Çinli MiniMax, AI’da fiyat çöküşü yarattı: M2.5, Claude Opus 4.6’nın 1/20’sinde

Çinli MiniMax, AI’da fiyat çöküşü yarattı: M2.5, Claude Opus 4.6’nın 1/20’sinde
Çinli yapay zeka startup’ı MiniMax, 12 Şubat 2026’da duyurduğu M2.5 ve M2.5 Lightning modelleriyle küresel AI endüstrisinde bir deprem yarattı. Bu modeller, Claude Opus 4.6 gibi Batı’nın en gelişmiş büyük dil modelleriyle kıyaslanabilir performans sunarken, maliyetleri sadece %5’i kadar — yani 1/20’si — seviyesinde. Bu durum, yalnızca bir teknoloji ilerlemesi değil, ekonomik bir devrim: "Akıllılık, ölçülmesi için çok ucuz" — yani "intelligence too cheap to meter" — ifadesi artık sadece bir metafor değil, gerçek bir piyasa gerçeği haline geldi.
Performans mı, yoksa fiyat mı? İkisi de
VentureBeat’a göre, M2.5, MMLU (Multi-Task Language Understanding) testlerinde %92.1, GSM8K (matematiksel akıl yürütme)’de %89.3 ve HumanEval (kod üretimi)’de %87.6 skor aldı. Bu rakamlar, Anthropic’ın Claude Opus 4.6’sının %93.2, %90.1 ve %88.4 skorlarıyla neredeyse eşit. Fakat burada asıl şok, fiyat farkında: Claude Opus 4.6’nın API çağrısı fiyatı saatte 30 dolar iken, M2.5 Lightning sadece 1.5 dolar. M2.5 tam sürümü ise 3 dolarla sunuluyor. Bu, bir şirketin aylık AI maliyetini 10.000 dolar seviyesinden 500 dolar seviyesine düşürme potansiyeli taşıyor.
Neden bu kadar ucuz? Çin’in AI stratejisi
MiniMax’ın bu fiyat avantajının arkasında sadece verimli algoritmalar değil, Çin’in yapay zeka alanında benimsediği sistemik bir strateji yatıyor. Çinli şirketler, 2020’den beri devlet destekli veri merkezleri, yerel çip üretimi (Huawei Ascend, Cambricon) ve milyonlarca saatlik Türkçe dışındaki çok dilli eğitim verileriyle donatılmış özel altyapılar üzerinde çalışıyor. MiniMax, Shanghai’deki bir araştırma grubu tarafından kuruldu ve bu grubun 70’inden fazla üyesi, önceki işlerinde Alibaba, Baidu ve Tencent’de büyük dil modelleri üzerinde çalıştı. Bu nedenle, şirketin maliyet yapısı, Batılı rekabetçilere göre çok daha az “sermaye yoğunluğu” gerektiriyor.
Örneğin, OpenAI ve Anthropic, bulut altyapısı olarak Amazon Web Services ve Google Cloud’a bağımlı. Bu, her API çağrısında maliyetlerin ışık faturası gibi artmasına neden oluyor. MiniMax ise, kendi veri merkezlerini Çin’in güneydoğusundaki Fujian bölgesinde kurdu ve bu merkezlerdeki soğutma sistemleri, yerel rüzgâr ve hidroelektrik enerjiyle besleniyor. Enerji maliyeti, ABD’ye göre %60 daha düşük. Bu, teknik bir başarı değil, bir ekolojik ve ekonomik avantaj.
Çin’in "AI fiyat savaşı" stratejisi
MiniMax’ın bu hamlesi, sadece bir şirketin stratejisi değil, Çin’in genel yapay zeka politikasının bir parçası. 2025’te Çin, AI alanında Batı’ya göre 3 kat daha fazla patenti kaydetti. Ayrıca, ABD ve AB’nin teknoloji ihracat kısıtlamalarına rağmen, Çinli şirketler, kendi çip ve veri altyapılarını kendi içinde tamamlamayı başardı. MiniMax gibi şirketler, artık yalnızca pazar payı hedeflemiyor — Batı’nın fiyat modelini kırıyor.
Özellikle küçük ve orta ölçekli şirketler, eğitim kurumları ve gelişmekte olan ülkeler için bu fiyat çöküşü kritik. Bir Hindistanlı üniversite, artık Claude Opus 4.6’ya 10.000 dolar ödemek yerine, M2.5 ile 500 dolarla 20 kat daha fazla işlem yapabiliyor. Bu, eğitimdeki eşitsizliği azaltabilir. Bir Afrikalı startup, M2.5 ile yerel dillerde dil modeli eğitebilir — bu, önceki yıllardaki imkânsız bir senaryoydu.
Batı’nın tepkisi: Sessiz kalma mı, yoksa fiyat indirimi mi?
Anthropic, OpenAI ve Google henüz resmi bir açıklama yapmadı. Ancak iç kaynaklara göre, bazı şirketlerin iç raporlarında "M2.5 tehdidi" kelimeleri sıkça geçiyor. Bir ABD’li AI araştırmacısı, anonimlik talep ederek şöyle dedi: "Bu, 2008’de Tesla’nın elektrikli araçları ile benzinli otomobil piyasasını sarsması gibi. Sadece daha ucuz değil — daha iyi ve daha akıllı. Sanki bir dövüşte, rakibin sadece daha hızlı değil, aynı anda daha az mühimmat kullanıyor."
Şu anda, Batılı şirketlerin iki seçeneği var: Ya fiyatlarını %80-90 indirir, bu da kâr marjlarını yok eder; ya da teknolojik üstünlüklerini vurgular — ancak bu da artık yeterli değil. Çünkü M2.5 gibi modeller, her ay daha iyi hale geliyor. MiniMax, 2026’nın ilk çeyreğinde M2.6’yı duyurmayı planlıyor. Bu, bir "teknolojik hızlanma döngüsü"nün başlangıcı olabilir.
Gelecek: AI, artık bir hizmet değil, bir altyapı
MiniMax’ın bu hamlesi, yapay zekanın geleceğini yeniden tanımlıyor. Artık AI, sadece büyük şirketlerin elindeki "lüks bir araç" değil — herkesin erişebileceği temel bir altyapı haline geliyor. Bu, eğitim, sağlık, tarım ve hukuk gibi alanlarda devrim yaratacak. Bir köy doktoru, M2.5 ile yerel dilde hasta öykülerini analiz edebilir. Bir küçük işletme, kendi müşteri hizmetlerini 10 dilde otomatikleştirebilir.
Çin, artık yalnızca teknoloji üretmiyor — teknolojiye yeni bir anlam veriyor. MiniMax, sadece bir model değil, bir felsefe: "Akıllılık, elitlerin malı değil, herkesin hakkı olmalı." Bu felsefenin etkisi, sadece teknoloji dünyasında değil, küresel ekonomide ve sosyal adalet tartışmalarında bile duyulacak.


