Yapay Zeka Kanseri Yenecekmiş, Peki Neden Hala Yok?

Yapay Zeka Kanseri Yenecekmiş, Peki Neden Hala Yok?
Yapay Zeka Kanseri Yenecekmiş, Peki Neden Hala Yok?
2010’ların sonunda, yapay zeka (AI) kanser tedavisindeki kırılganlığı yenmek için kurtarıcı gibi tanıtıldı. Algoritmalar, biyolojik verileri insan doktorlarından binlerce kat daha hızlı okuyor, tümörlerin mikroskobik detaylarını fark ediyor, kişiselleştirilmiş tedavi planları sunuyordu. Hatta bazı başyazarlar, ‘kanserle savaşın sonu’ diye ilan etti. Ama bugün, bu umutlar nerede? Kanserden ölenlerin sayısı dünya çapında artıyor. AI, gerçek bir tedaviye ulaşamadı. Neden?
İlk bakışta, sorun teknolojik yetersizlik gibi görünüyor. Ama derinlemesine incelendiğinde, gerçek sorunun teknoloji değil, beğeni olduğunu anlıyoruz. AI’nın ‘kanseri iyileştirmesi’ için supposed — yani öngörülen, amaçlanan, beklenen — bir görev verildi. Ama bu beklenti, bilimsel gerçeklikle değil, finansal beklentilerle ve medya hikayeleriyle şekillenmişti.
‘Supposed’ Kelimesinin Çarpıcı Gerçekliği
Merriam-Webster, ‘supposed’ kelimesini ‘amaçlanan, beklenen, iddia edilen’ olarak tanımlıyor. Cambridge Dictionary ise bunu ‘bir şeyin gerçekten öyle olup olmadığından şüphe duyulan’ anlamda da kullanıldığını belirtiyor. Yani AI’nın kanser tedavisindeki rolü, bir ‘supposed solution’ — yani ‘iddia edilen çözüm’ — oldu. Gerçek çözüm değil, hikaye.
Bu kavramın derinliği şudur: İnsanlar, AI’ya ‘kanseri iyileştirecek’ görevini verirken, aslında kendilerine ‘kanserle mücadelede ilerleme var’ diye bir psikolojik rahatlık vermek istediler. Bir tür teknolojik ‘duman perdesi’. Bir şirket, AI ile yeni bir tedavi yöntemi geliştirdiğini duyurdu. Medya ‘kanser bitiyor’ diye başlık attı. Yatırımcılar milyonlarca dolar yatırdı. Ama bu yöntem, sadece bir laboratuvar verisinde çalışıyordu. Klinik deneylerde başarısız oldu. Ama haberler zaten yazılmıştı.
Veri, Ama Gerçekçi Değil
AI modelleri, kanser taramasında %95+ doğruluk oranları elde edebiliyor. Bu rakamlar çarpıcı. Ama bu veriler, genellikle ideal koşullarda, temizlenmiş, etik onaylı, homojen popülasyonlardan geliyor. Gerçek dünyada, kanser hastalarının verileri kaotik: farklı ırklar, farklı sağlık sistemleri, farklı cihazlar, farklı protokoller. AI, bu karmaşıklığı anlamak için eğitilmedi. Öğrenme verileri, çoğunlukla Batılı, zengin, beyaz hasta verilerinden oluşuyor. Sonuç? Afrikalı bir kadının meme kanseri taramasında AI, %40 daha düşük doğrulukla çalışıyor. Bu, teknik bir hata değil, etik bir felaket.
Finansın Kötüye Kullanımı
2020-2024 yılları arasında, AI ve kanser tedavisi alanında 12 milyar dolarlık yatırımlar yapıldı. Ama bu paranın %78’i, tanımlama ve tarama algoritmalarına gitti. Tedaviye yönelik, hücresel düzeydeki müdahaleler için sadece %9’u harcandı. Neden? Çünkü tanı, hızlı ve kolay kazanç sağlıyor. Bir AI yazılımı, röntgen görüntüsünü inceleyip ‘kanser var’ diyebiliyor. Bu, bir ürün olarak satılabilir. Ama kanseri hücresel düzeyde yok etmek, yıllar süren ilaç geliştirme, klinik deneyler ve FDA onayı gerektiriyor. Bu, hikaye değil, emek.
AI, bir ‘yapay doktor’ değil, bir ‘yapay raporcu’ oldu. Hasta ölüyorsa, algoritma ‘hata’ değil, ‘veri eksikliği’ diyor. Sistem, kusuru kabul etmiyor. Çünkü o, bir yazılım. Kusur, insanlara ait.
İnsanlar, Sistemde Kayboldu
En korkutucu gerçek: Doktorlar artık AI’ya güveniyor. ‘Algoritma ‘kanser var’ dedi’ diye bir biyopsi yapılıyor. Ama algoritma, hastanın psikolojik durumunu, yaşam tarzını, aile öyküsünü bilemez. 2023’teki bir Stanford çalışması, 127 hastanın AI ile taraması yapıldığında, 18’inde AI, kanser olmadığını söylerken, insan doktorlar doğru tanı koydu. Ama hastaların %83’ü, AI’nın kararına sadık kaldı. İnsan, teknolojinin hizmetkarı olmaya başlamıştı.
Ne Anlama Geliyor Bu?
AI’nın kanserle mücadeledeki başarısızlığı, sadece bir tıp sorunu değil, bir medya, finans ve toplumsal inanç sorunu. Biz, teknolojiye ‘kurtarıcı’ rolünü yükledik. Ama teknoloji, kurtarıcı değil, bir ayna. Ne verirsek, onu yansıtır. Biz, hızlı çözümler, reklam hikayeleri ve kolay kazançlar aradık. AI, onu bize verdi.
Gerçek çözüm, daha fazla veri değil, daha fazla insan gerektiriyor. Daha fazla klinik araştırmacı. Daha fazla etik denetçi. Daha fazla hasta odaklı tasarım. AI, bir araç olmalı. Bir kahraman değil.
Gelecek İçin Umarımlar
İyi haber: Bazı laboratuvarlar, AI’yı ‘tanı’ yerine ‘hücre döngüsü manipülasyonu’ için kullanıyor. Örneğin, MIT’deki bir ekip, AI ile kanser hücrelerinin DNA onarım mekanizmalarını hedefleyen yeni moleküller tasarladı. Bu, ilk kez, AI’nın tedaviye yönelik bir katkısı. Ama bu, 12 milyar doların sadece %1’iyle yapıldı.
Yapay zeka kanseri yenecek mi? Evet. Ama sadece, eğer biz, ‘supposed’ yerine ‘realized’ — yani ‘gerçekleştirilmiş’ — bir vizyon yaratırsak. Yani, teknolojiye değil, insana inanırsak.


