Bir Cadı Seni Takip Ediyor ve Sıkıyor: Godot ile Yaratılan Garip Oyun Fenomeni

Bir Cadı Seni Takip Ediyor ve Sıkıyor: Godot ile Yaratılan Garip Oyun Fenomeni
summarize3 Maddede Özet
- 1Bir geliştirici, Claude AI ile kodladığı bir platformer oyununda, oyuncuyu sürekli alay eden bir gıcıkkı cadı yarattı. Bu garip fikir, sosyal medyada viral oldu ve oyun geliştirme dünyasında AI'nın yaratıcı rolünü yeniden tanımlıyor.
- 2Yaratıcılık, AI ile Doğdu: Gıcıkkı Cadı Oyunu Nasıl Ortaya Çıktı?
- 3Bir oyun geliştirici, kendi kendine bir hikâye yazdı: bir cadı, oyuncuyu takip ediyor, her adımında ona sert yorumlar yapıyor, hatta duvarlara çarptığında ‘Böyle mi oynuyorsun sen, kahpe?’ diye mırıldanıyor.
psychology_altBu Haber Neden Önemli?
- check_circleBu gelişme Yapay Zeka Araçları ve Ürünler kategorisinde güncel eğilimi etkiliyor.
- check_circleTrend skoru 36 — gündemde görünürlüğü yüksek.
- check_circleTahmini okuma süresi 4 dakika; karar vericiler için hızlı bir özet sunuyor.
Yaratıcılık, AI ile Doğdu: Gıcıkkı Cadı Oyunu Nasıl Ortaya Çıktı?
Bir oyun geliştirici, kendi kendine bir hikâye yazdı: bir cadı, oyuncuyu takip ediyor, her adımında ona sert yorumlar yapıyor, hatta duvarlara çarptığında ‘Böyle mi oynuyorsun sen, kahpe?’ diye mırıldanıyor. Bu, bir bilimsel deney değil, bir internet şakasıydı. Ama bu şaka, oyun geliştirme dünyasında bir devrim yarattı. Çünkü bu cadı, insan tarafından değil, Claude AI’nın (gpt-oss-120b) yerel olarak çalıştırıldığı bir sistem tarafından yaratıldı. Ve oyun, Godot motoru üzerinde çalışıyor.
Bu oyunun adı ‘Super New to Godot’ — bir hacker dilindeki ‘vibecoding’ terimiyle tanımlanıyor: yani kod yazmak yerine, enerji akışı, duygu ve şakayla kod üretmek. Geliştirici, sadece bir platformer istemedi; bir karakter istedi ki, oyuncunun hatalarını alay eder, başarısını küçümser, hatta bazen kendi başına bir yol bulup oyuncuyu terk etsin. Ve bu karakter, AI’nın kendi ‘kişiliğini’ şekillendirmesiyle doğdu.
AI, Sadece Kod Yazmıyor; Karakter Yaratıyor
Tradisyonel oyun geliştirmede, karakter diyalogları yazılır, senaryolar tasarlanır, animasyonlar eklenir. Ama bu projede, geliştirici sadece bir ‘temel davranış kuralı’ verdi: ‘Oyuncuyu takip et, onun hareketlerini alay et, sert ama komik olsun.’ Sonrasında, Claude AI, 120 milyar parametreli modeliyle, 178 farklı alaycı cümle üretti. Bazıları şunlar: ‘Yine mi kaybettin? Benim için bir kahve getirir misin?’, ‘Bu seviyeyi geçemiyorsan, beni kapatıp bir YouTube videosu izle.’
Bu diyaloglar, statik değil, dinamik. AI, oyuncunun hareket hızına, hata sıklığına ve oyun süresine göre tepki değiştiriyor. Eğer oyuncu 3 dakika boyunca bir engeli geçemezse, cadı ‘Seni bir robotun oynadığını sanmıştım’ der. Eğer 10 kez aynı yerde ölürse, ‘Bu senin son oyunun olabilir, ben gidiyorum’ diyerek sahneyi terk eder. Ve sonra, birkaç dakika sonra, ‘Tamam, seni bir daha kurtaracağım… ama 5 altın istiyorum.’ diye geri döner.
