Eski TikTok Çalışanı, Şirketi Zorbalık ve Sendika Karşıtı Uygulamalarla Suçladı

Eski TikTok Çalışanı, Şirketi Zorbalık ve Sendika Karşıtı Uygulamalarla Suçladı
İddialar ve Yasal Süreç
Eski bir TikTok çalışanı olan Lynda Ouazar, dünyanın en büyük sosyal medya şirketlerinden birinde zorbalık, taciz ve sendika faaliyetlerini engelleme (union busting) iddialarını gündeme getirdi. Ouazar, dört eski meslektaşı ile birlikte TikTok'a karşı yasal işlem başlattı. Bu, TikTok'un son aylarda Birleşik Krallık'taki eski çalışanlarından gelen ikinci dava oldu.
İçerik Denetimi ve Çalışma Koşulları
Lynda Ouazar, şirkette önce içerik denetçisi, daha sonra da harici ajans denetçilerinin çalışmalarını kontrol eden bir kalite kontrol çalışanı olarak görev yaptı. İşe ilk başladığında görevinden memnun olduğunu belirten Ouazar, daha sonra TikTok'ta paylaşılan en aşırı içeriklerle ilgilenen bir iş akışına geçirildiğini ifade etti.
Ouazar, gün boyunca cinsel saldırıya uğrayan çocuklar, istismar edilen kadınlar ve kendine zarar veren bireyler gibi rahatsız edici içeriklere maruz kaldığını belirtti. Bu tür içerikleri günlerce izlemesine rağmen, denetçileri güvende tutmak ve TikTok'un içeriğini etkin bir şekilde denetleyebilmelerini sağlamak için yeterli destek olmadığını öne sürdü.
TikTok'un, denetçilere ihtiyaç duyduklarında mola vermelerini söylediğini ve bir ruh sağlığı destek platformu sunduğunu aktaran Ouazar, uygulamada kendisini ve Sky News'in konuştuğu diğer denetçileri desteklenmiş hissetmediklerini savundu. Aksine, içerik ne kadar rahatsız edici olursa olsun, daha hızlı ve daha sıkı çalışmak için baskı hissettiklerini dile getirdi.
"Yapay Zeka Tarafından Gün Boyu İzleniyorsunuz"
Ouazar'ın en çarpıcı iddialarından biri, çalışanların sürekli izlendiği yönünde. "Gün boyunca yapay zeka tarafından izleniyorsunuz" diyen Ouazar, denetçilerin hedeflere ulaşmak için baskı altında olduğunu, aksi takdirde bonus, iş güvenliği ve maaş gibi unsurların etkileneceğini öne sürdü.
Bu baskının kullanıcı güvenliği üzerinde doğrudan bir etkisi olduğunu iddia eden Ouazar, "Baskı altında ve hızla çalıştığınızda hata yaparsınız, bu da platformda olmaması gereken şeylerin aslında hâlâ orada olduğu anlamına gelir. Bu durum ne denetçiler, ne de platformun kullanıcıları için iyi değil" ifadelerini kullandı.
Sendika Faaliyetleri ve İşten Çıkarmalar
İki yılın ardından Birleşik Teknoloji ve Müttefik İşçiler (UTAW) sendikasına katılan ve sendika temsilcisi olan Ouazar, bu dönemde zorbalığa ve tacize maruz kalmaya başladığını ve bunun sendika üyeliğinden kaynaklandığına inandığını belirtti. Performans değerlendirmesinin en yüksek puandan en düşüğe düşürüldüğünü, ancak nedenine dair uygun bir açıklama almadığını söyledi.
Geçen yıl TikTok'un içerik moderasyonunu değiştirmek için büyük bir yeniden yapılanma programı başlattığı sırada, Ouazar'ın ekibinin işten çıkarılma riski altında olduğu bildirildi. İşten çıkarılma riski altındaki 24 kişiden 11'i işini kaybetti. Açılan davaya göre, işten çıkarılanların tamamı TikTok'ta sendika faaliyetlerine açıkça dahil olmuştu.
Davada eski çalışanlara hukuki destek veren Foxglove'un hukuk departmanı başkanı Stella Caram, "Bu davada özellikle çalışanlar için tazminat talep ediyoruz. Sendika faaliyetlerine katıldıkları için hukuka aykırı bir şekilde işten çıkarıldılar. Bunu bir emsal yapmak istedik çünkü dünyanın her yerinde bunun çokça yaşandığını gördük" dedi.
TikTok'tan Yalanlama ve Platformun Verileri
TikTok, Sky News'e yaptığı açıklamada iddiaları şiddetle reddetti. Şirket sözcüsü, "Bu dayanaksız ve doğru olmayan iddiaları kesinlikle reddediyoruz. Güvenlik teknolojilerimiz ve içerik moderasyonumuz konusunda sürekli iyileştirmeler yaptık ve bu, gerçeklerle kanıtlanmış durumda: otomatik teknoloji tarafından kaldırılan ihlal içeriğinde rekor oran (%91) ve 24 saatten kısa sürede kaldırılan ihlal içeriğinde rekor hacim (%95)" ifadelerini kullandı.
TikTok'un son şeffaflık raporuna göre, şirket zararlı içeriğin %99'undan fazlasını kullanıcılar bildirmeden önce kaldırıyor. AB'nin Dijital Hizmetler Yasası için toplanan verilere göre ise TikTok, tüm büyük sosyal medya platformları arasında en düşük hata oranlarına ve en yüksek moderasyon doğruluk oranlarına sahip.
Bu dava, sosyal medya devlerinin çalışan hakları ve içerik moderasyonu uygulamalarına yönelik artan küresel denetimin bir parçası olarak görülüyor. Benzer iddialar, teknoloji sektörünün diğer büyük oyuncularına yönelik davalarda da gündeme gelmişti. Örneğin, eski bir Google mühendisi yakın zamanda yapay zeka sırlarını Çin'e aktarmaktan suçlu bulunmuştu.


