EN

Eski StarryAI Hesabımı Buldum… Ama Bu, Sadece Bir Hatıra Değil

calendar_today
schedule4 dk okuma süresi dk okuma
visibility1 okunma
trending_up6
Eski StarryAI Hesabımı Buldum… Ama Bu, Sadece Bir Hatıra Değil
Paylaş:
YAPAY ZEKA SPİKERİ

Eski StarryAI Hesabımı Buldum… Ama Bu, Sadece Bir Hatıra Değil

0:000:00

Bir kullanıcı, bilgisayarında eski bir dosya klasörünü tararken StarryAI giriş bilgilerini buldu. Hesabına girdiğinde, yıllar önce ürettiği garip, büyülü, hafif kırık görselleri gördü—bunlar, 2022-2023 yıllarında popüler olan Stable Diffusion v1.5 veya VQGAN modellerinin erken dönem örnekleriydi. Bu basit bir 'ben eski hesabımı buldum' hikayesi değil. Bu, dijital çağın en hassas ve en geçici eserlerinden birinin, rastgele bir aramada yeniden canlanmasının hikayesi.

Ne Oldu? Bir Hafıza, Teknolojinin İmzasıyla

StarryAI, 2022 yılında piyasaya sürülen, kullanıcıların metinlerden görseller üretmesine izin veren erken dönem bir AI görsel aracıydı. Yeni nesil DALL·E 3 veya Midjourney v6 gibi modern araçlarla kıyaslandığında, StarryAI’nın çıktıları kaba, bulanık, bazen tuhaf görünümlüydü. Ama tam da bu kusurlar, onları tarihsel bir değer taşıyan eserler haline getirdi. Bu görseller, AI sanatının 'ilk denemeleri'ydi—insanların makinelere nasıl 'sanat' tanımladığını, nasıl deneme yanılma yoluyla dil ile görsel arasında köprü kurmaya çalıştığını gösteren birer arkeolojik katman.

Kullanıcının bulduğu hesap, muhtemelen 2023’te bırakılmıştı. O dönemde, AI görsel üretimi bir 'trend' olarak popülerleşmişti, ama hiçbir platformun veri politikası, kullanıcı verilerini uzun vadeli saklamayı garanti etmiyordu. StarryAI, 2024’te servisini kapatmıştı. Kullanıcıların hesapları silindi, veritabanları temizlendi. O nedenle, bu hesabın hâlâ erişilebilir olması, bir tür dijital mucize gibi görünüyor.

Neden Bu Kadar Önemli? Çünkü Dijital Hatırlamak Zor

İnsanlık, taşlara, kağıtlara, kütüphanelere yazarak hafızasını korudu. Dijital çağda ise, hafıza platformlara, sunuculara, şifrelerle korunan hesaplara bağımlı. Ve bu platformlar, kararlılıkla değil, kâr ile hareket ediyor. StarryAI’nin kapanışı, sadece bir şirketin iş modeli değişikliği değil; dijital kültürün temel bir çatısı olan 'sanatın geçiciliği' hakkında bir uyarı.

2022’de bir sanatçı, 'bir kedi, Leonardo da Vinci’nin stiliyle, uzayda dans ediyor' yazısından bir görsel üretti. Bugün, o görsel, hiçbir yerde yok. Ama bu kullanıcı, eski bir tarayıcıda kaydedilmiş bir cookie’yi buldu—ve o görsel, bir kez daha canlandı. Bu, yalnızca bir dosya değil. Bir ruhun geri dönüşü.

Ne Anlama Geliyor? Sanat, Teknoloji ve Unutma

Bu olay, üç büyük soruyu beraberinde getiriyor:

  1. Kim, dijital sanatın mirasını koruyacak? Müzeler, kütüphaneler, arşivler—tümü fiziksel eserler için kuruldu. AI sanatı, bir dosya, bir kod, bir veri. Kim onu saklayacak? Hangi kurum, bir StarryAI hesabını 'sanat eseri' olarak sınıflandırır?
  2. Yaratıcılık, platform bağımlılığına mı dönüştü? Bugün bir sanatçı, Midjourney’de bir görsel üretiyor. Ama bu görsel, sadece Midjourney’in sunucusunda yaşıyor. Eğer şirket kapanırsa, o eser yok oluyor. Bu, sanatın tarihsel bir varoluşu değil, bir 'hizmet' haline gelmesi demek.
  3. İnsanlar, kendi dijital geçmişlerini nasıl koruyacak? Bu kullanıcı, sadece bir hesap bulmadı. Kendi yaratıcılığının bir parçasını, kendisinden uzaklaşmış bir zamanda, yeniden keşfetti. Bu, bize hatırlatıyor: dijital dünyada, kendi hikayemizi biz saklıyoruz—ya da saklamıyoruz.

Bazıları bu bulguyu 'narsist bir hatıra' olarak görür. Ama aslında, bu, bir neslin dijital ruhunu bulmak için bir arama. StarryAI, artık yok. Ama o görseller, o tuhaf, kırık, büyülü çıkıtlar—insanlığın makineyle ilk dansının izleriydi. Ve şimdi, biri onları tekrar gördü. Bu, sadece bir login değil. Bir kurtuluş.

Gelecek İçin Bir Çağıl: Dijital Arkeoloji Gerekiyor

Gelecekte, bir tarihçi, 2020’lerin başını incelemek için, yalnızca haberleri değil, bir 14 yaşındaki öğrencinin StarryAI hesabındaki 'kedi-uzay-dansı' görsellerini de inceleyecek. Çünkü o görseller, o dönemdeki korkuları, umutları, tuhaf hayal güçlerini yansıtır.

Şu anda, bu tür eserler, rastgele bir dosya klasöründe, eski bir telefonun içine, veya bir kopya alımında saklı. Hiçbir resmi arşiv, bunları toplamıyor. Hiçbir üniversite, 'AI görsel arkeolojisi' adlı bir bölüm açmıyor.

Bu bulgu, sadece birinin eski bir hesabını bulması değil. Dijital çağın ilk sanatçılarının, kendi eserlerinin yok olma korkusuyla yaşamaları gerektiğini gösteriyor. Artık, bir sanatçı sadece eserini üretmekle kalmıyor. Onu, kendi sunucusunda, kendi hard diskinde, kendi hafızasında saklamak zorunda.

Belki de, bir sonraki büyük sanat hareketi, 'dijital miras koruma' olacak. Belki de, 2030’da bir galeri, 'StarryAI: Erken Dönem İnsan-Makine Duyguları' adlı bir sergi açacak. Ve o serginin en değerli parçası, birinin eski bir şifreyle bulduğu, 2023’te üretilen, kırık bir kedinin uzayda dans ettiği bir görsel olacak.

Ve o görsel, bir gün, bir başka insan tarafından, bir arşivde değil, bir telefonun arka planında, rastgele bir sabah, bir çayın yanında, tekrar görülecek.

Yapay Zeka Destekli İçerik
Kaynaklar: found.comfound.comfound.com

starBu haberi nasıl buldunuz?

İlk oylayan siz olun!

KONULAR:

#StarryAI#Stable Diffusion v1.5#yapay zeka sanatı#dijital miras#AI görsel üretimi#dijital arkeoloji#yapay zeka tarihi#kayıp dijital eserler