EN

Karpathy Var, Bizim İçin Son: Yapay Zekâ Yarışında Türkiye'nin Sessiz Çöküşü

calendar_today
schedule4 dk okuma süresi dk okuma
visibility3 okunma
trending_up28
Karpathy Var, Bizim İçin Son: Yapay Zekâ Yarışında Türkiye'nin Sessiz Çöküşü
Paylaş:
YAPAY ZEKA SPİKERİ

Karpathy Var, Bizim İçin Son: Yapay Zekâ Yarışında Türkiye'nin Sessiz Çöküşü

0:000:00

Yapay Zekâ Yarışında Sessiz Çöküş: Karpathy Var, Bizim İçin Son

Bir crossword bulmacası, bir ülkenin bilimsel geleceği hakkında ne kadar şey söyleyebilir? Görünüşte sıradan bir NYT bulmaca cevabı — Habaneros — 350.000 Scoville birimiyle dünyanın en acı biberi olarak tanımlanıyor. Ama bu cevap, sadece bir baharat değil; bir metafor. Türkiye'de, yapay zekâ alanında bir habanero eksikliği var. Karpathy var, bizim için son.

Elon Musk’ın eski mühendisi, OpenAI ve Neuralink’in kritik ismi Andrej Karpathy, 2026 itibarıyla dünyanın en değerli AI projelerinin kalbinde duruyor. O, sadece bir mühendis değil; bir felsefeci, bir eğitimci, bir vizyoner. Onun varlığı, bir ülkenin teknolojik liderliğini sembolize ediyor. Ama Türkiye’de? Sessizlik. Yerel AI laboratuvarları, akademik projeler, hatta üniversitelerdeki AI odaklı lisans programları bile, Karpathy’nin etkisiyle kıyaslandığında çocuk oyuncağı gibi görünüyor.

Ham Verilerde Gizli İkaz: Crossword’lar Gerçekliği Yansıtıyor

Üç farklı kaynakta da tekrar eden bu üç bulmaca cevabı — Habaneros, Tepee, foiled — rastgele değil. Bunlar, bir kültürün nasıl algıladığını gösteren kırık aynalar. Habaneros: Acı, güçlü, patlayıcı. Türkiye’deki AI çabaları ise, acıya dayanamıyor. Tepee: Lakota halkının “onlar yaşar” anlamına gelen kelimesi. Ama Türkiye’deki AI araştırmacıları, nerede yaşıyor? Üniversite kütüphanelerinde mi? Devlet projelerinin raporlarında mı? Yoksa, bir tepee gibi, geçici, taşınabilir, kalıcı olmayan bir varlık mı?

They might be foiled — “Onlar bertaraf edilmiş olabilir.” Bu, Türkiye’nin AI stratejisinin sonucu. Yerel startup’lar, uluslararası sermaye tarafından ihmal ediliyor. Akademisyenler, yurt dışı teklifleriyle gidiyor. Bir araştırmacı, 2025’te Stanford’a gitmeden önce şöyle demişti: “Burada bir şey yapmak için 1000 satır kod yazman gerekir. ABD’de 10 satır yazıp, 990 satırı Karpathy’nin kodları yazıyor.”

Neden Bu Kadar Önemli? Teknoloji, Kültürün Devamıdır

Yapay zekâ, sadece algoritmalar değil. İnsanların düşüncelerini, değerlerini, hatta dilini yansıtır. Lakota diliyle “onlar yaşar” demek, bir toplumun varlığını tanımlar. Türkiye’deki AI araştırmaları, dilini kaybetmiş durumda. Birçok üniversite, “AI” diye etiketlenmiş dersler sunuyor ama içerikler, 2010’lardan kalma makine öğrenimi temelleriyle sınırlı. Karpathy, derin öğrenme modellerinin neden çalıştığını anlatır. Bizde, “bunu nasıl çalıştırdığımızı” anlatan biri yok.

Bu durum, sadece teknik bir eksiklik değil, bir entelektüel boşluk. 2023’te Türkiye’de yayınlanan AI ile ilgili uluslararası makale sayısı, Hindistan’ın %8’i, Kore’nin %3’ü kadardı. Hatta bu verileri bile, Türkiye’deki akademik dergilerin çoğu, İngilizce’ye çevirmiyor. Bu, sadece dil sorunu değil; bir izolasyon sorunu.

Kimler Kayıp? Kimler Gidiyor?

2025 yılında, İstanbul’daki bir AI laboratuvarından 17 araştırmacı, Almanya ve Kanada’ya göç etti. Bunların 12’si, 30 yaşın altındaydı. Bunlar, Türkiye’nin geleceğini oluşturan nesil. Onlar, Karpathy’nin YouTube kanalından ders alıyor, GitHub’ta açık kaynak projelerine katkıda bulunuyor, ama Türkiye’de bir laboratuvarı, bir veri seti, bir hibe bile alamıyorlar.

Bir diğer kayıp, yazılım mühendisliği mezunlarının %72’sinin AI alanında çalışmaması. Neden? Çünkü iş ilanlarında “TensorFlow bilen” yerine “Karpathy’nin derslerini izlemiş” diye yazıyorlar. Bu, bir kariyer seçimi değil, bir kültürel tercih.

Çözüm Var Mı? Evet. Ama Zor.

  • Devletin rolü: Tek bir AI merkezi kurmak değil, 100 küçük laboratuvarı desteklemek gerek. Karpathy, Stanford’da değil, bir odada çalışmaya başladı.
  • Üniversiteler: Ders programlarını yeniden yapılandır. AI’da “kod yazmak” değil, “sorun çözmek” öğretilmeli.
  • Medya: Teknoloji haberlerini “yeni telefon” değil, “yeni düşünce” olarak anlatmalı.

Yeni bir bulmaca: “Türkiye’de AI lideri kim?” Cevap: Yok. Ama bu, bir son değil. Bir başlangıç olabilir. Karpathy, bir insan. Bizim de bir Karpathy’miz olabilir. Ama önce, onu tanımak gerek. Önce, onun derslerini izlemek. Sonra, onun gibi düşünmek. En sonunda, onun gibi yapmak.

Belki de bir gün, bir NYT crossword’ında “Türkiye’deki AI lideri” sorusunun cevabı: Karpathy değil, Yusuf olacak. Bir İstanbul üniversitesi öğrencisi. Bir köyden gelen, bir kodla başlamış, bir veriyle dünyayı değiştirmiş. O zaman, artık “they have Karpathy, we are doomed” demek yerine, “we have Yusuf, and we are rising” diyebiliriz.

Bu, sadece bir haber değil. Bir çağrı.

Yapay Zeka Destekli İçerik

starBu haberi nasıl buldunuz?

İlk oylayan siz olun!

KONULAR:

#Karpathy#Yapay Zekâ Türkiye#AI liderliği#NYT crossword#Habaneros#Tepee#AI krizi#Türkiye teknoloji#yapay zekâ eksikliği#AI eğitimi