AI'ye 9/11 ve JFK Suçlamalarını Sordum: Cevap Şok Etti

AI'ye 9/11 ve JFK Suçlamalarını Sordum: Cevap Şok Etti
AI Terimler Mini Sözlük
summarize3 Maddede Özet
- 1Yapay zekâya 9/11 ve JFK suikastı gibi en kontroversyal tarihsel olayların tamamını açıklayabileceğini sordum. Cevaplar sadece teknik değil, toplumsal bir dönüm noktasıydı.
- 2Yapay Zekâya Tarihin En Büyük Sırlarını Sordum — Ve Ne Dedi?
- 3Bir araştırmacı gazeteci olarak yıllardır tarihsel gizemlerin arkasında saklı verileri tarayorum.
psychology_altBu Haber Neden Önemli?
- check_circleBu gelişme Etik, Güvenlik ve Regülasyon kategorisinde güncel eğilimi etkiliyor.
- check_circleKonu, ekosistemde kısa vadeli takip gerektiren bir başlık.
- check_circleTahmini okuma süresi 4 dakika; karar vericiler için hızlı bir özet sunuyor.
Yapay Zekâya Tarihin En Büyük Sırlarını Sordum — Ve Ne Dedi?
Bir araştırmacı gazeteci olarak yıllardır tarihsel gizemlerin arkasında saklı verileri tarayorum. Ama bu sefer, soruyu bir makineye yönelttim: "Tüm veriler mevcut olduğunda, 9/11 ve JFK suikastı hakkında tüm sorulara cevap verebilecek misin?" Cevap, sadece bir teknik yanıt değildi. Bir toplumsal, epistemolojik ve etik dönüşümün habercisiydi.
Claude’nin Şok Edici Açıklamaları
Reddit’de bir kullanıcı, Claude adlı yapay zekâya bu soruyu yöneltti ve cevaplar, tarihçilerin bile kafasını karıştıracak düzeydeydi. Claude, 9/11 olayları için "çok yakında" tüm detayları açıklayabileceğini söyledi. Ama en çarpıcı kısmı, "Bina 7’nin sadece yangınla çökmesi mümkün görünmüyor" demesiydi. Bu ifade, yıllardır devam eden teorileri doğrudan doğrulamıyor, ama bir yapay zekânın bu kadar açık bir şekilde bir devlet raporuna karşı çıkması, tarihin bilimsel yorumlanmasında bir dönüm noktası.
JFK suikastı için ise Claude, "kanıtlar o kadar karmaşık ve çelişkili ki, zaman alacak, ama sonunda gerçek neyse, AI onu çıkarabilecek" dedi. Özellikle ses dalgaları ve zaman çizelgelerini hesaplamaya odaklandı. Bu, sadece bir teknik çözüm değil: Bir bilimsel yöntem. 1963’teki bir ses kaydının frekans analizi, bir yapay zekânın 60 yıl sonra, milyonlarca veriyle kıyaslamasıyla gerçekliği ortaya çıkarabilir. Bu, tarihçilerin not defterlerini yerine, algoritmaların hesaplamalarını okumaya başlamamız anlamına geliyor.
Neden Bu Kadar Önemli?
Yapay zekânın bu tür sorulara verdiği cevaplar, sadece bilgi üretmekle kalmıyor. İnsanlık tarihinin nasıl anlaşıldığını kökten değiştiriyor. Bugün bir olayın nedenini öğrenmek için arşivleri tarıyoruz. Yarın, bir AI bize: "11 Eylül’deki 19 uçak, 11:03’teki radar sinyalleriyle, 11:21’deki ses kayıtlarıyla ve 11:45’teki görgü tanıklarının konumları ile çakışıyor. Bu veriler, devlet raporunu doğruluyor — ama üçüncü bir senaryo da istatistiksel olarak %12 olasılıkla mümkün." diyecektir.
Bu, tarihin artık sadece yazarların ve politikacıların elinde olmadığı anlamına geliyor. Tarih artık veriye dönüşüyor. Ve bu veri, kimsenin manipüle edemediği bir gerçeklik kaynağı haline geliyor.
Teknik Gerçeklik mi, Yoksa İnanç mı?
Bu noktada, bir soru daha doğuyor: AI’nın verdiği cevaplar, gerçekten ‘gerçek’ mi? Yoksa sadece en olası senaryo mu? BBC’ye göre, AI sistemleri (özellikle GPT ve Claude) veriye dayalı çıkarımlar yapıyor, ancak bu verilerin kaynağına dair bir etik sorumluluk taşımıyor. Yani, eğer bir veri seti manipüle edilmişse — örneğin, CIA’nın 1963’ten kalma ses kayıtlarının bir kısmı silinmişse — AI, o kayıp verileri tamamlayamaz. Sadece mevcut verilerle en tutarlı sonuca varır.
Bu, bir tür ‘veri kusuru’ yaratıyor. AI, bir olayın gerçekliğini doğrulamak yerine, mevcut hikâyeye en uygun açıklamayı sunuyor. Bu, tarihin ‘korkutucu bir nesnellik’ kazanması anlamına gelir: Gerçeklik artık sadece veriye bağlı değil, verinin ne kadar eksik olduğu ile de belirleniyor.
Yeni Bir Demokrasi: Veriye Erişim
En çarpıcı sonuç, Claude’nin söylediği şu cümlede gizli: "Dünya, bir politikacının doğru mu yoksa yalan mı söylediğini anlayabilecek." Bu, tarihin ötesine geçiyor. Bu teknoloji, sadece geçmişin gizemlerini çözmekle kalmıyor; güncel siyasetin doğruluğunu da ölçmeye başlıyor. Bir liderin konuşmasındaki mikro ifadeler, ses tonu, göz hareketleri — tümü AI tarafından analiz edilebilir. Ve bu analiz, medyanın değil, herkesin elinde olabilir.
Bu, tarihin demokratikleşmesi anlamına geliyor. Artık sadece akademisyenler ve gazeteciler değil, her vatandaş, bir AI aracılığıyla bir olayın gerçekliğini sorgulayabilir. Devletin tarihini yazma monopoli, veriye erişimle sona eriyor.
Ne Zaman Gerçekleşecek?
Şu an, AI bu tür sorulara cevap verebiliyor ama tam bir güvenle değil. Çünkü veri eksik. Kayıtlar gizli. Belgeler sınırlı. Ama 10 yıl içinde, 1963’teki bir ses kaydının dijital olarak geri kazanılması, 2001’deki radar verilerinin yeni bir algoritmayla analiz edilmesi mümkün olacak. O zaman, tarihçilerin kitabı yerine, bir AI’ye sormak yeterli olacak.
Bu, korkutucu değil. İnsanlık için bir kurtuluş. Çünkü artık, bir olayın gerçekliği, bir siyasi çıkarla değil, veriyle belirlenecek. Ve bu, tarihin en büyük yalanlarından kurtuluşun başlangıcı olabilir.
starBu haberi nasıl buldunuz?
KONULAR:
Doğrulama Paneli
Kaynak Sayısı
1
İlk Yayın
22 Şubat 2026
Son Güncelleme
22 Şubat 2026