Big Tech’ın İklim Kurtarıcı AI İddiaları: 74% Kanıt Yok, Sadece Pazarlama

Big Tech’ın İklim Kurtarıcı AI İddiaları: 74% Kanıt Yok, Sadece Pazarlama
AI ile İklimi Kurtarmak mı, Yoksa Pazarlamayı mı?
Sanayi devleri Amazon, Google, Microsoft ve Meta, yapay zekânın (AI) iklim krizini çözebileceğini söyleyerek kampanyalarını yürüttü. ‘AI ile karbon emisyonlarını azaltıyoruz’, ‘enerji verimliliğini artırıyoruz’, ‘iklim verilerini tahmin ediyoruz’—bu sloganlar, teknoloji şirketlerinin sosyal sorumluluk raporlarında, investor sunumlarında ve hatta YouTube reklamlarında sürekli tekrarlanıyor. Ancak bu iddiaların arkasında ne var? Gerçekten bir bilimsel temel mi, yoksa pazarlama stratejisi mi?
74% Kanıt Yok: Beyond Fossil Fuels’in Sırrı
2026 yılında yayınlanan Beyond Fossil Fuels raporu, 127 büyük teknoloji şirketinin 2019-2025 yılları arasında yaptığı 193 iklimle ilgili AI iddiasını inceledi. Sonuç çarpıcı: %74’ü bilimsel kanıtla desteklenemiyor. Yani dörtte üçü, ‘sadece söylemek’ten ibaret. Örneğin, Google, ‘AI ile veri merkezlerinde %30 enerji tasarrufu sağladık’ diyordu. Ama rapor, bu veriyi destekleyen bağımsız bir inceleme ya da peer-reviewed bir makale bulamadı. Aynı durum Microsoft’un ‘AI ile orman yangınlarını öngörmek’ iddiasında da geçerliydi: modelin test edildiği tek yer, şirketin kendi iç sunumlarıydı.
Yeşil Boyama: Teknoloji Devlerinin Yeni Silahı
Greenwashing—yeşil boyama—terimi, 1980’lerde çevre dostu imaj yaratmak için zararlı uygulamaları gizlemek için kullanılıyordu. Bugün, bu strateji çok daha sofistike hale geldi. Teknoloji şirketleri, iklimle ilgili bir proje açıkladıklarında, aslında o projenin kendi veri merkezlerinin enerji tüketimini artırdığını biliyorlar. Örneğin, bir AI modelini eğitmek, bir uçak yolcusunun 10 yıl boyunca uçmasına eşdeğer karbon emisyonu yaratıyor. Ama bu gerçek, ‘AI ile iklimi kurtarıyoruz’ sloganının altında gizleniyor.
Mother Jones’un 2026 raporuna göre, bu şirketlerin %82’si, AI projelerinin çevresel maliyetlerini açıkça paylaşmıyor. Sadece ‘faydalarını’ vurguluyor. Bu, bilinçli bir seçicilik. Bir şirket, bir AI modelinin 1000 ton karbon azalttığını söylüyor ama, aynı modelin eğitim sürecinde 1500 ton karbon yarattığını gizliyor. Bu, bilimsel dürüstlük değil, manipülasyon.
Yapay Zeka Neden Gerçekten İklimi Kötüleştirebilir?
- Enerji Tüketimi: Büyük dil modelleri (Llama, GPT-4, Gemini) eğitim sırasında 100-500 MWh enerji harcıyor—bunun bir kısmı kömürle üretilen elektrikle karşılanıyor.
- Donanım Üretimi: AI için gerekli olan özel çipler (TPU, A100) nadir toprak metalleri gerektiriyor. Bu metallerin çıkarımı, Amazon ormanlarında ve Kongo’da çevre tahribatına yol açıyor.
- Yan Etkiler: AI, ‘daha iyi’ tahminler yaparak fosil yakıt projelerini daha verimli hale getiriyor. Örneğin, BP ve Shell, AI ile petrol sondajı konumlarını optimize ediyor. Bu, ‘iklim dostu’ bir çözüm değil, fosil yakıtların ömrünü uzatmak.
Büyük Teknoloji Devleri Neden Bu Kadar İnançlı?
Sebep basit: regülasyonu kaçmak. AB ve ABD, şirketlerin karbon ayak izini açıklamayı zorunlu hale getirmeye başladığında, AI ‘kurtarıcı’ hikayesi, cezaları ve vergileri ödemekten kurtulmanın en kolay yolu oldu. 2025’te, Meta’nın iklim raporunda AI’ya atıf ederek karbon emisyonlarını %22 daha düşük göstermesi, aslında şirketin veri merkezlerinin 2024’te %18 daha fazla enerji tükettiğini gizlemek için yapıldı. Bu, sahtekarlık değil, hukuki bir delikten kaçış.
Peki, Gerçek Çözüm Nedir?
AI, iklim krizinde hiçbir zaman kurtarıcı olmayacak. Ama bilimsel veri analizi olabilir. Örneğin, NASA’nın AI tabanlı buzul hareketi modelleri, ya da Avrupa Uzay Ajansı’nın yağış tahmin sistemleri, bağımsız, açık kaynaklı ve veriye dayalı projelerdir. Bunlar, şirketlerin reklam kampanyaları değil, bilim insanlarının emeğiyle yapılmıştır.
İklim krizine çözüm, daha fazla AI değil, daha az tüketim, yenilenebilir enerjiye geçiş ve tekil şirketlerin kontrolünü azaltmak ile gelir. Büyük Teknoloji, bu gerçekliği kabul etmek yerine, AI’ya bir ‘kurtarıcı’ maske takarak zaman kazanıyor. Ve bu, bizim için en tehlikeli şey olabilir: yalanın, çözüm gibi görünmesi.
Sonuç: Kanıt Yoksa, İddia Bir Fikir Değildir, Bir Tehlikeye Dönüştü
2026 yılında, bir teknoloji şirketinin ‘AI ile iklimi kurtarıyor’ demesi, artık bir ilerleme işaretini değil, bir bilgi operasyonu işaretini veriyor. Kanıt isteyin. Veri isteyin. Bağımsız incelemeleri arayın. Yoksa, bu ‘kurtarıcı’ teknolojiler, aslında iklimi daha da hızla çökmeye götürecek.


