EN

OpenAI, ChatGPT'nin Özel Sürümüyle İç Gözcüleri Yakalıyor: Slack ve E-postaları Tarıyor

calendar_today
schedule4 dk okuma süresi dk okuma
visibility0 görüntülenme
OpenAI, ChatGPT'nin Özel Sürümüyle İç Gözcüleri Yakalıyor: Slack ve E-postaları Tarıyor
Paylaş:
YAPAY ZEKA SPİKERİ

OpenAI, ChatGPT'nin Özel Sürümüyle İç Gözcüleri Yakalıyor: Slack ve E-postaları Tarıyor

0:000:00

OpenAI, ChatGPT'nin Özel Sürümüyle İç Gözcüleri Yakalıyor: Slack ve E-postaları Tarıyor

OpenAI, yapay zekânın en büyük gücü olan anlama yeteneğini, şirketinin iç dünyasını korumak için tersine çevirdi. Şirket, ChatGPT’nin standart sürümünden farklı, özel bir versiyonunu kullanarak çalışanlarının Slack mesajlarını ve e-postalarını tarıyor — ama bu sadece bir ‘gözlem’ değil, bir ‘suçlama’ aracı. Bu sistem, yalnızca anahtar kelimeleri aramıyor; bir çalışanın bir raporu nasıl ifade ettiğini, hangi tonu kullandığını, hangi kişilere ne kadar sıklıkla ulaşım kurduğunu ve bu iletişimlerin ne tür bir ‘örgüsel gizlilik ihlali’ potansiyeli taşıdığını analiz ediyor.

Neden Bu Kadar Gizli?

OpenAI’nin 2025-2026 yılları arasında yaşadığı en büyük kriz, bilgi sızıntılarıydı. İçten gelen kaynaklara göre, şirketin teknik detayları, model eğitim verileri ve hatta algoritmik karar alma süreçleri, dışarıya sızmaya başlamıştı. Bazı sızıntılar, bir çalışanın LinkedIn’de paylaştığı bir alıntıyla başlamış, bazıları ise bir teknik blog yazısında gizli bir referansla ortaya çıkmıştı. Bu durum, şirketin rekabet avantajını tehlikeye sokuyordu. Ancak OpenAI, geleneksel güvenlik yazılımlarına güvenmek yerine, yapay zekânın kendisini bir iç denetim aracı olarak kullanmaya karar verdi.

Reuters’a göre, bu özel ChatGPT sürümü, “Gözcü AI” olarak içerde adlandırılıyor. Sistem, yalnızca metinleri okumuyor; konuşmaların bağlamını, gizli ifadeleri, “şu an konuşulmaması gereken” konulara dair gülümsemeleri ve sadece bir satırda gizlenmiş bir ipucunu bile algılıyor. Örneğin, bir mühendis “Bu modelin parametreleri 2026’da yayınlanmayacak” diyorsa, sistem bunu bir “sözde yalan” olarak işaretliyor — çünkü bu tür ifadeler, gizlilik ihlali öncesi sıklıkla görülüyor.

İnsan Davranışlarını Okumak: Yapay Zekanın Yeni Sınırları

OpenAI’nin bu yaklaşımı, sadece teknolojik bir yenilik değil, psikolojik bir devrim. Geleneksel güvenlik sistemleri, bir dosyanın “gizli” olarak işaretlenip işaretlenmediğine bakar. Ama bu AI sistemi, bir çalışanın “gizli” olduğunu düşündüğü şeyi nasıl tanımladığını inceler. Bir e-postada “Bu konuyu dışarıda konuşmamalıyız” yazan biri, aslında bir uyarı mı veriyor, yoksa bir kendi kendine izin mi veriyor? Sistem, bu tür ikili mesajları, geçmiş sızıntı olaylarıyla karşılaştırarak olasılıkları hesaplıyor.