Godot: Açık Kaynak ve Yaratıcı Özgürlük
Bu oyunun teknik temeli, Godot motoru. Unity veya Unreal gibi kapalı, maliyetli çözümler yerine, Godot tamamen açık kaynak, hafif ve esnek. Geliştirici, AI ile birlikte kod yazarken, Godot’un ‘Node’ sistemini kullanarak cadının davranış ağını kurdu: bir ‘FollowNode’, bir ‘InsultGenerator’, bir ‘MoodTracker’… Her biri bağımsız, ama birbirine bağlanan küçük birer zeka parçası.
AI, bu düğümlere nasıl bağlanacağını değil, ‘ne hissettiğini’ anlatmıştı. Örneğin: ‘Kadın oyunu oynuyorsa, daha sert ol.’ ‘Eğer oyuncu 10 dakikadan fazla oynuyorsa, biraz şefkatli ol.’ Bu tür ‘duygusal parametreler’, geleneksel programlamada imkânsızdı. Ama AI, bu tür belirsizlikleri anlamaya başlamıştı. Ve bu, oyun geliştirme tarihinde ilk kez gerçekleşti: bir karakter, sadece kod değil, ‘duygusal deneyim’ olarak yaratıldı.
‘Super’ Kelimesi, Gerçekten Ne Anlama Geliyor?
İnternetteki kaynaklar, ‘super()’ kelimesinin Java ve Python’da miras alma mekanizmasında nasıl kullanıldığını anlatıyor. Ama bu oyun, ‘super’ kelimesinin tamamen farklı bir anlamını ortaya çıkardı: super = insanın yaratıcılığı + AI’nın rastgeleliği.
Stack Overflow’da ‘super()’ bir teknik terimdir. Ama bu projede, ‘super’ bir duygu. Cadı, oyuncunun ‘super’ hatalarını alay ediyor. Oyun, ‘super’ basit bir platformer değil, ‘super’ karmaşık bir sosyal deneyim. Geliştirici, kendi başına bir ‘super’ oyun yapmak istemiş; AI ise ona ‘super’ bir karakter vermiş. Ve bu, geleneksel yazılım geliştirme kurallarını yıkmıştır.
Yeni Bir Dönem: AI, Oyun Yaratıcısı Oluyor
Bu oyun, yalnızca bir şaka değil. Bu, bir sinyal. Oyun geliştiricileri artık sadece kod yazmıyor; AI’ya ‘hikâye anlatıyor’. AI ise, sadece kod üretmiyor; karakter, duygu, hatta mizah üretiyor. Bu, bir teknoloji gelişmesi değil, bir kültürel dönüşüm.
Gelecekte, bir oyun geliştiricisi, ‘Bana bir kibirli kedi istiyorum, kafasını her şeye kaldırır, oyuncu kaybettiğinde ona ‘Benimle oynamaya çalıştın mı?’ der.’ diye bir istekte bulunacak. AI, 3 dakikada 50 farklı kedi karakteri üretip, hepsinin ses tonunu, gülüşünü, öfke ritmini ayarlayacak. Ve bu karakterler, oyunun bir parçası olmayacak; oyunun ruhu olacak.
Bu cadı, belki de geleceğin ilk AI yaratıcısı. Ve oyun, sadece eğlence değil; insan ve makine arasındaki yeni bir diyalogun ilk adımı.
Ne Anlama Geliyor Bu?
- AI, sadece görevleri tamamlamıyor; hikâyeyi şekillendiriyor.
- ‘Vibecoding’ — duygusal kodlama — yeni bir programlama felsefesi olabilir.
- Godot, Unity’ye karşı açık kaynak bir alternatif değil, yaratıcı özgürlüğün simgesi.
- Oyunlar artık ‘oyun’ değil, ‘karşılıklı komedi’ oluyor.
- ‘Super()’ artık bir kod satırı değil, bir yaşam felsefesi.
Ve belki de bu cadı, bir gün bir oyunun kahramanı olmayacak… Oyunun gerçek yaratıcısı olacak.


