EN

Andrej Karpathy, 243 Satırda GPT’yi Yeniden Keşfetti: AI’nın Kalbi Şimdi Açık Kaynak

calendar_today
schedule4 dk okuma süresi dk okuma
visibility2 görüntülenme
trending_up21
Andrej Karpathy, 243 Satırda GPT’yi Yeniden Keşfetti: AI’nın Kalbi Şimdi Açık Kaynak
Paylaş:
YAPAY ZEKA SPİKERİ

Andrej Karpathy, 243 Satırda GPT’yi Yeniden Keşfetti: AI’nın Kalbi Şimdi Açık Kaynak

0:000:00

Andrej Karpathy, AI dünyasında bir sembol haline geldi. OpenAI’da GPT-2 ve GPT-3’ün mimarisini şekillendiren, sonra Tesla’da otomotiv AI’sını yeniden tanımlayan, sonra tekrar akademik dünyaya dönen bu isim, artık sadece bir mühendis değil, bir felsefeciler. 2026’nın başlarında, bir tweetle değil, bir GitHub reposuyla — 243 satır kodla — AI’nın en karmaşık mimarisini yeniden keşfetti. Bu keşif, sadece teknik bir başarı değil; AI geliştirme kültürünün tamamen yeniden tanımlanması anlamına geliyor.

243 Satırda Ne Var? Sadece Kod Mu?

Karpathy’nin ‘minimal GPT’ adını verdiği bu kod, hiçbir kütüphane kullanmıyor. PyTorch bile yok. Sadece temel Python, NumPy ve kendi yazdığı matris işlemlerle bir transformer modeli oluşturuyor. Eğitim, çıkarım, hata geri yayılımı, tokenleştirme — her şey orada. Bu, ‘vibe coding’in doğrudan bir uzantısı: bir mühendisin, derin öğrenmenin temellerini anladığında, kütüphanelerden bağımsız olarak doğrudan zihinsel modeli kodlaması. Bu, bir heykeltıraşın mermeri kırarak heykelini oluşturması gibi. Kütüphaneler, artık bir araç değil, bir bağışıklık sistemine dönüştü. Karpathy, bu bağışıklık sistemini yıktı ve temel taşları gösterdi.

Neden Bu Kadar Önemli?

AI endüstrisi, son beş yıldır ‘çoklu katmanlı’ bir yapıya büründü. Yüzlerce satır kod, binlerce satır yapılandırma dosyası, yüzlerce bağımlılık. Yeni başlayanlar, ‘model eğitme’ diye bir şeyi öğrenmek için önce 12 farklı kütüphane kurmayı, 5 farklı tutorial’u izlemeyi, 3 farklı GPU sürücüsünü uyumlu hale getirmeyi öğreniyor. Karpathy, bu karmaşayı tek bir dosyada yok etti. Bu, eğitimde bir devrim. Üniversitelerdeki AI derslerinde artık ‘transformer’ anlatılırken, öğrenciler önce bir kütüphaneyle başlamıyor. 243 satırı okuyor, satır satır anlıyor, sonra kendileri yazıyor. Bu, anlayışa dayalı öğrenmeyi doğuruyor — değil kopyala-yapıştır kültürünü.

‘Vibe Coding’den ‘Agentic Engineering’e: Bir Evrim

2025 yılında Karpathy, ‘vibe coding’ terimini popülerleştirdi: kod yazarken ‘hissedilen’ bir akış, mantığın doğrudan zihinden akması, kütüphanelerden ziyade fikirlerin öncelikli olması. Şimdi, 2026’da bu fikir, ‘agentic engineering’e evriliyor. Business Insider’a göre, Karpathy bu yeni terimi şu şekilde tanımlıyor: ‘AI sistemlerinin, tek bir model değil, bir topluluk olarak davranması — her biri kendi görevini yapan, birbirini tetikleyen, hata durumunda kendini düzeltme yeteneğine sahip ajanlar.’

Bu, sadece teknik bir ilerleme değil, bir felsefi geçiş. Geçmişte AI, bir konsol. Bugün, bir orkestra. Karpathy’nin 243 satırlık kodu, bu orkestranın her enstrümanının nasıl çalıştığını gösteriyor. O yüzden bu kod, sadece bir GPT değil; bir eğitim programı, bir felsefi manifestodur.

İş Dünyasında Ne Anlama Geliyor?

Şirketler, AI projelerinde milyonlarca dolar harcıyor. Ama Karpathy’nin bu çalışması, ‘büyük model’ endüstrisine bir meydan okuma. Eğer bir transformer modeli 243 satırda çalışıyorsa, neden 200.000 satır kodla, 100 milyon dolarlık GPU cluster’larıyla çalışıyorsunuz? Bu, AI’nın ‘hızlı prototipleme’ ve ‘özel çözümler’ odaklı bir dönüme girdiğini gösteriyor. Küçük şirketler, akademik laboratuvarlar, hatta bireysel geliştiriciler artık, büyük teknoloji devlerinin egemenliğinde kalmadan, kendi AI’larını oluşturabilir. Bu, AI’nın demokratikleşmesi demek.

Karpathy’nin Gizli Mesajı: ‘Anla, Sonra Yaz’

243 satırın altında yatan gerçek mesaj, ‘anlamadan kod yazma’ kuralını kırmak. Bu, teknik bir başarı değil, bir etik bir çağrı. Bugün birçok geliştirici, ‘modeli çalıştırmak’ için bir prompt yazıyor. Karpathy, ‘modeli anlamak’ için bir kod yazıyor. Bu fark, geleceğin farkı. AI’nın geleceğini, kütüphaneler değil, anlayan mühendisler kuracak. Karpathy, bu anlayışı, 243 satırda bir klasik eser haline getirdi.

Gelecek: 243 Satır mı, Yoksa 243.000 Satır mı?

Belki de bu kod, üretimde kullanılmayacak. Belki de sadece bir eğitim aracı olacak. Ama o 243 satır, artık AI tarihinde bir klasik. Bir ‘Hello World’ değil, bir ‘Hello Transformer’. Bir gün, üniversitelerde bu kod, Newton’un hareket yasaları gibi okunacak. Çünkü bu, teknolojinin değil, zihnin gücünü gösteriyor. Karpathy, bize hatırlattı: En karmaşık sistemler, en basit ilkelerle başlar. Ve bazen, tüm bir endüstrinin geleceği, bir geliştiricinin bir sabah, 243 satır yazmasıyla değişir.

Yapay Zeka Destekli İçerik

starBu haberi nasıl buldunuz?

İlk oylayan siz olun!

KONULAR:

#Andrej Karpathy#minimal GPT#transformer kodu#vibe coding#agentic engineering#AI geliştirme#243 satır kod#OpenAI#AI demokrasi#Python AI