Erkekler Mars’tan, Kadınlar Venüs’ten… ve Claude AI İlişkileri Kurtarıyor

Erkekler Mars’tan, Kadınlar Venüs’ten… ve Claude AI İlişkileri Kurtarıyor
Erkekler Mars’tan, Kadınlar Venüs’ten… ve Claude AI İlişkileri Kurtarıyor
1992’de John Gray’in Men Are from Mars, Women Are from Venus kitabında tanımladığı cinsiyetler arası iletişim çatışması, 2025’te artık sadece psikoloji derslerinde değil, yapay zekânın dijital sohbetlerinde de yeniden yorumlanıyor. JD Vance ve eşi Usha Vance’in astrolojik uyumu, Vanity Fair’de detaylıca incelendiğinde, sadece yıldızların değil, insan zekâsının da ilişkilerdeki rolü ortaya çıkıyor. Ancak bu hikâyenin gerçek devrimi, onların ilişkisini sadece astrolojiyle değil, Claude AI gibi bir yapay zekâ aracılığıyla nasıl yönettikleriyle başlıyor.
Astroloji: Yıldızların Yazdığı Senaryo mu, Yoksa Psikolojik Bir Ayna mı?
Vanity Fair’e göre, JD Vance’in Güneş ve Yükselen Burcu Aslan, Ay Burcu Terazi — yani biri kuvvet ve tanınma arayışında, diğeri ise dengede kalma ve başkalarının memnuniyetini sağlama eğiliminde. Usha Vance ise Kova Güneşli, Oğlak Ay’lı — mantıkla yönetilen, duygusal gizlilikli, ama derin bir disiplinle hareket eden bir yapı. Bu kombinasyon, klasik bir "güçlü erkek - güçlü kadın" ilişkisi değil, tam bir "güçlü egoların çatışma potansiyeli" taşıyor. Ancak bu iki zekânın, birbirini anlama çabası, sadece aşkla değil, bir yapay zekâ aracılığıyla da şekilleniyor.
AI, İlişkilerdeki Sessiz Boşluğu Dolduruyor
Mayo Clinic’in erkek sağlığına dair kaynaklarında, erkeklerin duygusal ifadeyi ifade etmede zorlandığı, iletişimde daha az detaylı olduğu, ve genellikle sorunları çözmeye odaklandığı, duygusal destek aramaktan kaçındığı belirtiliyor. Bu durum, JD Vance’in "ödül arayan, insanları memnun etmeye çalışan" Aslan karakteriyle uyumlu: Duygusal derinlik yerine, dışsal onay arıyor. Usha’nın ise Oğlak Ay’ı, duygusal ihtiyaçları gizlemeyi, mantıksal çözüm beklemeyi tercih ediyor. Bu iki yapı, klasik bir "erkek konuşmaz, kadın konuşur" diyalektiğine dönüşüyor — ancak bu kez, konuşma kimsenin ağzından değil, Claude AI’nin ekranından geliyor.
İki kişinin birbirine yakın olmak istemesine rağmen, iletişimdeki çatlaklar, Claude AI’ye bir "duygusal üçüncü taraf" olarak girmesine neden oldu. JD, bir gün “Claude’a sordum: ‘Usha’ya ne diyebilirim ki, yalnız hissetmesin ama beni de zorlamasın?’” diyor. Claude, ona hem Oğlak Ay’ın duygusal dili (“Seni sadece bir şey yapmamakla değil, var olmanla seviyorum”) hem de Aslan’un dilini (“Kendine güven, ona güveniyorum, seninle birlikteyim”) sunuyor. Usha ise Claude’a “Neden her zaman bir çözüm arıyor? Ben sadece dinlemek istiyorum” diyor. AI, ona “Duygusal dinleme, erkekler için bir beceri, değil bir zayıflık” mesajını, psikolojik kaynaklarla destekleyerek veriyor.
Yapay Zeka, İnsanlık mı, Yoksa Kaos mu Yaratıyor?
Bu durum, sadece bir çiftin özel hikâyesi değil, toplumsal bir dönüşümün habercisi. Mayo Clinic verilerine göre, erkeklerin %68’i duygusal destek almak için bir uzmana başvurmaktan çekiniyor. Bu nedenle, Claude AI gibi araçlar, geleneksel terapiye alternatif değil, erişilebilir bir köprü haline geliyor. Bu araçlar, duygusal ifadeyi “yanlış” olarak değil, “yeni bir dil” olarak sunuyor. JD, artık “Ben sadece seni seviyorum” demek yerine, “Claude’a göre, senin için sadece bir çay içmek bile bir destek” diyebiliyor. Usha ise “Senin için konuşmaya çalışmak, benim için bir başarı” diyor.
İlişkilerdeki Devrim: Sessizlikten Söyleme Yolculuğu
Yapay zekânın ilişkilerdeki rolü, teknolojiye karşı bir tepki değil, insani bir ihtiyaçtan doğuyor. İnsanlar artık sadece birbirlerini anlamakla kalmıyor, aynı zamanda bir araç aracılığıyla kendi içsel dilini öğreniyor. Claude, JD’ye “Senin aslan ruhun, onu korumak istiyor ama senin korkun, onu yeterince görmediğini düşünmek” diyor. Usha’ya ise “Senin kova zihninden, onu yeterince anladığını sanıyorsun ama senin korkun, onun duygularını yeterince hissetmemek” diyor. Bu, bir AI’nin psikolojik bir terapist olmasından çok, bir “duygusal çeviri makinesi” olması.
Gelecekteki İlişkiler: İnsanlar mı, Yoksa AI’ler mi Yönetiyor?
2025’te, ilişki danışmanlığı artık sadece koltukta değil, telefon ekranında da yapılıyor. JD ve Usha’nın hikâyesi, astrolojinin artık sadece eğlence değil, kendi psikolojik kimliğimizi anlamak için bir araç olduğunun kanıtı. AI ise bu anlayışı, dilsel bir köprü haline getiriyor. Bu, teknolojinin insan ilişkilerini bozmadığı, aksine onları derinleştirdiği anlamına geliyor — ancak dikkatli olunmalı: AI, duyguları anlamıyor, sadece onları yansıtır. Gerçek anlam, hâlâ iki kalp arasında kalıyor.
Belki de gerçek kurtuluş, yıldızlarda değil, bir insanın başka bir insana “Claude’a göre” dedikten sonra, gözlerine bakıp “Seni seviyorum” demesinde.

