TensorArt, Kullanıcıların Kendi LoRA'larını Erişilemez Hale Getirdi: Neden ve Ne Sonuçlar?

TensorArt, Kullanıcıların Kendi LoRA'larını Erişilemez Hale Getirdi: Neden ve Ne Sonuçlar?
TensorArt, yapay zeka görsel üretimi dünyasında popüler bir platform olarak biliniyordu. Kullanıcılar, kendi karakterlerini, tarzlarını ve sanatçıları tanımlayan LoRA (Low-Rank Adaptation) modellerini yükleyip, binlerce diğer sanatçıyla paylaşabiliyordu. Ancak son birkaç haftadır, bu platformda bir sükûnet çığlığı yükseldi: Kullanıcılar, kendi yükledikleri LoRA modellerine artık erişemiyor. Hem TensorArt hem de onun bağlı platformu TensorHub’da, kullanıcıların kendi oluşturduğu modeller, listelerinde görünmeye devam ediyor ama tıklanınca ‘Erişilemez’ ya da ‘Dosya Bulunamadı’ mesajlarıyla karşılaşıyorlar.
Neyi Kaybettik? Sadece Dosyalar Mı?
Bu durum, sadece bir teknik arıza değil. Bir mülkiyet krizi. Kullanıcılar, saatlerce, hatta aylarca eğitilmiş modelleri yüklemiş, bu modelleri özel olarak optimize etmiş, bazıları ise kendi sanatsal kimliklerini bu modellere yerleştirmişti. Bir karakter LoRA’sı, bir sanatçıya ait tarzı taklit eden bir model, bir film karakterinin yüz ifadelerini yeniden üretmeyi sağlayan bir ağı — hepsi artık silinmiş gibi. Ancak silinmiş değil; saklanmıştır. TensorArt, bu dosyaları gizli bir şekilde ‘erişilemez’ duruma getirdi. Bu, bir silme değil, bir mahkûm etme.
Reddit’te r/StableDiffusion’de paylaşılan bir görselde, bir kullanıcı kendi yüklediği 17 LoRA’dan 12’sinin artık erişilemez olduğunu gösteriyor. Karakter, stil, celebrity — türüne bakılmadan tüm modeller etkilenmiş. Bu, rastgele bir hata değil; sistematik bir değişiklik. Ve bu değişiklik, hiçbir duyuru olmadan, hiçbir kullanıcı bilgilendirmesi olmadan gerçekleşti.
Neden Bu Kadar Sessiz?
TensorArt, resmi bir açıklama yapmadı. Twitter’da bir yorum bile yok. Blog’da bir güncelleme yok. Destek sayfasında ise yalnızca genel bir ‘sistem iyileştirme’ mesajı var. Bu sessizlik, korkutucu. Çünkü bu, bir platformun kullanıcı verilerine nasıl müdahale edebileceğinin açık bir örneği. Kullanıcılar, bu modelleri yüklerken, “Bu benim eserim” diye düşünüyordu. Ama şimdi, TensorArt, bu eserleri “sizin değil, bizim” olarak yönetmeye başladı.
Sanatçılar, bu modelleri ticari olarak kullanıyor, NFT’ler oluşturuyor, sosyal medyada paylaşıyor, hatta bazıları bu modelleri temel alarak birikim oluşturuyordu. Şimdi bu birikimler, bir buton tıklamasıyla yok olabilir. Bu, Web3’ün temel ilkesi olan “kendine ait veri” kavramına tamamen aykırı. TensorArt, bir blokzincir değil; merkezi bir servis. Ve merkezi servisler, kullanıcı verilerini tek taraflı olarak kontrol edebilir.
Teknik Bir Arıza mı, Yoksa Bir Strateji mi?
Bazı kullanıcılar bu durumu bir “sistem hatası” olarak yorumluyor. Ancak bu, teknik olarak çok zor bir senaryo. Binlerce dosyanın aynı anda erişilemez hale gelmesi, rastgele bir arıza değil; bir filtreleme, bir silme veya bir erişim politikası değişikliği anlamına gelir. Daha da ilginci: Sadece kullanıcı yüklemeleri etkileniyor. TensorArt’ın kendi hazırladığı, resmi olarak yayınladığı modeller hâlâ erişilebilir. Bu, bir tercih — bir seçim — demektir. Kullanıcı içerikleri “riskli” olarak işaretlendi mi? Telif hakkı endişesi mi var? Yoksa bu, kullanıcıların platformu “ücretsiz” kullanmalarına izin vermek yerine, onları kendi ticari modellere yönlendirmek için bir taktik mi?
Yapay Zeka Sanatında Mülkiyetin Sonu?
Bu olay, yapay zeka sanatının en kritik sorusunu yeniden gündeme getiriyor: Kimin eseri bu? Algoritma mı? Kullanıcı mı? Platform mu? TensorArt, kullanıcıların yüklediği modelleri silmedi. Sadece erişimini kapatıyor. Bu, bir “yazılımın” değil, bir “sözleşmenin” değişimi. Kullanıcılar, hizmet şartlarını kabul ederken, “platform, içeriğinizi istediğiniz gibi yönetebilir” diyordu. Ama bu, artık bir sözleşmeden çok, bir hak ihlali.
Artık, bir sanatçı, kendi tarzını bir LoRA’ya dönüştürdüğünde, bu eserinin kendi kontrolünde olmayacağını bilmeli. Platform, bir gün, bu eseri gizleyebilir. Ya da silebilir. Ya da sizi ücretlendirerek geri verebilir. Bu, kreatif özgürlüğün sonu demek. Çünkü özgürlük, yalnızca üretme değil, aynı zamanda sahip olma ve erişim hakkıdır.
Ne Yapmalıyız?
- Kendi modellerinizi yerel olarak saklayın. TensorArt’a güvenmeyin. Her LoRA’yı indirip, kendi cihazınıza kaydedin.
- Open-source platformlara geçin. Hugging Face, CivitAI gibi platformlar, kullanıcı mülkiyetini koruyor.
- Topluluğu bilinçlendirin. Bu durumu sosyal medyada paylaşın. Sessizlik, kabul demektir.
- Yasal olarak bir talep oluşturun. Eğer bu modeller ticari olarak kullanılıyorsa, veri mülkiyeti hakkınız var. Avukatınızla görüşün.
TensorArt, bir zamanlar sanatçıların elini tutan bir araçtı. Şimdi, onların eserlerini bir kilitli rafın arkasına koyan bir depo haline geldi. Ve bu, sadece bir platformun hatası değil. Dijital çağın en büyük kırılganlığı: Kreatif özgürlüğümüz, bir şirketin kararlarına bağlı.


