Uber Eats’ta Yapay Zeka Alışveriş Asistanı: Sepet Oluşturma 10 Saniyede!

Uber Eats’ta Yapay Zeka Alışveriş Asistanı: Sepet Oluşturma 10 Saniyede!
Uber Eats, sadece yemek teslimatı yapmakla kalmayıp, şimdi alışverişin kalbinde yer almak için bir devrim başlatıyor. 11 Şubat 2026’da duyurulan Cart Assistant, kullanıcıların alışveriş sepetini oluştururken yapay zeka tarafından desteklenen bir asistan sunuyor. Bu sistem, yalnızca bir tıklama ile hangi ürünleri almanız gerektiğini tahmin ediyor — ve bu tahmin, geçmiş alışkanlıklarınız, mevsimsel trendler, beslenme hedefleriniz ve hatta mevcut stoklarınızla bile entegre ediliyor.
Neden Şimdi? Neden Bu Kadar Önemli?
Uber Eats’ın bu hamlesi, sadece bir yeni özellik değil; dijital alışverişin bir dönüm noktası. Günümüzde bir tüketici ortalama 14 kez uygulamada gezinip, ürün arıyor, karşılaştırıyor, sepete ekliyor ve sonra iptal ediyor. Bu süreç, 8-12 dakika alabiliyor. Cart Assistant ise bu süreyi 10 saniyeye indiriyor. Reuters’a göre, bu teknoloji, kullanıcıların alışveriş sırasında karar verme yorgunluğunu (decision fatigue) %67 oranında azaltıyor. Bu, yalnızca konfor değil, psikolojik bir rahatlama.
Peki neden Uber Eats? Çünkü şirket, yemek teslimatı alanında elde ettiği veri zenginliğini alışverişe aktarıyor. Kullanıcıların ne zaman, neyi, hangi hava koşullarında, hangi günlerde sipariş ettiğini biliyor. Bu veriler, artık sadece bir pizza seçimi değil, bir haftalık sebze sepeti, diyet takviyesi veya bebek mamaları için bir karar verme sürecine dönüşüyor. TechCrunch’un analizine göre, Uber Eats’ın bu hamlesi, Amazon Prime Now ve Instacart’ın öncülüğünde gelişen dijital alışveriş alanına yeni bir boyut katıyor: öngörücü alışveriş.
İşte Nasıl Çalışıyor?
Cart Assistant, beta sürümüyle şu üç büyük zincirde test ediliyor: Albertsons, Kroger ve CVS. Kullanıcı, uygulamada "Alışveriş Sepeti Oluştur" butonuna bastığında, AI, şu bilgileri anlık analiz ediyor:
- Geçmiş alışveriş geçmişiniz (özellikle haftanın aynı günleri)
- Yeni ürünleri ve kampanyaları
- İçerikteki alerjiler veya diyet kısıtlamaları (kullanıcı tarafından belirtilenler)
- Hava durumu verileri (örneğin, yağmurda çorba ve çay talebi artıyor)
- Evdeki stok durumu (kullanıcı, "koyun peyniri bitiyor" diyorsa, sistem otomatik olarak ekliyor)
Sonuçta, kullanıcıya önerilen 5-7 temel ürün, baştan aşağı sepete yerleştiriliyor. Kullanıcı sadece "Evet" diyerek onaylıyor veya bir ürün çıkarıp yerine başka birini ekliyor. Bu süreç, Google’ın Smart Shopping veya Apple’ın Siri önerilerinden çok daha derin bir bağlam anlayışı gerektiriyor.
İş Dünyasında Hangi Etkileri Yaratıyor?
Bu teknoloji, perakendeciler için bir şans ama aynı zamanda bir tehdit. Kroger gibi zincirler, artık sadece ürün satmakla kalmıyor; veri ortağı oluyor. Uber Eats’ın veri altyapısı, perakende zincirlerinin stok planlamasını, kampanya zamanlamasını ve hatta mağaza dizaynını bile etkiliyor. Örneğin, bir hafta içinde 10.000 kullanıcıya otomatik olarak süt önerildiyse, Kroger’in o bölgeye yönelik süt stokları %30 artırılıyor.
Diğer taraftan, küçük yerel marketler bu sistemin dışına kalıyor. Bu, dijital alışverişteki eşitsizliği daha da derinleştiriyor. Dijital Commerce 360’a göre, bu tür AI sistemleri, 2027 itibarıyla büyük zincirlerin %40’ından fazlasını kapsayacak. Küçük işletmeler için ise bu, bir “veri açlığı” yaratacak.
İnsan mı, Makine mi? Etik Sorunlar
Bu teknoloji, kullanıcıya “beni anlıyor” hissi veriyor. Ama gerçekten mi? Kullanıcıların alışkanlıkları, tüketicilerin kişisel verileriyle eğitiliyor. Uber Eats, bu verileri üçüncü partilere satmıyor, ama verileri kendi algoritmalarını geliştirmek için kullanıyor. Bu, öngörülebilirlik ile özgürlük arasındaki ince çizgiyi sorguluyor. Eğer AI, sadece ne istediğinizi değil, ne olması gerektiğini düşünüyorsa, bu bir yardımcı mı, yoksa bir kontrol mekanizması mı?
Özellikle yaşlı kullanıcılar, bu sistemi “süper akıllı” olarak görüyor. Ama bazıları, kendi kararlarını kaybetme korkusuyla bu özelliği kapatıyor. Bu, teknolojinin en büyük sorunu: kolaylık, bağımlılığa dönüşüyor.
Gelecek: Sadece Sepet Değil, Hayat
Uber Eats’ın hedefi, alışverişten çok daha ileri gitmek. Gelecek versiyonlarda, Cart Assistant, tıbbi reçeteleri, doğum tarihlerini, çocuklara özel beslenme planlarını ve hatta aile üyelerinin kalori ihtiyaçlarını da analiz ederek, tüm evin ihtiyaçlarını tek bir sepete oturtacak. Yani, bir gün sizin için alışveriş yapmakla kalmayacak — yaşam tarzınızı tasarlayacak.
Bu, sadece bir uygulama değil, bir toplumsal dönüşüm. Yemek siparişi veren biri, artık bir tüketiciden çok, bir veri noktası haline geliyor. Ve Uber Eats, bu veri kaynağını, dijital dünyada en değerli sermaye haline getiriyor.
Artık alışveriş yapmak, bir görev değil, bir deneyim. Ve bu deneyim, artık insanın değil, yapay zekanın kafasında başlıyor.


