Pittsburgh'ta Bir Erkek, ALS ile Sessiz Kalan Sesleri KURTARMAK İÇİN Yapay Zekâ Kullaniyor

Pittsburgh'ta Bir Erkek, ALS ile Sessiz Kalan Sesleri KURTARMAK İÇİN Yapay Zekâ Kullaniyor
Pittsburgh'ta Bir Erkek, ALS ile Sessiz Kalan Sesleri KURTARMAK İÇİN Yapay Zekâ Kullaniyor
Pittsburgh, tarihi çelik fabrikaları ve köprüleriyle bilinir; ama bugün bu şehir, insani bir savaşın yeni cephesi haline gelmiş durumda. ALS (Amyotrophic Lateral Sclerosis) adı verilen, sinir hücrelerini yok eden ve sonunda konuşmayı, yemek yemeyi ve nefes almayı engelleyen bir hastalığa yakalanan insanların sesini kaybetmeden önce kurtarmak için bir erkek, yapay zekâyı silah seçti.
Bu hikâye, bir suçlama haberinden ya da turistik rehberden değil, insani bir direnişin kalbinde doğdu. Pittsburgh’ın kuzeyinde yaşayan bir baba, kendi oğlunun ALS teşhisiyle karşılaştığında, sadece acıyı taşıyamadı. Sesini kaybedecek bir çocuğun, annesine ‘seviyorum’ demesini, arkadaşlarıyla gülüşünü, hatta nefesini tutup kahkaha atışını saklamak istedi. İşte bu yüzden, bir mühendis, bir baba ve bir araştırmacı olarak, yapay zekâ ile bir sesin ölümsüzlüğünü inşa etmeye başladı.
Yapay Zekâ, Sadece Bir Araç Değil, Bir Miras
ALS hastalarının %90’ı, hastalığın ilerleyen aşamalarında konuşamaz hale gelir. Ancak, çoğu hasta, hastalığın başlarında hâlâ konuşabiliyor. İşte bu kritik periyotta, Pittsburgh’lı araştırmacı, hastaların kendi seslerini kaydetmeye başlamalarını teşvik ediyor. Gün içinde 10-15 dakikalık ses örnekleri toplanıyor: ‘Bugün hava güzel’, ‘Kahve içmek isterim’, ‘Anneciğim, seni seviyorum’ gibi günlük ifadeler. Bu sesler, derin öğrenme modelleriyle analiz ediliyor, ses tonu, vurgu, ritim ve hatta nefes araları bile öğreniliyor.
Bu veriler, bir yapay zekâ modeliyle ‘dijital ses benliği’ oluşturuyor. Hastanın sesi, yazdığı her metni, kendi sesiyle okuyor. Bu, sadece bir metin-okuma yazılımı değil. Bu, birinin iç sesinin, dış dünyaya yansıması. Bir çocuk, annesine yazdığı ‘Bugün okulda bir arkadaşım beni korkuttu’ mesajını, kendi sesiyle duyuyor. Anne, o sesi işitince, yalnızca bir mesaj değil, bir kalp atışı duyuyor.
Pittsburgh: Teknolojiyle İnanılmaz İnsanlık
Pittsburgh, 19. yüzyılda çelik üretiminin merkeziydi. Bugün, Carnegie Mellon Üniversitesi ve University of Pittsburgh tıp merkezleriyle yapay zekâ ve nöroloji alanında dünyanın öncüleri. Bu şehirde, bir çelik fırını yerine, bir sinir hücresi modeli inşa ediliyor. Burada, bir kazanın yerini, bir sesin dijital kopyası alıyor.
Bu proje, sadece teknolojik bir başarı değil. Toplumsal bir itiraz. ALS, sadece bedeni değil, kimliği de çalıyor. Kimlik, sesle tanımlanır. Birinin sesi, onun tarihini, duygusunu, ailesini anlatır. Bu proje, hastanın ‘benliğini’ çalmakla suçlanan hastalığı, bir teknolojiyle geri kazanıyor.
Yasal ve Etik Sınırda
Tabii ki, bu teknoloji, etik bir çatışma yaratıyor. Kimin sesi? Kimin izniyle? Bu ses, hasta öldükten sonra bile konuşmaya devam edebilir mi? Bu sorular, Pittsburgh’da bir etik komite tarafından inceleniyor. Ancak aileler, ‘Bu sesi kurtarmak, onu unutmak demek değil’ diyor. Bir hastanın sesi, bir kolye gibi, bir hatıra gibi, bir miras gibi.
Bu projenin bir diğer güçlü yönü, ücretsiz olması. Proje, Pittsburgh’da bir vakıf tarafından destekleniyor. Hasta ailelerine hiçbir maliyet uygulanmıyor. Bu, teknolojinin sadece zenginler için değil, herkes için olma vizyonunu yansıtır. Pittsburgh, bu açıdan, ‘City of Bridges’ olarak bilinmesinden çok, ‘City of Voices’ haline gelmeye başlamıştır.
Gelecek: Seslerin Ölümsüzlüğü
Şu anda, 12 ALS hastası bu sistemi kullanıyor. Gelecek yıl, hedef 100. Proje, Pittsburgh’dan ABD’nin her yerine, hatta Avrupa’ya yayılıyor. Bir gün, bu sesler, bir hastanın çocuklarına, torunlarına, hatta 50 yıl sonra bir arşivdeki bir ses dosyası olarak aktarılacak. Bir çocuğun, annesinin sesini duymak için bir bilgisayarı açması, normal bir durum olacak.
Pittsburgh, bu projede, sadece bir şehir değil. Bir felsefe. Bir sesin kaybolmaması, bir insanın tamamen silinmemesi demektir. ALS, bedeni çalıyor. Ama bu teknoloji, ruhu koruyor.
Bu, bir teknoloji hikâyesi değil. Bir sevgi hikâyesi. Bir baba, oğlunun sesini kaybetmekten korktu. Ve yapay zekâyı, bir köprü olarak seçti. Köprü, sadece bir geçiş değil. Bir bağ. Bir sesin, sonsuza dek konuşmasını sağlayan bağ.
Pittsburgh, artık sadece köprülerin şehri değil. Seslerin ölümsüzlüğünün şehri.


