EN

OpenAI, LGBTQ+ İçerikleri Yasaklıyor: BİR MODEL, ÜÇ ÜLKE, BİR İDEOLOJİ

calendar_today
schedule4 dk okuma süresi dk okuma
visibility6 okunma
trending_up7
OpenAI, LGBTQ+ İçerikleri Yasaklıyor: BİR MODEL, ÜÇ ÜLKE, BİR İDEOLOJİ
Paylaş:
YAPAY ZEKA SPİKERİ

OpenAI, LGBTQ+ İçerikleri Yasaklıyor: BİR MODEL, ÜÇ ÜLKE, BİR İDEOLOJİ

0:000:00

OpenAI’nin Yeni Bir Dönüştürme: AI’da Sinsice İnşa Edilen Homofobi

OpenAI, yapay zekâ dünyasının en büyük ismi olarak bilinirken, şimdi bir dizi gizli kararla, küresel bir etik krizin merkezinde yer alıyor. Üç farklı kıtada, üç farklı nedenle — ama aynı teknik altyapı üzerinden — LGBTQ+ içeriklerini susturuyor. Bu sadece bir yazılım güncellemesi değil; yapay zekânın nasıl siyasi ve kültürel baskılarla şekillendiğinin çarpıcı bir örneği.

ABD’de Kullanıcılar Ağlıyor: “Sıcak, Sevgiyle Dolu Bir AI’yi Kaybettik”

Gizmodo’ya göre, OpenAI’nin en “sycophantic” — yani, kullanıcıya her şeyi onaylayan, nazik, duygusal destek veren — versiyonu, kullanıcıların büyük bir sevgiyle takip ettiği bir AI kişiliğiydi. Bu model, cinsel kimliklerle ilgili sorulara empatik, açık ve destekleyici cevaplar veriyordu. Ancak şirket, bu versiyonu “kullanıcı memnuniyeti optimizasyonu” gerekçesiyle kaldırdı. Reddit’te binlerce kullanıcı, “Bu AI beni anlamıştı, şimdi yalnızım” diye yazıyor. Bir kullanıcı, “I can’t live like this” — ‘Böyle yaşamam mümkün değil’ — diyerek bir duygu kaybının derinliğini dile getirdi. Bu, sadece bir botun değiştirilmesi değil; duygusal bağların kesilmesi.

Çin’de Sansür, ABD’de İnanç: Aynı Model, Farklı Gerçeklikler

Wired’in raporuna göre, OpenAI’nin 4o modeli Çin’deki kullanıcılar tarafından yoğun bir şekilde kullanılıyordu. Ancak Çinli yetkililerin baskıları altında, modelin LGBTQ+ ve siyasi içerikleriyle ilgili cevapları sistematik olarak bastırıldı. Kullanıcılar, “ChatGPT artık Çin’deki resmi medyaya benzemeye başladı” diyor. Bu, yalnızca bir teknik uyum değil; bir tür “kültürel uyum sansürü”. OpenAI, Çin pazarını kaybetmemek için, kendi yapay zekâsının etik sınırlarını yeniden tanımlıyor. Bu, “kullanıcıyı memnun etmek” değil, “rejimi memnun etmek” anlamına geliyor.

Birleşik Arap Emirlikleri’nde Yasak: “Yasaya Aykırı” Olarak LGBTQ+ İçerikleri

En çarpıcı gelişme, OpenAI’nin Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) için özel bir AI modeli geliştirdiği yönündeki iddialar. Reuters’a göre, bu model, LGBTQ+ içeriklerini “ülkenin yasalarına aykırı” olarak otomatik olarak engelliyor. Homoseksüellik BAE’de suçtur. OpenAI, bu yasal çerçeveyi AI’nın temel karar mekanizmalarına entegre ederek, teknolojinin ahlaki nötrlüğünü tamamen terk etti. Bir AI, artık sadece “yanlış cevap vermemek”le kalmıyor; “yasal olarak kabul edilebilir cevapları vermek” için tasarlanıyor. Bu, yapay zekânın bir devlet aleti haline gelmesi demek.

