EN

Yapay Zeka Demo'ları ile Gerçek İş Dünyası Arasındaki Boşluk Neden Bu Kadar Büyük?

calendar_today
schedule4 dk okuma süresi dk okuma
visibility0 okunma
Yapay Zeka Demo'ları ile Gerçek İş Dünyası Arasındaki Boşluk Neden Bu Kadar Büyük?
Paylaş:
YAPAY ZEKA SPİKERİ

Yapay Zeka Demo'ları ile Gerçek İş Dünyası Arasındaki Boşluk Neden Bu Kadar Büyük?

0:000:00

Yapay Zeka Demo'ları ile Gerçek İş Dünyası Arasındaki Boşluk Neden Bu Kadar Büyük?

Şirketler, yapay zeka (YZ) teknolojilerini kürsüde gösterip, ‘artık dijital gelecekteyiz’ diye pazarlıyor. Ama gerçekte, M365 Copilot’un her çalışanın masaüstüne yerleşmesi, bir AI devrimi değil, bir simülasyon. Gerçek iş dünyasında, YZ’nin demo versiyonlarında görülen akıllıca etkileşimler, kâğıt üzerindeki çizgiler gibi kalıyor. Neden? Çünkü şirketler, teknolojiyi satın almayı başarıyla tamamladı, ama onu nasıl kullanacağını, nerede kullanacağını ve kimin güveneceğini asla çözemedi.

‘Lisans Dağıtımı’ Yanlış Bir Başlangıç

Microsoft, Google ve diğer teknoloji devleri, kurumsal müşterilere ‘YZ paketleri’ sunarken, aslında bir kibrit kutusu veriyor: İçinde 10 farklı alet var, ama kimse senin hangisini ne zaman kullanacağını söylemiyor. M365 Copilot’un 10 milyon kullanıcıya dağıtıldığı bir şirketde, %80’den fazlası sadece e-posta özetleme ya da kelime tamamlama gibi temel işlevleri kullanıyor. Bir yazılım mühendisi, YZ’yi bir projenin kodunu yazmak için değil, toplantı notlarını hızlıca düzenlemek için kullanıyor. Bu, teknolojiyi bir ‘dijital süs’ haline getiriyor. Kaynaklar harcanıyor, bütçeler tükeniyor, ama verimlilik artmıyor.

Deneyimli Uzmanlar Neden Güvenmiyor?

YZ’nin en büyük engeli, teknolojik değil, psikolojik. 20 yıllık bir mühendis, bir raporun hatalı bir tahminle hazırlanmasını kabul etmez. Bir avukat, bir sözleşme taslağının YZ tarafından oluşturulan bir ifadeyle riskli olabileceğini bilir. Bu insanlar, yıllarca kendi becerileriyle karar verdi. Onlar için YZ, ‘yardımcı’ değil, ‘müdahaleci’ gibi görünüyor. Ve haklılar. Çünkü şirketler, YZ’yi ‘otomatik karar verici’ olarak sunuyor, değil ‘düşünce destekleyici’ olarak. Aslında, YZ’nin en güçlü tarafı, bir taslak oluşturmak, bir veri kümesini özetlemek veya bir fikri yapılandırmak. Ama bu fırsatlar, ‘güven’ olmadan kayboluyor. Bir uzman, YZ’nin ürettiği bir metni kontrol etmek için iki saat harcıyor. O zaman, bu araç, zaman kazandırmıyor — zaman kaybettiriyor.

Ölçülemeyen Başarı, Başarı Değildir

Şirketler, ‘YZ projesi tamamlandı’ demekle yetiniyor. Ama bu bir rapor değil, bir masal. Gerçek başarı, şu sorulara cevap vermekle ölçülür: Hangi süreçte işlemsel süre %30 azaldı? Hangi hata oranı düştü? Hangi iş birimi, YZ sayesinde haftada 15 saat kazandı? Bu ölçümler nerede? Hiçbir yerde. Birçok şirket, YZ’nin ‘kullanım oranını’ ölçüyor — ama ‘etki oranını’ değil. Bu yüzden, ilk 6 ay sonra, ‘bu proje’ bir yere kayboluyor. Yöneticiler, ‘bir şey yaptık’ derken, çalışanlar ‘bize ne oldu?’ diye soruyor. Ölçüm yoksa, iyileşme yoktur. İyileşme yoksa, yatırım kaybedilir.

Yönetim ve Uyumluluk: Kimse Sorumlu Değil

YZ’nin en korkutucu yönü, hukuki ve güvenlik sorumluluğu. Kim, YZ’nin ürettiği bir raporun hatalı olduğunu kabul edecek? Kim, veri gizliliği ihlali için cevap verecek? Hukuk, güvenlik, veri koruma ve HSE departmanları, YZ’yi ‘yasa dışı’ olarak görür, çünkü kuralları yok. Bir şirket, YZ’yi ‘satın aldı’ ama ‘yönetim çerçevesini’ hiç çizmedi. Sonuç? YZ, gizli verileri içeren bir e-postayı, müşteriyle paylaşan bir çalışanın elinden geçiyor. Bir tedarikçiyle yapılan sözleşmenin taslağı, YZ tarafından ‘gizli teknoloji’ içerecek şekilde değiştiriliyor. Bu tür olaylar, yalnızca ‘hata’ değil, ‘yönetimsel ihmal’.

Ne Yapılmalı? Sadece Teknoloji Değil, Kültür Gerekiyor

YZ’nin kurumsal başarısı, yazılım değil, süreç ve kültürle ölçülür. İlk adım: Kullanım senaryolarını tanımlamak. Hangi görevlerde YZ en etkili? (Özetleme, raporlama, ilk taslak, veri temizleme.) İkinci adım: Eğitim değil, ‘yönlendirme’ vermek. Bir çalışan, YZ’yi nasıl kullanacağını öğrenmek yerine, ‘ne zaman kullanmamalı’ olduğunu öğrenmeli. Üçüncü adım: Ölçüm sistemleri kurmak. Her YZ projesi, KPI’larla başlamalı. Dördüncü adım: Yönetim çerçevesi oluşturmak. Hangi verilerde YZ kullanılabilecek? Hangi süreçlerde yasak? Kim onay verecek? Bu kurallar, bir ‘YZ anayasası’ gibi olmalı.

YZ, bir teknoloji değil, bir iş modeli dönüşümüdür. Demo’lar, bir oyun. Gerçeklik, bir inşaattır. Ve inşaat, sadece betonla değil, planla, disiplinle ve güvenle yapılır. Şirketler, YZ’yi ‘yeni bir ekran simgesi’ olarak değil, ‘iş süreçlerinin kalbi’ olarak görmeli. Yoksa, bu yatırımlar, 2025’teki en büyük ‘dijital çöp’ olacak.

Yapay Zeka Destekli İçerik
Kaynaklar: www.msn.comwww.reddit.com

starBu haberi nasıl buldunuz?

İlk oylayan siz olun!

KONULAR:

#yapay zeka#kurumsal YZ#M365 Copilot#YZ kullanım#YZ güveni#YZ ölçüm#YZ yönetim#dijital dönüşüm