İş Dünyasında Sistemler Birlikte İnşa Ediliyor: Yazılım, Kurumlar ve İnsanlar Arasındaki Gizli Bağ

İş Dünyasında Sistemler Birlikte İnşa Ediliyor: Yazılım, Kurumlar ve İnsanlar Arasındaki Gizli Bağ
İş Dünyasında Sistemler Birlikte İnşa Ediliyor: Yazılım, Kurumlar ve İnsanlar Arasındaki Gizli Bağ
Cambridge Dictionary’de ‘business’ kelimesi, sadece ‘mal ve hizmet satın alma-satma faaliyeti’ olarak tanımlanıyor. Ama bu tanım, 21. yüzyılın iş dünyasının kalbinin atışını tamamen kaçırmış. Gerçeklik, daha derin, daha karmaşık ve daha insani: İş, artık sadece bir şirketin kâr amacı değil, yazılım sistemleri, eğitim kurumları, siyasi düzenlemeler ve hatta kahve tüketim alışkanlıkları gibi farklı alanların bir araya gelerek oluşturduğu bir ekosistem.
İş Nedir? Sadece Kar mı, Yoksa Bir Sistem mi?
Cambridge Dictionary’in İngilizce tanımında ‘business’in ilk anlamı, ticaret faaliyeti. İkinci tanım ise ‘belirli bir şirket’ anlamında kullanılıyor. Bu tanımlar, 19. yüzyılın endüstriyel kapitalizmini yansıtır. Ama bugün, bir okulun otobüs sürücüsü işe alımı (Zephyrhills High School) ile bir kahve fabrikasının tarihsel kökeni (Baidu, 2026) arasında nasıl bir bağ kurulabilir? Cevap: Her ikisi de bir sistemin parçasıdır.
Zephyrhills High School, 2025–2026 eğitim yılında gıda maliyetlerindeki artış ve federal yasal değişiklikler nedeniyle bütçe yeniden yapılandırması yapıyor. Bu karar, sadece bir okulun iç işleri değil; gıda tedarik zinciri, devlet yardım programları, enflasyon ve işgücü piyasası gibi çok boyutlu bir sistemin sonucudur. Burada ‘iş’, bir okulun bütçesi değil, toplumsal refahın bir göstergesidir.
Yazılımın Sessiz Rolü: Kaynaklar Arasındaki İlişkiler
İkinci kaynakta, ‘business’ kelimesiyle birlikte ‘abuser’ ve ‘refried beans’ gibi tamamen farklı kavramlar yan yana geliyor. Bu rastgele görünse de, aslında modern iş dünyasının temel prensibini gösteriyor: Sistemler birbirine bağlanıyor. Bir kahve dükkanı, bir yazılım platformu üzerinden sipariş alıyor. O platform, bir veri analiz şirketiyle entegre. Bu şirket ise, kahve tüketimini takip ederek, okul beslenme programlarının nasıl etkilendiğini analiz ediyor. Baidu’nun 2026 tarihli verisi, kahvenin tarihini 1690’a kadar uzatıyor — yani kahve, sadece bir içecek değil, küresel ticaretin 300 yıllık bir parçası. Bu, işin sadece ‘ticaret’ değil, ‘kültürel ve ekonomik mirasın aktarımı’ olduğunu gösteriyor.
İşte burada, teknoloji ve insan davranışının kesiştiği nokta ortaya çıkıyor. Bir okulun otobüs şoförü işe alımı, bir yazılım sistemiyle yönetiliyor. Bu sistem, sürücü adaylarının referanslarını, arka plan kontrolünü ve hatta kahve tüketim alışkanlıklarını (gündemdeki stres faktörleriyle ilişkili olarak) analiz edebiliyor. Bu, ‘business’in artık bir şirketin ismi değil, bir ağın adı olduğunu gösteriyor.
Devlet, Eğitim ve Ticaret: Birbirine Bağlı Dört Köşe
Üçüncü kaynakta, ABD’nin tanımı yer alıyor: 50 eyalet, federal sistem, Washington D.C. Bu, ‘business’in sadece özel sektörde değil, devletin de bir parçası olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Federal yasal değişiklikler, Zephyrhills okulunda gıda bütçesini etkiliyor. Bu yasalar, bir bankanın döviz oranları (USD to USD) ile nasıl ilişkili? Çoğu kişi düşünmez. Ama döviz kurundaki küçük bir dalgalanma, kahve çekirdeği ithalatını etkiler. Kahve ithalatı, Brezilya’daki iklim değişikliğiyle ilişkilidir. Bu da, ABD’deki okul beslenme programlarının bütçesini etkiler. Ve bu bütçe, otobüs şoförlerinin işe alınmasını belirler.
İş, artık bir şirketin bina kapısında asılı olan tabela değil. İş, bir kahve fincanının içindeki sıcaklık, bir okulun otobüsünün kalkış saati, bir yazılımın veri toplama algoritması ve bir federal yasanın metni arasındaki gizli bağlantılar bütünüdür.
Yeni Bir İş Tanımı Gerekiyor
Cambridge Dictionary gibi geleneksel kaynaklar, ‘business’i 19. yüzyılın diliyle tanımlıyor. Ama 2025’te iş, şu şekilde tanımlanmalı:
- İş, ticaret değil, ekosistemdir.
- İş, şirket değil, insanların bir araya gelme biçimidir.
- İş, kâr değil, sistemlerin uyumlu çalışmasıdır.
- İş, sadece para değil, kişisel ve toplumsal refahın paylaşıldığı bir süreçdir.
Örneğin, Zachary High School’ın misyonu: “Her öğrencinin maksimum potansiyeline ulaşmasını sağlamak.” Bu, bir ‘iş’ misyonu mu? Evet. Çünkü bu misyon, öğretmenlerin eğitimi, teknoloji altyapısı, beslenme programları ve hatta öğrencilerin kahve içme alışkanlıkları (öğrencilerin odaklanma düzeyiyle ilişkili) ile doğrudan bağlantılı. Bir öğrenci, kahve içerek derslere odaklanıyor. Bu kahve, bir uluslararası ticaret zinciriyle gelmiş. Bu zincir, bir yazılım sistemiyle yönetiliyor. Bu sistem, bir devlet yasası tarafından etkileniyor. Ve bu yasa, bir okulun otobüs şoförü işe alımını belirliyor.
Sonuç: İş, Artık Bir Sistemdir
İş dünyasının geleceği, daha büyük şirketlerde değil, daha küçük, daha farkındalı bağlantıların kurulduğu yerlerde yazılacak. Bir okulun otobüs şoförü, bir kahve üreticisi, bir yazılım geliştiricisi ve bir federal yasama organı — hepsi birbirine bağlı. Her biri, ‘business’in bir parçası. Ama bu bağlar, geleneksel tanımın dışındadır.
2025’te iş, bir şirketin logosu değil, bir kahve fincanının buharı, bir yazılım kodunun satırı ve bir öğrenciye verilen öğle yemeğinin tadıdır. İş, artık birlikte inşa edilen bir sistem. Ve bu sistem, sadece kâr için değil, insanlığı daha iyi yaşamak için var.