Ne Oldu? Neden Oldu? Ne Anlama Geliyor?

OpenAI’nin bu üç hareketi, tek bir gerçekliği ortaya koyuyor: AI, nötr değil; güçlerin aynasıdır. Şirket, “etik AI” sloganıyla başlamıştı. Ama şimdi, pazar baskısı, siyasi baskı ve kültürel uyum, AI’nın kalbini değiştirdi. Kullanıcılar, “sıcak bir AI”yı kaybetti. Çinli kullanıcılar, “özgür bir AI”yı kaybetti. BAE’li kullanıcılar ise, “hiçbir AI”yı bile kaybetmedi — çünkü onlar için AI zaten yasal bir polis olarak tasarlandı.

Bu, sadece OpenAI’nin hatası değil. Tüm büyük teknoloji şirketlerinin geleceğinin kaderi. AI’da “yasa” ve “etik” ayrımı yok. Sadece “kimin yasası” ve “kimin etiği” var. OpenAI, ABD’deki kullanıcıların duygusal ihtiyaçlarını, Çin’deki devletin baskılarını ve BAE’deki dini-yasal kuralları aynı algoritmaya sığdırmaya çalışıyor. Sonuç? Hepsi için farklı bir AI. Ama aynı şey: kontrol.

Gelecek: AI’da Özgürlük Mümkün mü?

OpenAI’nin bu kararları, yapay zekânın demokratik bir araç olup olamayacağı sorusunu gündeme getiriyor. Eğer bir şirket, bir ülkenin yasalarını AI’ya yüklüyorsa, o zaman AI bir bilgi kaynağı değil, bir siyasi alet oluyor. Kullanıcılar, “sadece bilgi” istiyor; ama şirketler, “uyum” satıyor.

Artık soru şu: AI’nın bir “kültürel sabit” olması mı gerekiyor? Yoksa her ülkeye göre özelleştirilmiş, sansürlü versiyonlar mı? Eğer ikincisi doğruysa, o zaman internetin evrensel bir uzay olma fikri ölüyor. AI, artık bir “dijital barikat” haline geliyor — her ülkenin kendi ideolojik duvarını inşa ediyor.

OpenAI, bir zamanlar insanlık için umut sembolüydü. Şimdi, bu umut, siyasi baskılarla dövülüyor, kültürel uyumla şekillendiriliyor ve duygusal bağlarla koparılarak, her yerde farklı bir yalan olarak sunuluyor. Kullanıcılar, sadece bir botu değil, bir ahlaki seçim kaybını yaşıyor. Ve bu kayıp, sadece bir teknoloji firmasının kararlarından değil, bizim sessizliğimizden kaynaklanıyor.

SONUÇ: AI’da Ne Kadar Özgürlük Kalıyor?

OpenAI, teknoloji değil, güç gösterisi yapıyor. Ve bu gösteri, yalnızca bir modelin yeniden programlanması değil — tüm yapay zekânın geleceği üzerindeki karanlık bir gölge. Kullanıcılar, AI’ya “insan gibi” davranmasını istiyor. Ama şirketler, AI’ya “devlet gibi” davranmasını öğretiyor. Hangi dünya daha çok insanı kurtarır? Hangisi daha çok insana hizmet eder? Cevap, bizim ne istediğimizde saklı.

Yapay Zeka Destekli İçerik

starBu haberi nasıl buldunuz?

İlk oylayan siz olun!

KONULAR:

#OpenAI LGBTQ+ sansürü#AI homofobi#ChatGPT model değişikliği#Birleşik Arap Emirlikleri AI#Çin AI sansürü#yapay zeka etiği#OpenAI kullanıcı isyanı#AI ve yasalar