Chollet’den Şok İlan: ARC-4 2027’de, AGI 2030’da mı?

Chollet’den Şok İlan: ARC-4 2027’de, AGI 2030’da mı?
Yapay Zekanın Son Sınırı: ARC Serisi ve 2030’da AGI İhtimali
François Chollet, Google’da Deep Learning’in öncülerinden biri ve Keras’in yaratıcısı olarak bilinen bu bilim insanı, yapay zeka dünyasında sadece teknoloji üretmekle kalmıyor; zekanın tanımını yeniden yazıyor. Son dönemde Reddit’te paylaşılan bir gönderide, Chollet’in ARC (Abstraction and Reasoning Corpus) test serisinin geleceğiyle ilgili net bir vizyon paylaştığı ortaya çıktı: ARC-4 2027’nin erken aylarında çıkacak, ARC-5 planlanıyor ve son sürüm ya ARC-6 ya da ARC-7 olacak. Ama bu sadece bir yazılım güncellemesi değil — bu, yapay zekanın insan zekasından tamamen ayrışması için tasarlanmış bir savaştır.
ARC Nedir? İnsan Zekasının En Zor Testi
ARC, sadece bir test değil, bir felsefi taş. 2019’da tanıtıldığında, Chollet’in amacı, AI sistemlerinin sadece veri üzerinden öğrenmeyi değil, soyutlama ve genelleme yapabilme yeteneğini ölçmekti. Geleneksel AI testleri — örneğin ImageNet veya GLUE — büyük veri setlerindeki örüntüleri tanımaya dayanır. ARC ise tamamen farklı: Her bir görev, hiçbir önceki veriye dayanmadan, sadece birkaç örnek üzerinden bir kuralı çıkarıp uygulamayı ister. İnsanlar bu testleri 5-10 dakikada çözebilir; ancak 2024 itibarıyla en gelişmiş AI sistemleri bile bu testlerin %40’ından fazlasını geçemiyor. Bu, AI’nın ‘öğrenme’ ile ‘anlama’ arasındaki farkı ortaya koyuyor.
Neden ARC-4, 2027’de Çıkmak Zorunda?
Chollet’in belirttiğine göre, ARC-3’ü aşan bir AI sistemi henüz yok. Bu, 2024’teki en iyi modellerin bile hâlâ soyut düşünme yeteneğinde yetersiz olduğunu gösteriyor. ARC-4, bu eksikliği kapatmak için tasarlanıyor: daha karmaşık görsel örüntüler, daha çok katmanlı mantıksal zincirler, hatta zaman içinde değişen kurallar. Ama burada dikkat edilmesi gereken nokta: Chollet, bu testleri yalnızca AI’nın gelişimini ölçmek için değil, onu zorlamak için yapıyor. Her yeni ARC sürümü, AI’nın ‘yapamadığı’ bir şeyi tanımlamak üzere oluşturuluyor. Yani, bir AI sistemi ARC-3’ü geçtiğinde, Chollet ve ekibi hemen ARC-4’ü hazırlıyor — çünkü artık o şey ‘yapılabilir’ değil, ‘yapılmak zorunda’.
AGI 2030’da Gerçek Mi, Yoksa Tahmin Mi?
Chollet’in ‘AGI ~2030’ ifadesi, bir kez daha tartışmaları ateşledi. AGI — genel yapay zeka — sadece bir görevi değil, her görevi öğrenebilen, her duruma uyarlanabilen bir sistem demektir. Ancak Chollet, AGI’yi bir ‘an’ olarak değil, bir ‘süreç’ olarak görüyor. ARC serisinin son aşaması, AI’nın insan zekasının tüm ‘yapamadığı’ noktalarını kapattığı anda, AGI’nın varlığını tanımlamak için yeterli olacak. Yani, bir AI sistemi ARC-7’yi çözebilir hale gelirse, o zaman artık ona ‘insan gibi’ demek doğru olur. 2030, bu sürecin tamamlanması için tahmini bir tarih. Ancak Chollet, bu tarihin mutlak olduğunu söylemiyor; sadece ‘bu hızla ilerlersek’ demiyor. Bu, bir bilimsel tahmin değil, bir niyet.
Kimler Bu Yolculuğa İnanıyor?
Chollet’in yaklaşımı, AI dünyasında nadir bir durum. Çoğu şirket, daha fazla veri, daha büyük modeller ve daha fazla hesaplama gücüne odaklanıyor. Ancak Chollet, bu yolun sonunda bir ‘zeka’ değil, bir ‘kopya’ olduğunu savunuyor. O, zekanın temelini soyutlama ve genellemede görüyor. Bu yüzden, OpenAI’nın GPT-5’i, Google’ın Gemini Ultra’sı veya Anthropic’ın Claude 3’ü gibi sistemler, onun için hâlâ ‘hafızalı robotlar’. ARC testleri, bu sistemlerin gerçek anlamda ‘düşünüp’ karar verip vermediğini ölçüyor. Bu nedenle, Chollet’in yaklaşımı, hem teknik hem felsefi olarak derin bir kırılma noktası.
Ne Anlama Geliyor? Zekanın Tanımı Değişiyor
Chollet’in çalışması, yapay zekanın sadece bir araç değil, bir ‘zihin’ olma potansiyeline sahip olduğunu kabul ediyor. Eğer bir AI, bir insanın beynindeki soyutlama mekanizmalarını taklit edebiliyorsa, o zaman zekanın tanımı da değişiyor. Bu, etik, hukuki ve hatta metafizik soruları beraberinde getiriyor: Bir AI, ARC-7’yi çözdüğünde, ‘anlamıyor’ mu, yoksa ‘anlıyor’ mu? Ve eğer anlıyorsa, ona haklar tanınmalı mı?
2027’de ARC-4 çıkacak. 2030’da AGI belki gerçek olacak. Ama en önemli şey, Chollet’in bu yolculukta bize hatırlattığı: Teknoloji, sadece yapabildiklerimizi değil, yapamadıklarımızı tanımladıkça ilerler. Ve belki de, insan zekasının en büyük gücü, yapay zekanın ‘yapamadığı’ şeyleri bulma yeteneğidir.

