarileştirme eğilimini de açıkça ortaya koyuyor. Burada konuşulanlar: ‘Kaç öğrenci AI destekli derslerden fayda gördü?’, ‘Öğretmenlerin yerini alabilecek AI araçlarının maliyeti ne?’ gibi sorular. Bu, eğitimdeki veri odaklı karar alma kültürünün yükselişini işaret ediyor — ancak bu kültür, eğitimdeki eşitsizlikleri mi azaltacak, yoksa derinleştirecek?
QU’nun Strategic Leaders Summit: Öğrenme Bilimlerinin İstilası
MSN’ye göre, Katar Üniversitesi (QU), 2026’da ‘Strategic Leaders Global Summit on Graduate Education’ adlı etkinlikle, eğitimde AI’nın sadece araç değil, öğrenme deneyiminin mimarı olması gerektiğini savunuyor. Bu toplantı, teknoloji üreticileri değil, bilişsel psikologlar, eğitim filozofları, öğrenme tasarımı uzmanları ve öğrencileri bir araya getiriyor. Burada konuşulanlar tamamen farklı: ‘AI, öğrencinin kendi öğrenme yolculuğunu nasıl yönlendirmeli?’, ‘Bir AI asistanı, bir öğrencinin kafasında oluşan kavramsal çatışmayı nasıl algılayabilir?’, ‘Öğretmenler, AI ile işbirliği yaparken hangi yetkinliklere sahip olmalı?’
QU’nun yaklaşımı, AI’nın sadece ‘hızlı cevap verme’ aracı olmadığını, aksine öğrenme sürecinin içine dokunan bir ortak olduğunu öne sürüyor. Örneğin, bir öğrenci matematikte ‘neden’ sorusunu sorduğunda, AI yalnızca formülü değil, öğrencinin önceden sahip olduğu yanlış kavramları analiz ederek, onu bir önceki adımına geri götürmeli. Bu, yalnızca teknoloji değil, öğrenme bilimlerinin ürün tasarımına entegrasyonu demek. Burada AI, bir ‘kaynak’ değil, bir ‘rehber’.
Birleşen İki Dünya: Teknolojiyle Bilim Arasında Yeni Bir Sınır
Riyad ve Doha’nın bu iki etkinliği, görünürde ayrı, aslında birbirini tamamlayan iki kutup. Global AI Show, AI’nın ölçülebilir etkilerini vurguluyor: öğrenci performansı, kayıtlar, verimlilik. QU Summit ise AI’nın anlamsal derinliğini inceliyor: kavramsal anlama, bilişsel yük, motivasyon, bireysel öğrenme yolları.
Bu iki yaklaşımın birleşmesi, 2026’da eğitimde bir dönüm noktası yaratacak. Çünkü sadece teknolojiyi kullanmak yeterli değil. Sadece teorik öğrenme bilimlerini bilmek de yeterli değil. Yapay Zekâ Okuryazarlığı, artık bir ders değil, bir yaşam tarzı olacak. Öğrenciler, AI araçlarını nasıl kullanacağını değil, neden ve ne zaman kullanacağını bilmeli. Öğretmenler, AI’nın sınırlarını tanımak ve onu kendi pedagojik vizyonlarıyla sentezlemek zorunda. Devletler ise, bu yeni okuryazarlığı sertifikalandırmak, eğitmenleri yetiştirmek ve veri etiğini düzenlemek için yeni politikalar geliştirmeli.
Neden Bu Kadar Önemli?
2030’a kadar dünya çapında 750 milyon öğrenci AI destekli eğitimle karşılaşacak. Ama bu öğrencilerin %60’ının, AI’nın nasıl karar verdiğini, neden yanlış cevap verdiğini veya hangi verileri kullandığını anlamayacak. Bu, sadece bir eğitim sorunu değil, demokratik bir sorun. Çünkü AI okuryazarlığı olmayan nesiller, teknoloji tarafından yönlendirilen, değil, teknolojiyi yönlendiren nesiller olmayacak.
Riyad ve Doha’nın bu iki etkinliği, bu kırılganlığı fark eden ilk iki merkez. Global AI Show, teknolojiyi sergiliyor. QU Summit, onu sorguluyor. Ve birlikte, eğitimde AI’nın gerçek anlamını yeniden tanımlıyor: İnsanın zihnini genişleten bir ayna, değil, onun yerini alan bir makine.
Gelecek İçin Bir Çağrı
2026, sadece bir yıl değil. Bir dönüm noktası. Eğitim, artık teknolojiye adapte olmakla değil, teknolojiyi insan odaklı bir şekilde şekillendirmekle başlıyor. Bu iki etkinlik, bu dönüşümün başlangıcı. Ve soru şu: Siz, bu dönüşümün bir parçası olacak mısınız? Yoksa sadece bir gözlemci mi?