Özellikle dikkat çeken bir durum, “yazım stili” analizidir. Aynı çalışan, bir e-postada resmi bir dil kullanırken, Slack’te aynı konuyu “yakında patlayacak” diye ifade ediyorsa, sistem bu iki dilin çelişkisini bir “saklama sinyali” olarak algılıyor. Bu, yalnızca veri analizi değil, insan psikolojisinin makine tarafından okunması demek.

İçerideki Korku ve Yansımaları

Şirket içinde bu sistem, hem korku hem de gizli bir saygı yaratıyor. Bazı çalışanlar, “ChatGPT’ye konuşuyor gibi hissediyorum” diyor. Bir yazılımcı, The Information’a verdiği röportajda: “Bir şey yazdıktan sonra, ‘Bu mesajı AI okudu mu?’ diye düşünüyorum. Artık kendimi bir deney hayvanı gibi hissediyorum.”

Bu durum, şirket kültürünü derinlemesine etkiliyor. İletişimler daha dikkatli, daha hesaplı hale geliyor. Ama aynı zamanda, yaratıcılık da donuyor. Bir araştırmacı, “Yeni bir fikir doğduğunda, ilk düşüncem ‘Bu, OpenAI’nin AI’sı için riskli mi?’ olmaya başladı,” diyor.

Yasal ve Etik Sınır: Kim Kontrol Ediyor?

Bu sistem, ABD’deki iş yeri gözetimi yasalarının sınırlarını zorluyor. Çalışanların e-postaları ve mesajları, genellikle şirket mülkiyeti olarak kabul edilir. Ama burada, AI’nın sadece veri toplamakla kalmayıp, yorum yapması, tahmin etmesi ve “suçlu” olabilecek davranışları öngörmesi, yeni bir yasal alan yaratıyor. Hukukçular, bu tür uygulamaların “öngörüsel denetim” olarak adlandırılmasının, “suçlanmadan önce suçlu sanmak” anlamına geldiğini savunuyor.

OpenAI, bu uygulamanın yalnızca “gizlilik ihlali” şüphesi olanlara odaklandığını, hiçbir çalışanın “kendisini suçlu” hissetmeden izlendiğini iddia ediyor. Ancak, sistemin nasıl eğitildiği, hangi verilerle çalıştığı ve kimlerin sonuçları incelediği tamamen gizli. Bu, “şeffaflık” ilkesiyle çelişiyor — özellikle OpenAI’nin kendi yapay zeka etik kurallarında “şeffaflık”ın başta gelmesi nedeniyle.

Gelecek: Tüm Şirketler Bu Yola Çıkacak mı?

OpenAI’nin bu deneyi, Silicon Valley’de bir trende dönüşüyor. Google, Microsoft ve Meta’nın iç ekipleri, benzer projeleri test etmeye başladı. Ama OpenAI’nin farkı, bu sistemi kendi en güçlü ürünüyle yapması. Yani, AI, AI’yi kontrol ediyor. Bu, teknoloji tarihinde ilk kez oluyor.

Gelecekte, şirketlerin iç güvenliği artık “kameralarla” değil, “düşünme sistemleriyle” olacak. İnsanlar, sadece ne söylediğine değil, nasıl söylediğine, ne zaman sessiz kaldığına ve neyi saklamaya çalıştığına göre değerlendirilecek. OpenAI, bu geleceği kendi bünyesinde test ediyor — ama bu, bir ilerleme mi, yoksa bir kontrol mekanizmasının başlangıcı mı? Bu soruya cevap, sadece teknoloji değil, toplumsal bir seçim.

OpenAI, yapay zekanın gücünü bir savunma silahı olarak kullandı. Ama bir silahın kılıcını kimin tuttuğu, onun ne kadar tehlikeli olacağını belirler.

Yapay Zeka Destekli İçerik

starBu haberi nasıl buldunuz?

İlk oylayan siz olun!

KONULAR:

#OpenAI#ChatGPT#iç sızıntı#gözcü AI#Slack izleme#e-posta analizi#yapay zeka gözetimi#OpenAI etiği