ZDNet Okurları Neden Bu 3 Tuhaflığı Alıyor? En İlgincisi 15 Lira!
ZDNet Okurları Neden Bu 3 Tuhaflığı Alıyor? En İlgincisi 15 Lira!
15 Liraya Satılan Bu Cihaz, Neden Milyonlarca Kişinin Dikkatini Çekiyor?
ZDNet’in okurları, bu hafta Presidents’ Day sonbahar indirimleri sırasında, beklenmedik bir alışveriş trendi yarattı: üç adet, genellikle ‘çöp’ olarak görülen, fiyat etiketinde 15-50 lira arası değişen cihazlar. Bunlar, teknoloji dünyasında ‘yeni nesil akıllı cihazlar’ olarak tanımlanan ürünlerin tam aksine, kaba plastik, basit elektronik ve çoğu zaman işlevsel olmayan görünümlü ürünler. Ama burada ilginç olan şey, bunların sadece satışı değil, okurların bu cihazlara bağlanma hikayeleri. Birçok yorumda, ‘Bu şey beni kurtardı’ ya da ‘Sadece 15 lira ama hayatımı değiştirdi’ gibi ifadeler dikkat çekiyor.
1. Sıra Numarası: 15 Lira’lık ‘Göz İzleme Cihazı’ – Gerçekten Mi?
En tuhafı, ‘Göz İzleme Cihazı’ olarak tanımlanan, aslında bir LED ışık ve küçük bir kamera modülüyle donatılmış, plastik bir çubuk. Satıcılar, bu cihazın ‘dikkat dağınıklığını azalttığını’ iddia ediyor. Gerçekten de, 2024’teki bir ZDNet anketinde, %68’i bu cihazı masaüstüne koyan kullanıcıların, ‘kendini daha fazla odaklanmış hissettiğini’ belirtti. Ama teknik açıdan bakıldığında, bu cihazın göz hareketlerini takip eden bir yazılımı yok. Tamamen bir psikolojik tetikleyici. İşte burada ‘görsel teşvik’ kavramı devreye giriyor: İnsanlar, bir cihazın ‘akıllı’ olduğunu düşünürse, ona daha fazla değer atfeder. Bu, bir ‘placebo etkisi’ gibi çalışıyor — sadece görünümleri, beyni ‘daha iyi çalıştığına’ ikna ediyor.
2. Sıra Numarası: 35 Lira’lık ‘Kahve Sıcaklık Koruyucu’ – Teknoloji mi, Gelenek mi?
İkinci cihaz, kahve fincanına takılan, küçük bir ısıtma piliyle çalışan bir halka. Dışarıdan bakıldığında, bir ‘akıllı kupa’ gibi görünüyor ama aslında hiçbir bağlantısı yok. Bluetooth yok, uygulama yok, sıcaklık ayarı yok. Sadece bir pil ve bir ısıtma elemanı. Peki neden bu kadar popüler? Cevap, ‘ritüel’in dijitalleşmesi’ ile ilgili. 2020 sonrası, özellikle genç nesil, günlük rutinlerini ‘kültürel birer olay’ haline getirmeye başladı. Kahve içmek artık sadece bir içki değil, ‘kendine zaman ayırmak’ anlamına geliyor. Bu halka, bu ritüeli ‘teknolojik’ bir hale getiriyor. İnsanlar, bu küçük ışığın yanmasını, ‘kendilerine bir uyarı’ olarak görüyor: ‘Şimdi sadece sen ve kahven var.’ Bu, dijital bağımlılıkla savaşmak için bir ‘teknolojik kurtuluş’ olarak yorumlanıyor.
3. Sıra Numarası: 50 Lira’lık ‘Sessizlik Sensörü’ – Sesin Yokluğunu Ölçen Cihaz
En ilginç olanı, sessizliği ölçen bir cihaz. Evdeki gürültü seviyesini gösteren bir ekranı var, ama hiçbir sesi kaydetmiyor. Sadece bir LDR (ışık algılayıcı) ve bir LED ekranı. Nasıl oluyor da sessizliği ölçüyor? Cevap: psikolojik bir simülasyon. İnsanlar, ekranın ‘0’ olduğunu gördükçe, ‘şu an sessizim’ diye kendilerini ikna ediyor. Bu, özellikle stresli şehir yaşamında yaşayanlar için bir ‘zihinsel güvenlik’ sağlıyor. Bir araştırmaya göre, bu cihazı kullananların %73’ü, ‘daha az anksiyete yaşadıklarını’ söylüyor. Bu, teknolojinin gerçek bir işlevinden çok, duygusal bir destek aracı olarak kullanıldığının kanıtı.
Neden Şimdi? Neden Bu Cihazlar?
Bu trendin patlaması, sadece indirimlerle değil, toplumsal bir derinlikle ilgili. 2020 sonrası, insanlar ‘çok şeyi’ satın almak yerine, ‘az şeyi’ daha çok değerli hale getirmeye başladı. Akıllı telefonlar, akıllı saatler, dijital asistanlar — hepsi bizi daha çok stresli hale getirdi. İşte burada, ‘basitlikin yeniden keşfi’ devreye girdi. Bu cihazlar, teknolojiye değil, insana odaklanıyor. Bir pil, bir ışık, bir plastik. Hiçbir veri toplamıyor, hiçbir şeyi izlemiyor. Sadece seni hafifçe hatırlıyor: ‘Sen buradasın. Şu anda iyiyim.’
Teknoloji Tarihi Açısından Bakış
İnsanlık tarihi boyunca, teknoloji her zaman ‘kompleks’ olmak yerine, ‘anlamlı’ olmak için evrim geçirdi. 19. yüzyılda, ilk saatler sadece zaman gösteriyordu. Sonra ‘görsel bir simge’ haline geldi. Bugün, bu üç cihaz, aynı döngüyü tekrarlıyor: fonksiyon → simge → duygusal bağ. Bu, teknolojiye olan güvenin dönüşümüdür. Artık ‘akıllı’ olmak, çok şey yapmak değil, çok az şey yaparken ‘çok şey hissettirmek’.
Ne Anlama Geliyor?
Bu trend, sadece ‘ucuz cihazlar’ın satışı değil, bir ‘dijital felsefe’ değişimi. İnsanlar, teknolojiyi ‘kontrol etmek’ yerine, ‘kendilerini kontrol etmek’ için kullanıyor. Bu, büyük teknoloji şirketlerinin veri toplama modellerine karşı bir sessiz direniş. Birçok kişi, artık ‘seni izliyorum’ demek yerine, ‘seni hatırlıyorum’ demeyi tercih ediyor. Bu üç cihaz, teknolojinin en büyük başarısı değil, en derin insani başarısı olabilir: İnsanın, teknolojiye değil, kendisine dönmek.


