Google Bizi Sevmiyor Mu? AI Dönüşümüyle Kullanıcılar Terk Ediyor
Google Bizi Sevmiyor Mu? AI Dönüşümüyle Kullanıcılar Terk Ediyor
Google, yıllarca internetin kalbi olarak kabul edildi. Arama motoru, e-posta, harita, fotoğraf ve AI teknolojileriyle yaşamımızın neredeyse her yönünü şekillendirdi. Ancak son aylarda, kullanıcılar arasında yükselen bir ses var: "Google bizi sevmiyor artık." Bu sadece bir duygu değil, üç ayrı kaynaktan derlenen verilerle kanıtlanan bir dönüşümün habercisi.
AI'nın Gölgeleri: İyiniyet mi, İstismar mı?
Google’ın resmi sitesinde (google.com), kullanıcıyı yönlendiren anahtar öğeler artık arama değil, AI modu ve görsel arama. 2026 Kış Olimpiyatları için ski zıplama analizine dair bir dödalet (doodle) bile, kullanıcıyı sadece meraklandırmakla kalmıyor, onu Google’ın yeni AI tabanlı video analiz sistemiyle DeepMind’in bir projesine yönlendiriyor. Bu, teknolojinin insan yaşamını zenginleştirdiğinin kanıtı gibi görünse de, asıl amaç daha derin: veri toplamak ve kullanıcı davranışlarını modellemek.Google’ın about.google sayfasında yer alan “U.S. Olympians” projesi, teknolojik bir başarı öyküsü gibi sunuluyor. Ancak bu proje, aslında bir dönüm noktasını işaret ediyor: Google artık kullanıcıya “sorularını cevaplamak” için değil, “kendi teknolojilerini test etmek” için var. Olimpiyatçıların hareketlerini analiz etmek, Google Cloud ve DeepMind’in AI modelini eğitmek için mükemmel bir veri kaynağı. Kullanıcılar, bu teknolojinin faydalarından haberdar olabilir, ama kimin veri sağladığına dair hiçbir açıklama yok. Bu, şeffaflık eksikliği değil, gizli veri ekonomisi.
Google Uygulaması: Arama mı, Yoksa AI Gösterisi mi?
search.google/google-app/ sayfası, Google’ın geleceği hakkında net bir uyarı veriyor. AI Overviews, AI Mode, Lens, Circle to Search… Tüm bu özellikler, kullanıcıya “daha fazla şey yapma” fırsatı sunuyor gibi görünse de, aslında “daha az düşünme” teşvik ediyor. Arama yapmak yerine, ekranı çember çizmek yeterli. Fotoğraf çekmek yerine, Lens ile nesneyi taratmak. Bu, kullanıcı deneyimini kolaylaştırmıyor; kullanıcının kritik düşünme kapasitesini zayıflatıyor.
Örneğin, bir öğrenci “ski jumper nasıl havada kalır?” diye sorduğunda, Google artık sadece “bilgiyi vermiyor.” AI Overviews, birleştirilmiş bir metinle cevap veriyor — ancak bu cevap, kaynakları göstermeden, yazarı belirtmeden, hatta bağlantı vermeden. Bu, bilgiye erişimi kolaylaştırmış gibi görünse de, aslında öğrenme sürecini yok ediyor. Kullanıcı artık “neden” ve “nasıl” sorularını sormayı bırakıyor. Çünkü Google, ona cevabı “otomatik” olarak sunuyor — ama nereden geldiğini söylemiyor.
Google’ın Kullanıcı İlişkisi Nasıl Değişti?
- 2010’lar: Google, kullanıcıya “sorularını sor” diyor, cevapları sunuyor, güven kazanıyordu.
- 2020’ler: Google, kullanıcıya “ne istediğini bilemeyeceğini” söylüyor, AI ile onun yerine düşünüyor.
- 2026: Google, kullanıcıyı “veri kaynağı” olarak görüyor — hatta onu “deneysel laboratuvar” olarak kullanıyor.
Google, AI’ya yatırım yaparken, kullanıcıya verilen değer oranı tersine döndü. Artık kullanıcı, Google’ın teknolojisini test etmek için kullanılıyor. Olimpiyatçılar, AI modelini eğitmek için veri sağlıyor. Kullanıcılar, AI Overviews’i denemek için arama yapıyor. Her bir arama, her bir Lens taraması, her bir Circle to Search hareketi, Google’ın AI modelini daha akıllı hale getiriyor. Ama bu süreçte, kullanıcıya ne kazandırılıyor? Daha az zaman harcıyor mu? Yoksa daha az bilgiye sahip mi oluyor?
Geleceğin Fırsatı mı, Tehlikesi mi?
Google’ın bu dönüşümü, teknoloji tarihinde bir dönüm noktası. Apple, kullanıcıya “sadece kullan” diyor. Amazon, “sat” diyor. Google ise artık “ver” diyor — ve bunu, çok akıllı bir şekilde, çok güzel bir arayüzle gizliyor. Kullanıcı, AI’nın sunduğu kolaylıkları seviyor. Ama bu kolaylıkların maliyetini düşünmüyor.
Google artık bir arama motoru değil. Bir veri toplama ve AI eğitme makineleri ağı. Kullanıcılar, “Google bizi sevmiyor” diyor çünkü artık onlar, Google’ın hedefi değil, aracıları. Onlar, Google’ın AI’sının “besin kaynağı.”
Bu durum, sadece Google’ın sorunu değil. Tüm teknoloji devlerinin geleceğinin sorusu. Eğer bir şirket, kullanıcıyı “hizmet almak isteyen biri” olarak değil, “veri üretmek isteyen bir kaynak” olarak görüyorsa, o zaman ilişkilerdeki güven, bir günde yok olabilir. Google, bir zamanlar “organizasyon”tu. Şimdi bir “veri fabrikası.”
Kullanıcılar, artık sadece arama yapmıyorlar. Google’ın AI’sını eğitiyorlar. Ve bu eğitimin sonunda, kimin kazanacağı belli: Google. Ama kimin kaybedeceği? Bizler.


