DBS ve Visa, AI Ajanlarla Ödeme Yapmayı Deniyor: İnsanlar Yerine Makineler Alışveriş Yapacak

DBS ve Visa, AI Ajanlarla Ödeme Yapmayı Deniyor: İnsanlar Yerine Makineler Alışveriş Yapacak
Yapay Zeka, Artık Sadece Söylediği İçin Değil, Yaptığı İçin Tanınıyor
Geçtiğimiz hafta, Singapur merkezli DBS Bank, Visa ile ortaklaşa bir pilot proje duyurdu: Yapay zeka ajanları, müşterilerinin adı altında otomatik olarak ödeme yapabilecek. Bu, AI’nın sadece öneri sunma veya soru cevaplama yeteneğinden öteye geçtiğini gösteren ilk büyük finansal uygulamalardan biri. İnsanlar bir alışveriş yapmak için telefonlarını çekmiyor; AI ajanları, müşterilerinin tercihlerini, bütçelerini ve alışkanlıklarını öğrenip, kendiliğinden satın alma kararları alıyor. Ve bu, sadece bir teknoloji denemesi değil — finansal yaşamın yapısını değiştirecek bir devrimin başlangıcı.
Nasıl Çalışıyor? İnsanın Yerine Geçen Bir Dijital Temsilci
DBS’nin geliştirdiği sistem, müşterilerin kişisel verilerini (alışveriş alışkanlıkları, önceden yapılmış harcamalar, bütçe sınırları, hatta sosyal medya etkileşimleri gibi belirli sinyaller) analiz eden bir yapay zeka ajanı üzerine kuruluyor. Örneğin, bir müşteri bir hafta önce bir kafe için kahve aboneliği kurduysa, AI ajanı bu aboneliğin sona ermesine 3 gün kala otomatik olarak yenileme işlemini gerçekleştiriyor. Ya da bir müşteri haftada iki kez Amazon’da kitap alıyorsa, ajan, yeni bir yayın çıktığında fiyat düşüşüne baktıktan sonra, müşterinin önceden belirlediği fiyat limiti içinde satın alma kararı alıp, Visa entegrasyonu üzerinden işlemi tamamlıyor.
İşte burada kritik nokta: Bu ajanlar, müşterinin ‘onayı’ olmadan harekete geçiyor. Ama bu, ‘kötü niyetli bir otomasyon’ değil, ‘kişiselleştirilmiş güven’ modeli. Müşteri, başlangıçta bir dizi kuralları tanımlıyor: ‘Sadece 50 doların altındaki alışverişlerde karar ver’, ‘Kredi kartı bakiyesi 100 doların altında ise işlem yapma’, ‘Kampanyalı ürünlerde 15% indirim varsa otomatik al’. Bu kurallar, AI’nın ‘etik sınırlarını’ belirliyor. Yani sistem, insanın yerine geçmiyor — insanın aklını, değerlerini ve tercihlerini kodlayarak onun adına harekete geçiyor.
Neden DBS? Neden Şimdi?
DBS, Asya’nın en dijitalleşmiş bankalarından biri. 2020’den beri ‘AI-first’ stratejisiyle ilerliyor ve müşterilerine ‘dijital asistan’ olarak hizmet veren ‘DBS digibank’ uygulaması, 7 milyondan fazla aktif kullanıcıya sahip. Bu pilot, yalnızca bir ödeme sistemi değil, bankacılık modelinin tamamen yeniden tanımlanması için bir adım. Diğer bankalar hâlâ ‘müşteri hizmetleri’ için chatbotlar kullanırken, DBS zaten ‘müşteri temsilcisi’ olarak AI ajanlarını tanıtıyor.
Visa’nın ortaklığı ise stratejik bir hamle. Visa, ödeme ağında bir ‘yapay zeka katmanı’ kurmak istiyor. Bu sistem, yalnızca DBS müşterileri için değil, gelecekte Visa ağındaki diğer bankalar için de bir standart olabilir. Yani, bir gün tüm亚太’taki bankalar, müşterilerinin AI ajanları aracılığıyla ödeme yapmasını sağlayabilir. Bu, kredi kartı sistemlerinin 1950’lerde ortaya çıkışından beri en büyük dönüşüm olabilir.
Ne Anlama Geliyor? İnsanın Karar Verme Yetkisi Mi, Yoksa Güven Mi Kaybediyor?
Bu teknolojiye karşı ilk tepki, ‘Makineler mi karar verecek?’ sorusu olmalı. Ama bu, teknolojinin değil, insanın korkularının yansıması. Gerçek soru şu: İnsanlar, kendi tercihlerini AI’ya ne kadar güveniyor? Ve bu güven, hangi kurallarla sınırlı?
DBS sistemi, tam olarak bu güveni test ediyor. Müşteriler, bir ‘otomatik ödeme’ ayarını yaparken, aslında kendi yaşam tarzlarını kodluyorlar. Bir ailenin çocuklarının okul yemekleri için otomatik ödeme yapmasını istemesi, bir iş adamının haftalık seyahat harcamalarını otomatikleştirmesini istemesi — bu, teknoloji değil, insanın yaşam biçimini yansıtan bir tercih. AI, burada bir ‘yönetici’ değil, bir ‘işbirlikçisi’.
Yine de, riskler var. Veri gizliliği, algısal manipülasyon, hatta ‘otomatik alışıkanlık’ yaratan bir tüketim kültürü — bunlar gerçek tehditler. Ama bu tehditler, teknolojiye değil, düzenleyici çerçevelere karşı. DBS, bu pilotu ‘açık ve şeffaf’ bir modelle başlatıyor: Müşteriler, her işlemi görebiliyor, her kararı iptal edebiliyor, her kuralı değiştirebiliyor. Bu, ‘sahiplenme’ modeli. Sistem, kullanıcıyı dışlamıyor — onu güçlendiriyor.
Gelecek: AI Ajanları, Finansın Yeni Ortakları
2027’de, bir ailenin ‘ev AI ajanı’ haftalık market alışverişi yaparken, bir genç, kendi ‘eğitim ajanı’ ile bir online kursu otomatik olarak satın alıyor. Bir emekli, sağlık harcamalarını AI’sı ile yönetiyor. Bu senaryolar, bilim kurgu değil — DBS’nin bu pilotu, onları mümkün kılan ilk adımdır.
DBS ve Visa, sadece ödeme sistemini yeniden tanımlamıyorlar. İnsanların parasını nasıl yönettiğini, nasıl karar verdiğini ve nasıl yaşamayı planladığını yeniden tanımlıyorlar. Bu, teknolojiye değil, insana dayalı bir dönüşüm. Ve bu dönüşüm, artık sadece bankaların değil, her bireyin yaşamında yaşanacak.
İnsanlar artık, ‘ne alacağını’ değil, ‘kime güveneceğini’ seçiyor. Ve DBS, bu güveni, kodlarla değil, aklıyla kuruyor.


