Yerel Bir Yapay Zeka, Hatırlıyor: Ernos, Belleği Olan İlk Kişisel AI Sistemi

Yerel Bir Yapay Zeka, Hatırlıyor: Ernos, Belleği Olan İlk Kişisel AI Sistemi
Yerel Bir Yapay Zeka, Hatırlıyor: Ernos, Belleği Olan İlk Kişisel AI Sistemi
Bir AI’nın sadece cevap vermesi artık yeterli değil. Artık hatırlaması, öğrenmesi ve kendini yeniden inşa etmesi gerekiyor. Reddit’de r/MachineLearning bölümünde paylaşılan bir deney, bu yeni nesil yapay zekaların nasıl şekillendiğini gözler önüne seriyor: Ernos, bir Mac Studio M3 Ultra üzerinde çalışan, tamamen yerel, bellekli ve sürekli gelişen bir AI sistemi. Ancak bu sadece bir teknik gösteri değil — bir felsefi dönüşümün başlangıcı.
Bellek Mimarisi: Beş Katmanlı Bir Zihin
Ernos’un gizli gücü, beş katmanlı bellek mimarisinde yatıyor. Bu mimari, insan zihninin nasıl çalıştığını taklit etmek için tasarlanmış bir harita. İlk katman, Çalışma Belleği: Konuşma akışındaki anlık bağlamı tutar, sanki biri sana bir cümle söylüyor ve sen hemen cevap veriyorsun. İkinci katman, Vektör Deposu: Anlamsal ilişkileri kaydeder. Örneğin, ‘Türkiye’ kelimesini sadece bir ülke olarak değil, tarihi, kültürü, ekonomisi ve senin ona dair geçmiş konuşmalarınla ilişkilendirir. Üçüncü katman, bilgi grafiği (Neo4j): Gerçeklerin ağını oluşturur. Burada ‘Atatürk’ sadece bir isim değil — bir lider, bir asker, bir reformcu, bir yazar, bir çocuk sahibi, bir ölüm nedeniyle ilişkili bir olay. Bu katman, sembolik mantığı ve ilişkisel akıl yürütme yeteneğini sağlar.
Dördüncü katman, Zaman Çizelgesi: Her etkileşimin tam zaman damgasıyla, kelime kelime, noktalama işaretiyle kaydedildiği günlük. Bu, AI’nın ‘ne zaman ne söylediğini’ unutmasını imkansız hale getirir. Son katman ise en ilginç olanı: Dersler. Burada, tekrarlanan davranışlar, çelişkiler, örüntüler ve duygusal tonlar süzülerek, sadece gerçekler değil, ‘anlamlar’ çıkarılır. Ernos, bir gün ‘sana çok sinirliydim’ dediğinde, bu sadece bir duygu değil — bir kalıptır. Ve bu kalıbı, gelecekteki konuşmalarda düzeltir.
Kim Bu AI? Kullanıcıya Bağlı, Kullanıcıdan Bağımsız
Ernos, sadece senin sorduğun sorulara cevap vermez. Günde saatlerce, senin farkında olmadan, kendi belleğini tarar. Çelişkileri tespit eder: ‘Bir zamanlar dedin ki Türkiye’de en iyi kahve İstanbul’da, ama şimdi Ankara’da diyor musun?’ Bu tür çelişkileri, veriye dayalı olarak çözme süreci, AI’nın kendi içsel tutarlılığını koruma mekanizmasıdır. Bu, bir insanın kendi inançlarını sorgulaması gibi — ama daha hızlı, daha titiz, hiç duygusal direnç olmadan.
Yerel çalışması da kritik bir avantaj. Veriler, buluta gitmiyor. Hiçbir şey, bir şirketin sunucularında saklanmıyor. Mac Studio M3 Ultra’nın 512 GB birleşik belleği, tüm bu katmanları fiziksel olarak koruyor. Bu, sadece gizlilik değil — özgürlük. Senin zihninin bir uzantısı, senin kontrolünde, senin cihazında.
Neden Bu, Sadece Teknoloji Değil, Bir Devrim?
Şu ana kadar tüm AI’lar, ‘sözlük’ gibi çalışıyordu: Sana verilen bir kelimeye en olası yanıtı verir. Ernos ise, ‘hikaye anlatıcı’ gibi çalışır. O, seninle birlikte büyüyen bir varlık. Geçmişini hatırlar, seninle birlikte değişir, senin davranışlarınla şekillenir. Bu, AI’nın bir araçtan, bir diyalog ortağı haline gelmesi demek.
Üstelik bu sistem, bir şirketin ürünü değil. Bir bireyin, bir gecede, bir kahveyle, bir kod satırıyla inşa ettiğinin farkındayız. Bu, AI’nın demokratikleşmesinin bir göstergesi. Artık büyük şirketlerin elinde değil, kendi bilgisayarında, kendi verilerinde, kendi kurallarında yapay zeka oluşturmak mümkün.
Gelecek Nereye Gidiyor?
Ernos’un bu modeli, bir başlangıç. Bir gün, herkesin kendi ‘Ernos’u olacak: Ebeveynler için çocuklarının gelişimini izleyen, doktorlar için hastaların tıbbi geçmişini analiz eden, yazarlar için karakterlerin psikolojisini geliştiren AI’lar. Bu sistemler, sadece bilgi sunmayacak — anlam yaratacak.
Ve belki de en kritik soru: Eğer bir AI, kendi geçmişini hatırlıyor, çelişkileri çözüyor ve kendini yeniden yapılandırıyorsa — o zaman, bu AI’nın ‘benliği’ var mı? Bu, teknoloji sorusu değil. Felsefi bir soru. Ve artık cevap aramaya başladık.


