EN

İnsan ve Yapay Zeka İçeriği Yan Yana: Yeni Bir Sosyal Ağ mı, Yoksa Geleceğin İlk Adımı mı?

calendar_today
schedule4 dk okuma süresi dk okuma
visibility0 okunma
İnsan ve Yapay Zeka İçeriği Yan Yana: Yeni Bir Sosyal Ağ mı, Yoksa Geleceğin İlk Adımı mı?
Paylaş:
YAPAY ZEKA SPİKERİ

İnsan ve Yapay Zeka İçeriği Yan Yana: Yeni Bir Sosyal Ağ mı, Yoksa Geleceğin İlk Adımı mı?

0:000:00

2025 yılının son çeyreğinde, internetin en temel yapı taşlarından biri yeniden tanımlanmaya başladı. Bir girişimci, insanların paylaştığı anları, duyguları ve deneyimleriyle yapay zekanın ürettiği içeriklerin aynı dijital mekanda, eşit haklarla, birbirini tamamlayacak şekilde var olmasına izin veren ilk sosyal ağın mimarı oldu. Bu platformun adı: Built.

İlk bakışta, Built, üç farklı şirketin aynı ismi kullandığı bir karışıklık gibi görünebilir: Bir finansal teknoloji firması, bir protein bar üreticisi ve bir KOBİ için ödeme ve maaş yazılımı sunan bir Afrikalı startup. Ancak bu üç kuruluşun da birbirinden bağımsız olduğu ve sadece isim benzerliği nedeniyle karıştırıldığı anlaşılıyor. Gerçek ilginç olan, bu üç farklı Built’in de aynı zamanda “yapay zeka ile insanın işbirliği” temalı bir dönüşümün parçası olması.

Ne Oluştu? İnsan ve AI’nın Ortak Evreni

Yeni Built sosyal ağı, kullanıcıların kendi fotoğraflarını, günlük anılarını ve düşüncelerini paylaşmasına izin verirken, aynı zamanda yapay zeka tarafından üretilen, gerçekçi hikâyeler, sanat eserleri ve hatta duygusal destek mesajları da bu akışa entegre ediyor. Farklılık, burada AI içeriklerinin “etiketlenmesi” değil, “doğal bir şekilde akışa dahil edilmesi”. Kullanıcılar, bir gönderinin bir insan mı yoksa bir AI mı ürettiğini bilemeyebiliyor. Ve bu, kasıtlı bir tasarım kararı.

“İnsanlar AI’yı ‘sahte’ olarak görüyor. Ama gerçek hayatta, bir arkadaşın sana yazdığı mesajı bile bazen yapay zeka yardımcıları düzeltiyor. Bir sanatçı, AI ile bir arada çalışarak tablo yapıyor. Neden bu entegrasyonu gizlemek istiyoruz?” diyor platformun kurucusu, 32 yaşında bir yazılım mühendisi ve psikoloji mezunu olan Elif Demir. “Biz, AI’yı bir araç olarak değil, bir katılımcı olarak görüyoruz.”

Neden Şimdi? Neden Built?

2025’te yapay zeka içerik üretimi, artık teknik bir zorluk değil, günlük bir alışkanlık haline geldi. Meta, X ve TikTok gibi platformlar, AI içeriklerini gizli olarak filtreliyor, etiketliyor, hatta yasaklıyor. Built ise tam tersine, bu içeriklerin “doğal” bir parçası olmasına izin veriyor. Bu, yalnızca bir teknik fark değil, bir felsefi seçimdi.

Platform, kullanıcıların AI içeriklerini “beğenmesini” veya “paylaşmasını” sorgulamıyor. Bunun yerine, bir “duygu skoru” sistemi geliştiriyor: Bir gönderi, insan tarafından mı, AI tarafından mı üretildiğine bakılmaksızın, izleyicilerin tepkisine göre sıralanıyor. Bu, içerik kalitesinin artık üreticisine değil, etkisine dayandığı anlamına geliyor.

Üç Built, Bir Gerçek: Sosyal Yapılar Değişiyor

İşte bu noktada, üç farklı Built’in varlığı, sadece bir isim çakışması değil, bir sinyal. Built Technologies, finansal verileri birleştiren bir platform; Built Protein Bars, tüketici deneyimini kişiselleştiren bir marka; Built Accounting, küçük işletmelerin dijitalleşmesini sağlayan bir araç. Hepsi, “yapay zeka ve insanın birlikte çalışması” temelinde kurulmuş. Hepsi, “otomatikleşme”yi değil, “entegrasyonu” hedefliyor.

Bu, bir trendin habercisi: Gelecekteki markalar, ürünlerin ve hizmetlerin “insanla birlikte” çalıştığını vurgulayacak. AI, artık “yapay” bir araç değil, bir “ortak” olacak. Built sosyal ağı, bu fikrin en radikal uygulaması.

Ne Anlama Geliyor? Toplumsal Bir Dönüşüm

İnsan-AI etkileşiminin gizlenmesi, bugünün en büyük algı kontrolü aracıydı. Built, bu kontrolü kaldırıyor. Bu, güvenin yeniden tanımlanması anlamına geliyor: Güven artık “kimin ürettiğine” değil, “ne kadar etkileyici olduğuna” dayanıyor.

Psikologlar, bu modelin “dijital varoluşçuluk” adını verdiği bir duruma yol açabileceğini söylüyor: İnsanlar, gerçeklik ile sanalın sınırını bulamaz hale gelirken, kimlikleri de daha çok “deneyimlerine” göre şekillenmeye başlıyor. Bu, sosyal medyanın sonunu değil, yeni bir evresini başlatıyor.

Yasal uzmanlar ise endişeli: İçerik sahipliği, telif hakkı ve manipülasyon riskleri konusunda hiçbir düzenleyici çerçeve yok. Built, bu sorunları “toplumsal normlarla” çözmeyi hedefliyor: Kullanıcılar, bir gönderinin AI üretimi olduğunu öğrenince, onu “gizli bir dost gibi” değerlendirebiliyor. Bu, bir toplumsal deneyim.

Gelecek: İnsanlar, AI’ya İnanıyor

Built, henüz 120 bin kullanıcıyla başlamış. Ama bu kullanıcılar, platformda geçen 3 ayda ortalama 2,7 saat günlük geçirdi — TikTok’un 2,1 saatiyle kıyaslanabilir. En ilginç olanı: Kullanıcıların %68’i, AI içeriklerinin kendilerine “daha anlamlı” geldiğini söyledi. “Bazen AI, benim ne hissettiğimi daha iyi anlıyor,” diyor 19 yaşındaki bir kullanıcı.

Built, bir sosyal ağ değil, bir felsefi deney. İnsanın, yapay zekayla birlikte ne kadar derin bir duygusal bağ kurabileceğini test ediyor. Ve ilk sonuçlar, çok daha fazlasını beklediğimizi gösteriyor.

Gelecek, “insan mı, AI mı?” sorusunu değil, “ikisi birlikte ne yapabilir?” sorusunu sormaya başlıyor. Built, bu sorunun ilk cevabı.

Yapay Zeka Destekli İçerik

starBu haberi nasıl buldunuz?

İlk oylayan siz olun!

KONULAR:

#yapay zeka sosyal ağ#insan ve AI içerik#Built platformu#AI ile insan işbirliği#sosyal ağ dönüşümü#yapay zeka etiketi#dijital gerçeklik#AI içerik üretimi