OpenAI'nin Gizlilik İhlali: Neden Projeler Varsayılan Olarak Tüm Verilere Erişiyor?

OpenAI'nin Gizlilik İhlali: Neden Projeler Varsayılan Olarak Tüm Verilere Erişiyor?
OpenAI'nin Gizlilik İhlali: Neden Projeler Varsayılan Olarak Tüm Verilere Erişiyor?
Bir kullanıcı, Reddit’te sadece bir soru sordu: "Hey OpenAI, neden projeler varsayılan olarak 'Tüm Erişim' olarak ayarlanıyor?" Bu basit soru, sadece bir ayar menüsüne dair değil, teknoloji endüstrisinin temel bir etik ikilemini sorguluyor: Gizlilik mi, yoksa kolaylık mı?
OpenAI’nin yeni "Project Memory" özelliği, kullanıcıların farklı sohbetler arasında bilgi akışını sağlıyor. Yani, bir projede yazdığınız müşteri analizi, başka bir projede kullanılan kişisel notlarınızla otomatik olarak bağlanıyor. Ve en kritik nokta: bu özellik varsayılan olarak etkin. Kullanıcıya hiçbir uyarı verilmiyor, hiçbir onay istenmiyor. "Değiştirilemez," diyor OpenAI. Peki neden?
Neden "En Güvensiz Seçenek" Varsayılan?
Bu karar, teknoloji tarihindeki en tuhaf tercihlere bir örnektir. Genellikle, yazılım şirketleri güvenlik ve gizliliği artırma yönünde ilerler: şifreleme varsayılan, iki faktörlü kimlik doğrulama zorunlu, veri paylaşımı opt-in olur. Ama OpenAI tam tersini yaptı. Verileri serbestçe akışa sokan, kullanıcıyı bilgilendirmeyen, kontrolü ortadan kaldıran bir yapıyı varsayılan olarak koydu.
Bu, sadece bir hata değil. Bir tercih. Bir tercih ki, kullanıcıların "veri paylaşımını istemediğini" varsayıyor. Ama gerçeklik tam tersi: insanların verilerini korumak istediğini, özellikle iş ve kişisel projelerde, bilimsel araştırmalarda, tıbbi notlarda, hatta aile içi iletişimde bilinçli olarak saklamak istediğini gösteren yüzlerce çalışma var. OpenAI, bu beklentiyi görmezden geliyor.
"Değiştirilemez" Neden Bir Suç?
"Değiştirilemez" ifadesi, burada sadece teknik bir sınırlama değil, bir etik itiraz. Kullanıcıya kontrol vermek, dijital çağın temel hakkı. Bir şirket, kullanıcı verilerini nasıl kullanacağını kullanıcıya bırakmadan, bu verileri "yönetiyor" diyemez. Bu, bir bankanın hesabınıza erişip parayı istediğiniz gibi kullanmak gibi. Kullanıcı, bu özelliği kapatacak bir butona bile rastlamıyor. OpenAI, kullanıcıyı bir deneysel laboratuvarın kurbanı gibi tutuyor.
Bu durum, özellikle kurumsal kullanıcılar için ciddi riskler doğuruyor. Bir avukat, bir doktor, bir araştırmacı—hepsi projelerinde hassas veriler kullanıyor. Bu veriler, bir başka projede rastgele bir kullanıcıyla paylaşılabilir. OpenAI’nin sunumlarında bu özellik "verimlilik artırıcı" olarak tanımlanıyor. Ama verimlilik, gizlilikten daha önemli mi? Bir şirketin iç verileri, bir üçüncü tarafın analizine açık olmalı mı?
İşletme Modeliyle İlişkisi: Veri, Yeni Petrol
Bu karar, OpenAI’nin uzun vadeli iş modeliyle uyumlu. Şirket, kullanıcı verilerini toplamak, eğitmek ve daha akıllı modeller geliştirmek için çalışır. Varsayılan olarak tüm verileri erişilebilir hale getirmek, eğitim veri setlerini genişletmek için bir yol. Ama bu, kullanıcıyı bilgilendirmeden, onay almadan, hatta bir tercih sunmadan yapıldı.
Bu, Google’ın 2012’de "Social Buzz" özelliğini varsayılan olarak açıp, kullanıcıların özel bilgilerini sosyal ağlara aktarması gibi. O zaman da tepki oldu. Google geri çekildi. OpenAI ise, tepkiyi bekliyor. Belki de beklemek istiyor. Çünkü bu tür bir tepki, veri toplama mekanizmalarının ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor: kullanıcılar sadece fark edince bile, bir şey yapamıyorlar.
Kullanıcılar Ne Diyor?
Reddit’teki bu gönderi, yalnızca bir tek kullanıcıya ait değil. Binlerce kullanıcı, benzer endişelerle dolaşıyor. Bir kullanıcı: "Bir hastanın tedavi geçmişi, bir başka projede bir satıcı listesiyle birleşirse ne olur?" diyor. Başka biri: "Bu, GDPR’yi zaten ihlal ediyor. Avrupa’da bu yapıyı kullanmak yasal mı?"
GDPR, veri işleme için açık ve bilinçli onay gerektirir. OpenAI’nin bu modeli, Avrupa Birliği’nde yasal olmayabilir. ABD’de ise, yasal düzenlemeler yetersiz. Bu yüzden OpenAI, yasal riski düşük bir pazarda test ediyor. Kullanıcıları, bir deney hayvanı olarak kullanıyor.
Ne Yapılmalı?
OpenAI, bu ayarı hemen "Project Only" olarak değiştirmeli. Kullanıcıya açık bir seçenek sunmalı: "Verileri diğer projelerle paylaşmak istiyor musunuz?" diye sormalı. Eğer kullanıcı evet derse, o zaman veri akışı başlamalı. Değilse, her veri kilitli kalmalı. Bu, teknik olarak zor değil. Açıkça yazılı bir buton, bir onay kutusu. Ama bu, etik bir seçim.
OpenAI, yapay zekanın geleceğini şekillendiren bir şirket. Ama gelecek, teknolojiyle değil, değerlerle kurulur. Gizlilik, güven, kontrol—bu kelimeler, sadece birer hukuki terim değil, insan hakları. OpenAI, bu hakları sadece bir ayar olarak değil, bir etik ilke olarak görmeli.
Bu, sadece bir projenin ayarı değil. Bu, dijital çağın hangi yönüne gideceğine dair bir işaret. Kullanıcılar, kontrolü geri almak için sessiz kalmayacak. Ve OpenAI, bu sesi duymazsa, yalnızca bir teknoloji şirketi değil, bir güven kaybı kaynağı olacak.


