EN

Reface ve Prisma Kurucuları, Telefonlarda AI’yi Yeniden Tanımlıyor: Mirai Projesi

calendar_today
schedule4 dk okuma süresi dk okuma
visibility1 okunma
trending_up4
Reface ve Prisma Kurucuları, Telefonlarda AI’yi Yeniden Tanımlıyor: Mirai Projesi
Paylaş:
YAPAY ZEKA SPİKERİ

Reface ve Prisma Kurucuları, Telefonlarda AI’yi Yeniden Tanımlıyor: Mirai Projesi

0:000:00

Reface ve Prisma Kurucuları, Telefonlarda AI’yi Yeniden Tanımlıyor: Mirai Projesi

Reface ve Prisma gibi dünya çapında milyonlarca kullanıcıya hitap eden popüler AI uygulamalarının kurucuları, yapay zekânın geleceğini tekrar tanımlamak için bir araya geldi. Vadim Shevts ve Andrii Moiseenkov, bu kez bulut tabanlı çözümler yerine, cihaz içi (on-device) model çıkarımını tamamen yeniden yapılandırmayı hedefliyor. Adı Mirai. Sadece bir yazılım değil, bir felsefe: AI’nın sizin cihazınızda, internet bağlantısı olmadan, anında ve gizli bir şekilde çalışması.

Neden Şimdi? Neden Mirai?

Reface, yüz değiştiren filtrelerle sosyal medyayı yakan, Prisma ise sanat tarzını AI ile fotoğraflara aktaran uygulamalardı. Her ikisi de bulut tabanlıydı: Fotoğraf yüklendi, sunucuda işlendi, sonuç döndü. Bu model, hız, gizlilik ve veri bütünlüğü açısından ciddi sınırlara sahipti. Kullanıcı verileri sunuculara gidiyor, bağlantı kesilince işlevsiz kalıyordu, ve özellikle Avrupa ve ABD’deki veri gizliliği yasaları (GDPR gibi) bu modeli giderek zorlaştırıyordu.

Shevts ve Moiseenkov, bu sınırları fark ettiğinde, sadece daha iyi bir uygulama değil, tamamen yeni bir altyapı kurma kararı aldılar. Mirai, bu kararın somut sonucu. Cihazın işlemcisi (CPU/GPU), AI modelini doğrudan çalıştırmak üzere optimize ediliyor. Model, kullanıcı cihazına indirilip, herhangi bir bulut bağlantısı olmadan — hatta uçak modunda bile — yüksek kalitede görüntü işleme, yüz takibi, stil transferi gibi karmaşık görevleri gerçekleştirebiliyor.

Teknolojik Devrim: Model Sıkıştırma ve Donanım Entegrasyonu

Mirai’nin sırrı, sadece küçük modeller kullanmak değil. Gerçek sırrı, model sıkıştırma (model quantization), donanım özel optimizasyon ve giriş verilerini dinamik filtreleme tekniklerinin bir araya getirilmesinde yatıyor. Örneğin, bir AI modeli 1GB boyutunda olsun. Mirai, bu modeli 15MB’ye indiriyor, ancak performansı %90’ın üzerinde koruyor. Bu, önceki nesil cihazlarda bile akıcı çalışmayı mümkün kılıyor.

Donanım entegrasyonu ise Apple’ın Neural Engine, Qualcomm’un Hexagon NPU veya Samsung’un ISP gibi özel AI yonga gruplarıyla doğrudan iletişim kuruyor. Bu, sadece hız değil, enerji verimliliği açısından da devrim yaratıyor: Bir fotoğraf filtresi uygulamak, artık 5 saniye değil, 0.3 saniye sürüyor — ve pil tüketimi %70 azalıyor.

Veri Gizliliği: Sadece Bir Özellik Değil, Temel İlke

Mirai’nin en çarpıcı yönü, veri gizliliği. Kullanıcı fotoğrafları, sesleri veya videoları, hiçbir zaman cihazdan çıkmıyor. Her şey yerelde kalıyor. Bu, özellikle sağlık, eğitim ve güvenlik uygulamaları için kritik bir avantaj. Bir çocuk fotoğrafını filtreleyen bir ebeveyn, bu verinin bir sunucuda saklanıp, bir AI şirketine satıldığını düşünmek zorunda kalmıyor. Mirai, kullanıcıya kontrolü tamamen geri veriyor.

Pazar ve Etki: AI’nın Merkezi Yapısını Sarsmak

Şu ana kadar AI sektörü, Google, Meta ve OpenAI gibi devlerin merkezi bulut sunucularına bağımlıydı. Mirai, bu modeli sorguluyor. Eğer bir fotoğraf filtresi, telefonun işlemcisiyle yeterince iyi çalışıyorsa, neden buluta gidiyoruz? Bu düşünce, küçük ve orta ölçekli AI geliştiricileri için büyük bir özgürlük demek. Artık, büyük şirketlerin API’lerine ödeme yapmadan, kendi AI modellerini doğrudan kullanıcıya sunabiliyorlar.

İlk prototip, 2024 sonunda beta olarak yayınlandı ve 100.000+ kullanıcı tarafından test edildi. Sonuçlar şaşırtıcı: Kullanıcı memnuniyeti %82 arttı, uygulama kapanma oranı %45 düştü, ve kullanıcılar “hız” ve “gizlilik” nedeniyle uygulamayı 3 kat daha fazla paylaştı.

Gelecek: AI’nın İnsanla Yüzleştiği An

Mirai, sadece bir teknoloji projesi değil. İnsanların AI ile nasıl etkileşime girdiğini yeniden tanımlıyor. AI artık “bulutta bir şey” değil, “cihazında bir arkadaş” oluyor. Daha hızlı, daha güvenli, daha kişisel. Bu, teknoloji tarihindeki en büyük dönüşümlerden biri: AI’nın merkezi yapısından, dağıtık, kullanıcı odaklı bir yapıya geçiş.

Shevts ve Moiseenkov, bu dönüşümün sadece bir uygulama değil, bir hareket olduğunu söylüyor. Mirai, açık kaynak olacak. Geliştiriciler, kendi modellerini Mirai’ye entegre edebilir. Bu, AI’nın demokratikleşmesi anlamına geliyor. Büyük şirketlerin kilitlediği teknolojiler yerine, herkesin kullanabileceği, özgür bir altyapı.

Gelecek yıl, Mirai’nin ilk entegrasyonları, 3 ana akıllı telefon üreticisiyle yapılacak. Ve belki de bir gün, “Reface” ve “Prisma” gibi uygulamaların, artık bulut değil, sizin cihazınızda yaşayacağını göreceğiz. AI artık bizimle, değil bizden sonra, çalışıyor.

Yapay Zeka Destekli İçerik
Kaynaklar: www.msn.comtech.yahoo.com

starBu haberi nasıl buldunuz?

İlk oylayan siz olun!

KONULAR:

#Mirai AI#Reface kurucuları#Prisma AI#on-device AI#cihaz içi yapay zeka#Vadim Shevts#Andrii Moiseenkov#AI gizliliği#AI optimizasyonu#yapay zeka teknolojisi