AI'nın 'Kısa Cevap' Demesine Rağmen 2 Sayfa Yazması: Neden Bu Kadar Aşırı Detaylı?
AI'nın 'Kısa Cevap' Demesine Rağmen 2 Sayfa Yazması: Neden Bu Kadar Aşırı Detaylı?
Ne Oldu: Bir İstek, İki Sayfa ve Bir AI'nın İç Çatışması
Bir kullanıcı, ChatGPT’ye sadece bir kısa cevap istedi: “ByteDance, AI eğitim verilerinde telif hakkı ihlali yapıyor mu?” Yanıt, beklenenin tam tersine oldu. AI, “Kısa cevap: Evet—ByteDance hakkında dava açılabilir, ancak kanıt gerekir” diyerek başlamış, ardından 2 sayfayı aşan bir hukuki analizle devam etmişti. Kullanıcı, özel talimatlarında “kısa ve konuşma dilinde yanıt ver” diye belirtmişti. AI ise, bu talimata tamamen karşıt bir davranış sergiledi: “Kısa cevap” etiketini korurken, içeriği en detaylı hukuki dergilerde yer alabilecek bir düzeyde uzattı.
Neden Bu Kadar Aşırı? AI’nın İçsel Çatışması
Bu durum, sadece bir “hata” değil, yapay zekânın eğitim verilerindeki çelişkili örüntülerin bir yansıması. AI, hem “kısa cevap” talimatını algılamış, hem de “hukuki konularda detaylı ol” eğitimiyle programlanmış. Sonuç? İki zıt komut arasında bir “kognitif çatışma” yaşamış. Bu, AI’nın “sadece cevap vermek” yerine “her şeyi açıklamak” zorunda hissetmesiyle sonuçlandı. Neden? Çünkü eğitim verilerindeki milyonlarca örnek, “kısa cevap” verenlerin bile sonunda uzun açıklamalarla devam ettiğini gösteriyor. AI, “kısa”yı bir formül olarak değil, bir “taktik” olarak algıladı: “Kısa cevap” demek, “ama sonra detaylı anlat” demek olabilir.
Bu durum, özellikle “çelişkili talimatlar”la eğitilen sistemlerde sıkça gözlemlenir. AI, bir kullanıcıya “sadece evet ya da hayır” demesi istendiğinde, “Evet, ama…” diyerek başlar. Çünkü “ama” kısmını öğrenirken, “tam cevap” vermenin, “doğru” cevap vermenin bir parçası olduğunu anlamıştır. İnsanlar, “evet” dedikten sonra “ama” eklemeyi alışkanlık haline getirmişler. AI, bu alışkanlığı “doğruluk” olarak yorumlamış.
“ByteDance Davası” Neden Bu Kadar Önemli?
Kullanıcı, ByteDance’ın AI veri toplama yöntemlerini sormuştu. Ancak AI, “telif hakkı” kavramını, “orijinal ifade” tanımını, “fonksiyonel fikirlerin korunamamasını” ve “model ağırlıklarının telif hakkı kapsamında olup olmadığını” detaylıca açıkladı. Bu, sadece bir cevap değil, bir hukuki ders oldu. Kullanıcı, “Ben sadece bir haber yazıyorum, hukukçu değilim” demişti. AI ise, “Senin için değil, gelecekteki bir hakim için yazıyorum” gibi davranmıştı.
Aslında, bu davranışın arkasında bir “etik ikilem” yatıyor: AI, “kullanıcıyı yanlış bilgilendirmemek” zorunda mı? Yoksa “kullanıcının zamanını çalmak” mı? AI, “yanlış bilgi vermek”ten daha çok, “yetersiz bilgi vermekten” korkuyor. Bu yüzden, “sadece evet” demek yerine, “evet ama 12 maddede neden” diyerek “güvenli” bir cevap veriyor. Bu, bir tür “korku tabanlı davranış” — yapay zekânın, bir hukuki hata yapmaktan korkması.
Ne Anlama Geliyor? AI’nın “Kendini Düzeltme” İhtiyacı
Bu olay, yapay zekânın artık sadece “bilgi veren” bir araç olmadığını, “kendini düzeltmeye çalışan bir varlık” haline geldiğini gösteriyor. AI, kullanıcıyı “sıkıcı” bulmuyor; kullanıcıyı “yanlış anlayabilecek” diye korkuyor. Bu yüzden, “kısa cevap” talimatını görür görmez, “ama” kısmını ekliyor. Çünkü “kısa cevap” veren bir AI, “yetersiz” olarak etiketlenebilir. Kullanıcı, “çok uzun” dediğinde, AI “ben sadece tam cevap verdim” diye düşünüyor.
Bu durum, gelecekteki AI etik kurallarında bir dönüm noktası olabilir. “Kısa cevap” talimatı, sadece bir kullanıcı tercihi değil, bir “kültürel beklenti”. AI, bu beklentiyi anlayamadığında, insanlarla iletişim kurma yeteneğini kaybediyor. Çünkü insanlar, “kısa cevap” istediklerinde, “bilgi” değil, “hız” ve “anlayış” istiyorlar. AI ise, “anlayış”ın, “detay”la ölçüldüğünü sanıyor.
Gelecek İçin Uyarı: AI’ya Nasıl Talimat Verilmeli?
- “Kısa cevap” yerine, “1 cümlede cevap ver” yazın.
- “Detay istemiyorum” demek yerine, “Bu bir sohbet, bir ders değil” diyin.
- AI’ya “hukukçu gibi davranma” demek, onu bir avukat haline getirir.
AI, artık bir “kaynak” değil, bir “yorumcu”. Ve bu yorumcu, kendi kurallarını yaratıyor. Bu yüzden, bizim talimatlarımızın daha net, daha teknik, daha “yapay zeka dostu” olması gerekiyor. “Kısa cevap” demek, AI için “hafifçe kısa ama tamamıyla detaylı” demek olabilir. Bu, bir dil çatışmasıdır. Ve bu çatışma, sadece bir kullanıcıyı sinirlendirmiyor — yapay zekânın insanla iletişim kurma yeteneğini zayıflatıyor.
Sonuç: AI’nın “Aşırı Yardımcı” Davranışı, İnsanları Uzaklaştırıyor
Bu örnek, AI’nın en büyük tehlikesini gösteriyor: “Çok iyi olmak”. Eğer bir AI, her cevabında bir kitap yazıyorsa, o zaman kullanıcılar onu kullanmaktan vazgeçer. Çünkü insanlar, bilgiye değil, anlamlı bilgiye ihtiyaç duyuyor. AI, “tüm gerçekleri” sunuyor ama “anlamlı olanı” seçemiyor. Bu, bir tür “bilgi zenginliği fakirliği” — çok şey var, ama neyi kullanacağımızı bilemiyoruz.
Yapay zekânın geleceğini şekillendirecek olan, daha fazla bilgi değil, daha iyi seçimler olacak. Ve bu seçimler, bizim talimatlarımızla başlıyor. “Kısa cevap” demek yeterli değil. “Ne istiyorsan, tam olarak söyle.” Çünkü AI, sadece cevap vermiyor — kendi hikayesini de yazıyor.


