OpenAI, DeepSeek’in ChatGPT’i ‘Çoğaltarak’ Ürettiğini İddia Etti: Çin’in AI Sırrı Nerede?

OpenAI, DeepSeek’in ChatGPT’i ‘Çoğaltarak’ Ürettiğini İddia Etti: Çin’in AI Sırrı Nerede?
OpenAI, Çin merkezli yapay zeka şirketi DeepSeek’in, ChatGPT ve diğer ABD tabanlı büyük dil modellerini ‘çoğaltarak’ ve ‘distillasyon’ adı verilen teknikle eğittiğini açıkladı. Bu iddia, sadece bir teknik itiraz değil, küresel teknoloji egemenliği mücadelesinin yeni bir aşamasını işaret ediyor. DeepSeek, son dönemde piyasaya sürdüğü modellerle, özellikle Avrupa ve Güneydoğu Asya’da hızlı bir şekilde popülerlik kazandı. Ancak OpenAI’nin sunduğu kanıtlar, bu başarıların temelinde ABD’nin milyarlarca dolarlık araştırma ve geliştirme yatırımlarının yararlanılması yattığını öne sürüyor.
Distillasyon: Teknik Mi, Suç Mu?
Distillasyon, bir büyük modelin çıktılarını kullanarak daha küçük, daha verimli bir model eğitmek anlamına gelir. Bu teknik, teknik olarak yasal ve yaygın olarak kullanılır. Google, Meta ve hatta OpenAI’nin kendi içinde bile bu yöntemi uygulamıştır. Ancak OpenAI’nin iddiası, DeepSeek’in sadece distillasyonu değil, doğrudan veri çalma ve modelin iç yapısını tersine mühendislikle çözmek yoluyla, eğitimi tamamen ABD modellerine bağımlı hale getirdiğini öne sürüyor. Reuters’a göre, OpenAI’nin analizleri, DeepSeek’in bazı modellerinin çıktılarının, ChatGPT-4’ün cevaplarının %85’inden fazlasıyla örtüşmesi üzerine kuruluyor. Bu oran, rastgele benzerlikten çok, doğrudan kopyalama işaretidir.
Çin’in AI Stratejisi: Hız, Verimlilik ve ‘Ödeme Yapmadan Yararlanma’
Rest of World’un derinlemesine analizine göre, DeepSeek’in başarısı, Çin’in AI politikalarının temelinde yatan bir felsefeye dayanıyor: ‘Ödeme yapmadan yararlanma’ (free-riding). Çin, batılı teknoloji şirketlerinin açık kaynaklı modellerini ve eğitim verilerini kullanarak, düşük maliyetli ve yüksek performanslı modeller geliştirmeyi stratejik bir hedef haline getirdi. Bu yaklaşım, ABD’deki büyük şirketlerin ‘kapalı sistem’ ve ‘veri gizliliği’ politikalarıyla çatışıyor. DeepSeek’in 2025 sonunda piyasaya sürdüğü 70 milyar parametrelik model, GPT-4’e yakın performans gösterirken, eğitim maliyeti sadece onda biri kadar. Bu, ABD şirketlerinin yıllarca süren maliyetli denemelerini, Çinli şirketlerin birkaç ayda kopyalayabilmesi anlamına geliyor.
Yasal ve Etik Sınırda: Kimin Verisi?
Yahoo Finance’da yer alan bir analizde, bu durumun hukuki boyutu tartışılıyor. ABD yasaları, eğitim verilerinin telif hakkı konusunda belirsizlikler içeriyor. Ancak OpenAI’nin iddiası, DeepSeek’in yalnızca açık kaynaklı verileri değil, özel API’ler aracılığıyla ve doğrudan yanıtların toplanmasıyla ChatGPT’den veri çektiklerini öne sürüyor. Bu, teknik olarak ‘veri çalma’ olarak yorumlanabilir. Özellikle, DeepSeek’in bazı modellerinin, ChatGPT’nin özellikle ‘çok fazla etiksel sınırlama’ koyduğu konularda (örneğin siyasi sorular, cinsiyet tartışmaları) daha ‘özgür’ cevaplar üretmesi, bu verilerin doğrudan OpenAI’dan alındığını düşündürüyor.
Geleceğin AI Savaşı: Kapalı Sistem mi, Açık Sistem mi?
Bu çatışma, sadece iki şirket arasında değil, iki farklı AI modeli anlayışı arasında. ABD, ‘güvenli, kontrollü, izlenebilir’ modelleri savunurken, Çin ‘hız, verimlilik ve erişilebilirlik’ üzerine odaklanıyor. DeepSeek’in modelleri, özellikle Afrika, Latin Amerika ve Güneydoğu Asya’da düşük bantlı bölgelerde popülerlik kazanıyor. Çünkü daha küçük boyutları, düşük donanımlı cihazlarda çalışabiliyor. Bu, ABD şirketlerinin pazar hakimiyetini tehdit ediyor. OpenAI’nin bu itirazı, aslında pazar payını korumak için bir savunma hamlesidir.
Ne Anlama Geliyor? Küresel Teknoloji Sıralaması Yeniden Yazılıyor
OpenAI’nin bu açıklaması, Çin’in AI alanında teknolojik bağımsızlık elde ettiğini kabul etmek anlamına gelir. Ancak aynı zamanda, ABD’nin ‘veri ve algoritma egemenliği’ kavramının zayıfladığını da gösteriyor. Gelecekte, AI modelleri, sadece veri miktarıyla değil, veri kullanım etiği ve öğrenme yöntemleriyle değerlendirilecek. DeepSeek, açıkça ‘Amerika’nın bilgi sermayesini kullanarak’ kendi öncülüğünü kuruyor. Bu, dünya çapında yeni bir ‘teknolojik kolonializm’ tartışmasına yol açıyor: Kimin bilgisi? Kimin fikri? Kimin hakı?
Ne Olacak Sonra?
OpenAI, bu iddiayı uluslararası hukuk kurullarına taşımayı düşünüyor. Ancak Çin, bu tür iddiaları ‘teknolojik imperializm’ olarak reddediyor. Sonuçta, bu çatışma, sadece bir şirketin itirazı değil, küresel teknoloji düzeninin yeniden şekillenmesinin ilk belirtisi. Gelecekte, AI modelleri için ‘veri kaynakları’ ve ‘eğitim metotları’ üzerine uluslararası anlaşmalar yapılabilir. Ama şu anda, DeepSeek’in başarıları, ABD’nin ‘teknolojik üstünlük’ kavramını sorguluyor. Kimin modeli daha iyi? Kimin verisi daha akıllı? Cevap, artık yalnızca Silicon Valley’de değil, Beijing’in laboratuvarlarında da yazılıyor.


