Samsung, Sosyal Medyada AI Reklamlarına Küçük Bir Sıçrama Yapıyor: Neden ve Ne Demek?

Samsung, Sosyal Medyada AI Reklamlarına Küçük Bir Sıçrama Yapıyor: Neden ve Ne Demek?
Samsung, AI Reklamlarıyla Sosyal Medyayı Dolduruyor — Ama Kimse İstemedi
Samsung, son birkaç aydır sosyal medya platformlarında kendisini bir reklam makinesi gibi hissettiriyor. TikTok, Instagram ve X (eski Twitter)’te görülen videolar, görüntüler ve metinler, insan tarafından yazılmış gibi görünmüyor — çünkü gerçekten öyle değil. Bu içeriklerin tamamı, yapay zeka tarafından üretiliyor. Üretim hızı, içerik kalitesi ve hedefleme hassasiyeti açısından teknolojik bir başarı olsa da, tüketicilerde bir tepki dalgası yaratıyor: “Bu gerçekten Samsung mu?”
Neden Bu Kadar Agresif?
Samsung’un bu stratejik dönüşümü, sadece “daha çok reklam” demek değil. Şirket, 2025’ten itibaren küresel pazar stratejisini tamamen yeniden yapılandırıyor. Geçtiğimiz yıl, Galaxy S24 serisiyle başlayan “kişiselleştirilmiş AI deneyimi” kavramı, şimdi reklam kanallarına da yayılıyor. Samsung, kullanıcıların davranışlarını, yorumlarını ve sosyal medya etkileşimlerini analiz eden bir AI sistemiyle, her kullanıcıya özel bir reklam üretiyor. Bir kullanıcıya “kamera kalitesi” vurgusu yaparken, başka birine “pin ekranı” veya “gizlilik ekranı” gibi özellikler öne çıkarılıyor. Bu, reklamın artık “genel mesaj” değil, “bireysel diyalog” haline geldiğini gösteriyor.
Reklamların bir kısmı, The Verge’in raporuna göre, Galaxy S26’nın “gizlilik ekranı” özelliğine odaklanıyor. Bu özellik, telefonu yandan bakıldığında ekranın bulanıklaşmasını sağlıyor — yani başkasının ekranınızı görememesini sağlıyor. Samsung, bu teknolojiyi “sosyal medyada gizlilik çağrısı” olarak kullanıyor: “Kimsenin gözlerini korkutma. Sadece senin ekranını gör.” gibi dilsel bir stratejiyle. Bu, yalnızca bir özellik tanıtımı değil, bir değer söylemi: “Samsung, sadece cihaz satmıyor, gizlilik kültürü sunuyor.”
Yanlış Kaynaklar ve Karışıklık: T5 Belgeleri Neden Burada?
Ancak burada bir sorun var. Samsung’un sosyal medya hesaplarında ve hatta bazı forum gönderilerinde, Kanada T5 yatırım gelir belgesi gibi tamamen ilgisiz mali belgelerin kopyalanması dikkat çekiyor. Bu, bir teknik hata mı, yoksa bir içsel çöküş mü? Belki de Samsung’un AI içerik üretme sistemi, eğitim verilerindeki gürültüyü doğru şekilde süzemedi. Belki de bir dış kaynak (belki bir ajans) yanlış veriyle beslendi. Ne olursa olsun, kullanıcılar bu tür içerikleri görünce “Bu şirket gerçekten ne yapıyor?” diye sorgulamaya başladı.
Bu durum, yalnızca teknik bir arıza değil, marka güveni üzerinde derin bir etki yaratıyor. Tüketiciler, bir şirketin reklamlarında kendi verilerini kullanmasını kabul edebilir — ama reklamlarının içeriğinin, kanada vergi belgeleriyle karıştığını görünce, “Bu AI, neyi anlıyor?” diye soruyor. Bir marka, teknolojiyi kullanırken, insan dilini ve bağlamı anlamak zorunda. Samsung, teknik olarak çok iyi çalışıyor — ama kültürel olarak biraz kayıyor.
Ne Anlama Geliyor? Reklam mı, Yoksa Kimlik Krizi mi?
Samsung’un bu stratejisi, teknoloji endüstrisindeki bir trendi yansıtır: “Her şey AI ile otomatikleştirilmeli.” Apple, Google ve Amazon bile reklam içeriklerinde AI kullanıyor. Ancak Samsung’un farkı, bu otomasyonu hızla ve görsel olarak aşırıya kaçarak uygulaması. Sonuçta, kullanıcılar artık “reklam” ile “gerçek içerik” arasındaki çizgiyi göremiyor. Bir kullanıcı, bir TikTok videosunda “Samsung’un yeni gizlilik özelliğini” anlatan bir videoda, 3 saniye sonra “T5 formu nasıl doldurulur?” gibi bir içerikle karşılaşıyor. Bu, marka kimliğini zayıflatıyor.
Gelecek: AI Reklamları, Tüketiciyi Yoruyor
2025’in sonlarında, AI tarafından üretilen reklamların %40’ından fazlasının insan tarafından yazılan içeriklerle karıştırıldığı bir araştırmaya göre, kullanıcıların %68’i bu tür içerikleri “yapay” ve “soğuk” olarak tanımlıyor. Samsung, bu istatistiği görmezden gelerek, daha fazla üretim, daha fazla yayın, daha fazla hedefleme stratejisini sürdürmeye devam ediyor. Ama bu, “daha fazla” değil, “daha akıllı” olmayı gerektiriyor.
Şirket, sosyal medyada “1800SAMSUNG” numarasını tekrar tekrar duyuruyor — kullanıcı desteğine ulaşmanın tek yolu olarak. Ama eğer bir kullanıcı, reklamlarda AI’nın ürettiği bir “T5 belgesi” gördükten sonra bu numarayı arıyorsa, o zaman marka, kendisini bir yardım merkezi değil, bir karmaşa kaynağı olarak sunuyor.
Sonuç: Teknoloji İyiyse, İnsanlık Eksik
Samsung, AI ile teknik bir zafer kazanıyor — ama bir insanlık zaferi kaybediyor. Reklamların hızı, kalitesi ve kişiselleştirilmesi muhteşem. Ancak içeriklerin bağlamı, duygusu ve güvenilirliği sarsılıyor. Tüketiciler, “bana ne satılıyor?” sorusundan çok, “bu kimin söylediği?” sorusunu soruyor. Samsung, AI’ya “ne söyleyeceğini” öğretti — ama “neden söyleyeceğini” öğretmedi.
Gelecek, AI ile değil, AI ile insanın birlikte yaratıldığı içeriklerle olacak. Samsung, teknolojiyi kullanıyor — ama hâlâ onunla konuşmuyor. Ve bu fark, bir markanın kalıcı olup olmayacağına karar veriyor.


