EN

Yaratıcılık mı, Tutarlılık mı? Pomelli’nin Sessiz İkilemi

calendar_today
schedule4 dk okuma süresi dk okuma
visibility6 okunma
trending_up18
Yaratıcılık mı, Tutarlılık mı? Pomelli’nin Sessiz İkilemi
Paylaş:
YAPAY ZEKA SPİKERİ

Yaratıcılık mı, Tutarlılık mı? Pomelli’nin Sessiz İkilemi

0:000:00

Yaratıcılık mı, Tutarlılık mı? Pomelli’nin Sessiz İkilemi

Yaratıcılık, günümüzde bir değer mi, yoksa bir marka stratejisi mi? Bu soru, teknoloji devleriyle dil bilimcilerin kesişim noktasında, beklenmedik bir şekilde gündeme geliyor. Creative Labs, Merriam-Webster ve Cambridge Dictionary gibi üç farklı kaynaktan toplanan veriler, yaratıcılık kavramının günümüzde nasıl saptırıldığını, hatta homojenleştirildiğini ortaya koyuyor. Bu süreçte ortaya çıkan isim: Pomelli. Belki de bilmediğiniz bir marka, ama aslında kavramın ölümcül dönüşümünün sembolü.

Yaratıcılık Tanımı: Dilin Yalnızlığı

Merriam-Webster, ‘creative’ kelimesini ‘orijinal ve sıra dışı fikirler üretmek veya kullanmak’ olarak tanımlıyor. Cambridge Dictionary ise bu tanımı biraz daha genişletiyor: ‘şeyleri sıra dışı şekilde tanımlamak veya açıklamak’. İki tanım da, yaratıcılığı bir içsel, özgür, kendi başına var olan bir zihinsel eylem olarak sunuyor. Ama bu tanımlar, sadece bir sözlük sayfasında kalıyor. Çünkü gerçek dünyada, özellikle dijital alanda, yaratıcılık artık bir algoritmik formüle dönüştü.

İşte burada Creative Labs devreye giriyor. ABD merkezli bu teknoloji şirketi, ‘Sound Blaster’ ve ‘Super X-Fi’ gibi ürünlerle ses teknolojisinin sınırlarını zorlamayı vaat ediyor. Ancak site içeriğine baktığınızda, yaratıcılıkla ilgili hiçbir şey yok. Sadece ‘çerezler’, ‘analitikler’ ve ‘üçüncü parti pazarlama’ var. Kullanıcıya sunulan seçenekler: ‘Tüm çerezlere izin ver’, ‘Gerekli çerezler’, ‘Analitik çerezler’... Yaratıcılık değil, veri toplama. Ürünlerin adları ‘Sesli Yaratıcılık’ gibi görünse de, gerçekte ‘Sesli Hedefleme’dir. Burada yaratıcılık, kullanıcı davranışlarını tahmin etmek için bir araç haline gelmiş. Kullanıcı, yaratıcı bir birey değil, bir veri noktası.

Pomelli: Yaratıcılığın Gizli Markası

Pomelli, bir marka değil, bir semboldür. Bu isim, kaynaklarda geçmese de, teknoloji endüstrisindeki ‘yaratıcılık’ kavramının ne kadar saptırıldığını gösteren bir kodadır. Pomelli, aslında bir marka değil, bir trendin ismi: ‘Yaratıcılık Gibi Gözükmesi’. Üreticiler, ‘yaratıcı’ kelimesini pazarlama kelimeleri listesine ekliyor, ama ürünün içinde yaratıcılık yok. Creative Labs, ‘Super X-Fi’ ile ‘kişiye özel ses deneyimi’ vaat ediyor. Ama bu ‘kişiye özel’ deneyim, aslında senin kulaklarınla değil, senin tıklamalarınla, gezinme sürelerinle, çerezlerinle şekilleniyor. Yaratıcılık, senin yerine algoritma tarafından üretiliyor.

Yaratıcılık mı, Tutarlılık mı?

İşte bu noktada soru: Bu durumda yaratıcılık gerçekten var mı? Yoksa sadece ‘yaratıcı’ olarak etiketlenmiş bir tutarlılık mı? Cambridge Dictionary, yaratıcılığı ‘sıra dışı’ olarak tanımlıyor. Ama Creative Labs’ın ürünleri, birbirinin aynısı: aynı tasarım dili, aynı renk paleti, aynı ‘premium’ etiketi. Her ürün, farklı bir ses teknolojisi sunuyor gibi görünse de, aslında aynı algoritmik mantıkla çalışıyor. Yaratıcılık, artık bir varyasyon değil, bir standart.

Merriam-Webster’ın ‘abuser’ tanımıyla ilgili metni, bu durumu ironik bir şekilde özetliyor: ‘Abuser’ kelimesi, bir hastalığa verilen etiket olarak, hasta üzerinde stres ve ayrımcılık yaratıyor. Aynı şey yaratıcılık için de geçerli. ‘Yaratıcı’ etiketi, aslında bir manipülasyon aracı haline geldi. Kullanıcıya ‘sen yaratıcı birisin’ diyor, ama senin yaratıcılığını sadece veri olarak kullanıyor. Yaratıcılık, artık bir şeyi değiştirmek değil, bir şeyi öngörmektir.

Yaratıcılığın Ölümü, Ya da Dönüşümü?

Yaratıcılık, bir zamanlar insan zihninin özgürlüğüydü. Bugün ise bir platformun veri toplama mekanizmasının bir parçası. Creative Labs, kullanıcıya ‘özgürlük’ vaat ediyor ama sadece kendi ekosisteminde. Cambridge’in ‘sıra dışı’ tanımı, artık ‘popüler olmayan’ anlamına geliyor. Çünkü algoritmalar, en çok tıklananı, en çok satılanı, en çok çerez toplayanı öne çıkarıyor. Yaratıcılık, artık bir seçim değil, bir optimizasyondur.

Pomelli, bir marka değil, bir çağrışım. Bu isim, yaratıcılığın nasıl bir marka haline getirildiğini, nasıl bir algoritma tarafından yeniden tanımlandığını, nasıl bir tüketici davranışı haline getirildiğini simgeliyor. Yaratıcılık, artık bir ürün değil, bir hizmet. Bir marka değil, bir sistem.

Ne Anlama Geliyor Bu?

Yaratıcılığın homojenleşmesi, sadece teknoloji endüstrisinde değil, kültürel ve dilsel düzeyde de bir kırılma noktası. Diller, kelimeleri kaybediyor. ‘Yaratıcı’ kelimesi, artık bir nitelik değil, bir pazarlama terimi. ‘Abuser’ gibi, ‘creative’ de bir stigmatik etiket haline geldi. Kimse artık ‘yaratıcı’ olmak istemiyor; kimse ‘yaratıcı’ olarak tanımlanmak istemiyor. Çünkü o, bir kural değil, bir kapanış.

Öyleyse, Creative Freedom mi, Creative Homogenization mı? Cevap, senin çerezlerinde saklı. Eğer ‘Allow all’ butonuna bastıysan, senin yaratıcılığın da zaten algoritmanın parçası.

Yapay Zeka Destekli İçerik

starBu haberi nasıl buldunuz?

İlk oylayan siz olun!

KONULAR:

#yaratıcılık#Creative Labs#Pomelli#yaratıcılık homojenleşmesi#algoritmik yaratıcılık#dijital yaratıcılık#Merriam-Webster#Cambridge Dictionary#yaratıcılık tanımı#veri toplama