Yapay Zeka İşsizlik Korkusu Yaratırken, UBI Tartışmaları Alevleniyor

Yapay Zeka İşsizlik Korkusu Yaratırken, UBI Tartışmaları Alevleniyor
Teknoloji Liderlerinden Endişe Verici Uyarılar
Yapay zeka alanındaki gelişmeler, ekonomik ve sosyal yapıları kökten değiştirme potansiyeli taşırken, sektörün önde gelen isimlerinden gelen açıklamalar endişeleri artırıyor. Anthropic CEO'su Dario Amodei, yapay zekanın insanlar için 'genel bir işgücü ikamesi' olabileceğini ifade etti. OpenAI CEO'su Sam Altman ise, yapay zeka tarafından açığa çıkarılabilecek 'herkes için evrensel aşırı zenginlik' fikrini ortaya attı. Elon Musk da, gelecekte muhtemelen hiç kimsenin bir işi olmayacağı, ancak 'evrensel yüksek gelir' olacağı bir senaryodan bahsetti.
Araştırmalar İş Kayıplarını İşaret Ediyor
Teknoloji vizyonerlerinin bu açıklamalarının yanı sıra, finansal analizler de somut veriler sunuyor. Araştırma firması Forrester'ın bir analizine göre, yapay zeka 2030 yılına kadar ABD'deki tüm işlerin yüzde altısını ortadan kaldırabilir. ABD Senatosu'nun bir raporu ise, yapay zeka endüstrisinin önümüzdeki on yıl içinde 100 milyon ABD işini yok edebileceği uyarısında bulunuyor. Yatırımcı Howard Marks, bu durumu 'istihdam açısından sonuçların korkutucu olduğu' şeklinde yorumlarken, Klarna CEO'su Sebastian Siemiatkowski da benzer endişeleri dile getirdi.
Evrensel Temel Gelir (UBI) Bir Çözüm Olabilir mi?
Yapay zeka otomasyonunun yarattığı bu tehdide karşı, siyasi yelpazenin hem sol hem de sağ kanadında destek gören bir öneri Evrensel Temel Gelir (UBI) olarak öne çıkıyor. İngiltere'de, 'bedava para'nın sosyal etkilerini incelemek amacıyla otuz kişiye aylık yaklaşık 2.200 dolar sağlayacak cömert bir sübvansiyon programı önerildi. İrlanda'da ise sanatçılara haftalık 380 dolar sağlayan bir UBI programı, başarılı üç yıllık pilot uygulamanın ardından kalıcı hale getirildi. Programdan yararlanan sanatçı Elinor O'Donovan, güvence sayesinde refahının arttığını ve sanatına daha fazla zaman ayırabildiğini belirtti.
Ancak, bu çözüm önerisini en çok dile getirenlerin, yapay zeka sistemlerinin herkesin işini ortadan kaldıracağını söyleyen teknoloji milyarderleri olması dikkat çekiyor. Eleştirmenler, bu CEO'ların yapay zeka gelişimini yavaşlatmayı veya yarattıkları geleceğin demokratik sahipliğini önermek yerine, aylık bir çek önerdiğini ve bunun, rızamız olmadan inşa ettikleri bir gelecek için 'sus payı' anlamına gelebileceğini savunuyor.
Gerçek Tehlike Nerede?
Bazı ekonomistlere göre, mevcut yapay zeka sistemleri kapitalist iş piyasasını altüst edecek finansal getirileri üretmekten uzak olduğu için, böyle bir distopya şimdilik bir fantazi olarak kalıyor. Asıl tehlikenin, yapay zekanın işleri alması değil, yapay zeka altyapısına yönelik büyük harcamaların ücretleri baskılarken, yatırımcıları zenginleştiren bir balonu şişirmesi olduğu iddia ediliyor. Bu durumda, gerçek 'kötülerin' yapay zeka sohbet robotları değil, hızlı para kazanmak için ekonomiyi çöküşe sürükleyen risk sermayedarları, Wall Street brokerları ve teknoloji mogulları olduğu öne sürülüyor.
UBI'nin bu temel soruyu cevaplayamayacağı ifade ediliyor: Yapay zekanın yarattığı zenginliğe kim sahip olacak ve bunun nasıl dağıtılacağına kim karar verecek? Bu konudaki tartışmalar, işten çıkarmaların arkasındaki gerçek dinamikler ile birlikte derinleşerek sürüyor.


