Sam Altman ve Dario Amodei'nin El Sıkışmaması: AI Savaşının Yeni Sembolü

Sam Altman ve Dario Amodei'nin El Sıkışmaması: AI Savaşının Yeni Sembolü
El Sıkışmak Yeterli Değil: AI Devleri Arasında Yeni Bir Sınır
2026 Şubat’ında Hindistan’ın New Delhi kentinde düzenlenen India AI Impact Summit’de, yapay zekânın en önemli iki ismi — OpenAI’nin Sam Altman’ı ve Anthropic’ın Dario Amodei’si — birbirlerine uzanan ellerini kırmadan geçti. Sadece bir el sıkışma değil, bir simge. Bu eylem, teknoloji tarihinde bir dönüm noktası olarak kaydedilebilir. Çünkü bu, bir soğuk sohbet değil, bir siyasi ilan. İki şirketin birbirini tanımaması değil, birbirini tanımayı reddetmesiydi.
Neden El Sıkışmak Bu Kadar Önemli?
AI dünyasında el sıkışma, sadece kibarlık değil, ittifakın sembolüdür. Google’ın DeepMind ile OpenAI arasında 2023’teki bir etkinlikteki el sıkışma, AI’daki ortak bir vizyonun varlığını göstermişti. Ama Altman ve Amodei’nin bu durum, tam tersini ifade ediyor: ‘Biz aynı oyunu oynamıyoruz.’ Amodei, AI güvenliği için ‘kademeli, şeffaf, düzenlenebilir’ bir yaklaşım savunurken, Altman daha agresif, ölçeklenebilir ve hatta bazıları tarafından ‘riskli’ olarak tanımlanan bir yol izliyor. Bu ikili, teknolojiyi değil, etikleri farklı şekilde tasarlıyor.
İki Farklı Felsefe, Aynı Pazarda
- OpenAI: Hız, ölçek, ticari dominasyon. GPT-4, Sora, otonom agenslerle dünya üzerindeki etkiyi artırmak istiyor. Altman, AI’nın ‘insanlık için en büyük araç’ olduğunu savunur, ama bunu piyasa gücüyle sağlayacak şekilde tasarlıyor.
- Anthropic: Güvenlik, kontrol, sınırlar. Claude serisi, ‘konuşma’ değil, ‘düşünme’ odaklıdır. Amodei, AI’nın ‘kötüye kullanılabilecek’ potansiyelini önleyen ‘sınır koyucu’ kuralların ön planda olması gerektiğini savunur. 2025’te yayınladığı ‘Constitutional AI’ belgesi, AI’nın etik bir anayasa ile çalışmasını öngörüyor.
Bu iki yaklaşım, birbirine tamamlayıcı değil, karşıt. Altman, AI’nın ‘kendini geliştirebilir’ olmasının kaçınılmaz olduğunu düşünür. Amodei ise, ‘kendini geliştirebilir’ olmasının, insan kontrolünün sonu demek olduğunu iddia eder. Bu yüzden, el sıkışmak — ki bu, bir işbirliği, bir ittifak, bir anlaşmazlığın geçici bir duraklama anlamına gelir — her iki lider için de bir tür itiraz olurdu.
India AI Summit: Sadece Bir Etkinlik mi?
Hindistan, 2026’da AI’da dünya lideri olma hedefiyle büyük yatırımlar yapıyor. Bu zirve, ABD, Çin ve AB’nin AI politikalarını karşılaştırmak için bir platformdu. Altman, burada ‘AI’ya yatırım yapmayan ülkelerin 2030’da ekonomik arka planda kalacağını’ söyledi. Amodei ise, ‘güvenli AI’ya yatırım yapmayan ülkelerin demokrasiyi kaybedebileceğini’ vurguladı. İkisinin de konuşmaları aynı platformda, ama tamamen farklı dillerdeydi. El sıkışmamak, bu iki vizyonun aynı zeminde buluşamayacağını gösteren en net sembol oldu.
Yeni Bir Savaşın Başlangıcı: Güvenlik mi, İlerleme mi?
2026 itibarıyla, AI sektöründe artık sadece teknoloji yarışması değil, felsefi savaşlar var. OpenAI, Silicon Valley’in ‘yapabildiğin her şeyi yap’ anlayışının son temsilcisi. Anthropic, Avrupa’nın ‘yapmamalı olduğun şeyleri yasakla’ yaklaşımının Amerikan versiyonu. Bu iki model, birbirini tamamlayamaz; biri diğerini yok etmeye çalışır. Altman’ın 2025’te açıkladığı ‘AGI’ (Genel Yapay Zeka) hedefi, Amodei’nin 2024’teki ‘AI’ya yasak koyan’ yasaları tamamen çiğner. El sıkışmamak, bu çatışmanın sadece kişisel bir gerginlik olmadığını, kurumsal ve ideolojik bir ayrım olduğunu gösteriyor.
Ne Anlama Geliyor?
Şimdiye kadar, AI devleri birbirlerini ‘yakın rakip’ olarak görürdü. Ama artık, biri diğerini ‘tehlike’ olarak görüyor. Altman, Amodei’yi ‘korkak bir reformist’ olarak niteledi. Amodei ise Altman’ı ‘kendini kurtarmak için insanlığı riske atan bir kaptan’ olarak tanımladı. Bu iki liderin, birbirlerinin şirketlerinin yazılımlarını bile kritik şekilde eleştirmesi, artık bir rekabet değil, bir ideolojik savaşa dönüşüyor. Bu yüzden, el sıkışmak — ki bu, birbirini tanımak, kabul etmek, biraz da saygıyı göstermek demek — artık mümkün değil.
Gelecek: Kim Kazanacak?
Yasalar, hükümetler, kamuoyu — bu savaşın sonucunu onlar belirleyecek. ABD, Altman’ın hızlı gelişim modelini destekliyor. AB ise Amodei’nin ‘güvenlik ilkeli’ yaklaşımına yakın. Çin ise tamamen farklı bir yol izliyor. Bu üç blok, 2030’a kadar dünya AI sistemlerini şekillendirecek. Ve bu iki adamın el sıkışmaması, sadece bir fotoğraf değil — geleceğin bir işaretidir: İlerleme ve güvenlik, artık aynı masada oturamıyor.


