Windows’tan Linux’a Geçtim, Tek Bir Özellik İçin Özledim

Windows’tan Linux’a Geçtim, Tek Bir Özellik İçin Özledim
Windows’tan Linux’a Geçtim, Tek Bir Özellik İçin Özledim
Geçtiğimiz ay, bilgisayarımda 12 yıl boyunca güvenle çalıştığım Windows 10 yerine Ubuntu 24.04’ü kurdum. Kararım sadece bir teknoloji trendi değil, bir felsefi tercihti: daha az gürültü, daha fazla kontrol. Üç üretkenlik uygulamasını — Notion, Trello ve Dropbox — yerel Linux araçlarıyla değiştirdim. Sonuç? Hiçbirini özlemedim. Ama bir şeyi özledim: görev çubuğunu ekranın altından sola veya sağa taşıyabilme özgürlüğü.
TechRadar’a göre, Microsoft, Windows 11 kullanıcılarının en çok talep ettiği özelliği — görev çubuğunu serbestçe hareket ettirme imkânını — sonunda geliştirmeye kararlı. Bu özellik, Windows 10’dan beri yüz binlerce kullanıcı tarafından istenmiş, hatta bir zamanlar Microsoft’un ‘kullanıcı deneyimini basitleştirme’ vizyonuyla kaldırılmıştı. Ancak Linux kullanıcıları, bu özgürlüğü 30 yıldır sahipler. GNOME, KDE ve diğer masaüstü ortamları, görev çubuğunu, menüleri ve pencereleri her yöne serbestçe taşıyabiliyor. Microsoft’un bu kararı, sadece bir kullanıcı talebini karşılama değil, Linux’un sessiz üstünlüğünü kabul etme anlamına geliyor.
Neden Linux’ta Üç Uygulamayı Özlemedim?
MSNBC ve MakeUseOf’ta paylaşılan deneyimler, benimkine çok benzer. Notion’un yerini Obsidian aldı — bir metin dosyası, bir veritabanı, bir zihin haritası. Trello’nun yerini ise Taskwarrior ve Todo.txt aldı: komut satırı üzerinden, 3 saniyede yeni bir görev ekleyebildiğim, her yerde senkronize olabilen, hiçbir reklam içermeyen araçlar. Dropbox’un yerini ise Nextcloud aldı — kendi sunucumda, şifrelenmiş, tam kontrolümde bir bulut.
Bu araçlar, sadece ücretsiz değil, aynı zamanda minimlistik ve esnek. Birçok kullanıcı, Linux’a geçiş yaparken ‘karmaşık’ diye korkar. Ama benim deneyimim tam tersi: daha az tıklama, daha az pencere, daha az bekleme. Örneğin, bir klasördeki tüm PDF’leri otomatik olarak metne dönüştürmek için sadece bir satır komut yazdım: pdftotext *.pdf. Windows’ta bunu yapmak için üç farklı uygulama indirmek, lisans satın almak, kurulum yapmak gerekirdi.
Özlediğim Tek Şey: Görev Çubuğunu Taşıyabilme Özgürlüğü
Linux’ta görev çubuğunu sol kenara, sağ kenara, üst kenara veya hatta ekranın ortasına yerleştirebilirsiniz. Bu, sadece estetik bir tercih değil, üretkenlik bir strateji. Örneğin, çift ekranlı bir ayarla çalışıyorsanız, görev çubuğunu sol ekranın sol kenarına koyarsanız, sağ ekranın tamamını veri analizi için kullanabilirsiniz. Windows 11 ise bu özgürlüğü 2021’den beri reddetti — ‘konsistans’ ve ‘basitlik’ adı altında.
Microsoft’un bu kararı, 2026 itibarıyla Windows 11’deki bir güncellemeyle düzeltilecek. TechRadar’a göre, bu değişiklik, Windows’un ‘kötü niyetli’ kullanıcıları yeniden kazanmak için yapıldı. Yani, Linux’un sessiz zaferi, Microsoft’un itirafına dönüştü. Bu, bir işletim sisteminin değil, bir kültürün galibiyeti.
Linux’un Sessiz Zaferi: Kullanıcıların İstekleri, Şirketlerin Duygularından Daha Güçlü
Linux’un gücü, teknoloji değil, felsefesindedir. Burada hiçbir şey ‘kullanıcıya zorlanmaz’. Her şey ‘kullanıcıya uyarlanır’. Windows, kullanıcıyı bir kurala bağlar. Linux, kullanıcıyı bir alet haline getirir.
Üç üretkenlik uygulamasını kaldırdığım zaman, sadece disk alanı kazanmadım. Zihinsel gürültüyü de azalttım. Artık her şey açık, her şey anlaşılır, her şey kontrolümde. Google’ın Gmail’i desteklemeyen bir Linux dağıtımında bile, e-posta okumak için Thunderbird ve OfflineIMAP yeterliydi. Hiçbir ‘özellik’ beni yormadı.
Peki neden bu kadar çok kişi Linux’a geçmiyor? Cevap basit: görev çubuğu. Bu küçük, görünürde önemsiz bir özellik, aslında bir simge. Kullanıcının, işletim sistemini değil, kendi yaşam tarzını şekillendirebilme özgürlüğünü temsil ediyor. Microsoft’un bu özelliği sonunda kabul etmesi, Linux’un aslında hiçbir şeyi ‘kaldırmadığını’, sadece ‘daha iyi yapmayı başardığını’ gösteriyor.
Gelecek İçin Bir Öneri: Windows 11’i Bekleme, Linux’u Dene
Eğer Windows 11’i bekliyorsanız — özellikle görev çubuğunu hareket ettirme özelliğini — şunu söyleyeyim: Linux’u bugün dene. Ubuntu, Linux Mint veya Pop!_OS gibi kullanıcı dostu dağıtımlar, ilk 10 dakikada bile Windows’a kıyasla daha az çaba ile daha fazla güç veriyor. Görev çubuğunu sol tarafa taşı, komut satırını öğren, bir dosyayı 5 saniyede arama yap. Bir hafta sonra, ‘tek bir şeyi özlediğin’ şeyin, aslında bir şey olmadığını anlayacaksın.
Microsoft’un bu değişikliği yapması, bir zafer değil, bir itiraf. Linux, kullanıcıların isteklerini dinlemeyi hiç bırakmadı. Windows ise, 15 yıl boyunca sadece bir tıklayışa, bir animasyona, bir renge odaklandı. Şimdi, biraz daha geriye dönüp, insanları dinlemeye başlıyor. Ama zaten çok geçti. Çoğu kullanıcı, Windows’tan ayrılmış. Ve geri dönmeyecek.


