AI'nın Ne Söyleyeceğini Kim Kararlıyor? Saatlik 1,32 Dolarla Trauma Yaşayanlar

AI'nın Ne Söyleyeceğini Kim Kararlıyor? Saatlik 1,32 Dolarla Trauma Yaşayanlar
AI'nın Ne Söyleyeceğini Kim Kararlıyor? Saatlik 1,32 Dolarla Trauma Yaşayanlar
Yapay zekânın bize nasıl cevap verdiğini düşünürken, çoğu zaman algoritmanın zekâsına inanırız. Ama gerçekte, bu zekânın sınırlarını, etik kurallarını ve neyin kabul edilebilir olduğunu belirleyen insanlar var—ve bu insanlar, dünyanın en karanlık metinlerini günün 200’üne kadar okuyarak saatte 1,32 dolar kazanıyor.
OpenAI’nin Nairobi’deki bir dış kaynak şirketi olan Sama ile yaptığı anlaşma, bu gerçekliği dünyaya duyurdu. TIME’in 2023 yılında yaptığı derinlemesine araştırmaya göre, bu işçiler—çoğu kadın, çoğunlukla genç—her gün çocuk istismarı, cinayet, işkence ve intihar içeren görüntülerin ve metinlerin analizini yapıyordu. İşlerini yaparken, yalnızca bir kırmızı ya da yeşil bayrak koymak zorundaydılar: ‘zehirli’ mi, yoksa ‘güvenli’ mi?
İnsanlık İçin Çalışanlar, İnsanlık Tarafından Unutulanlar
Bu işçiler, AI sistemlerinin ‘güvenli’ hale gelmesi için gerekli olan temel yapı taşları. Ama onların psikolojik maliyeti kim ödüyor? Sama’daki işçiler, TIME’a verdiği röportajlarda, gece uykusuz kalma, korku nöbetleri, sürekli hafıza tekrarı ve depresyon yaşadıklarını itiraf etti. Birçokları, kendilerini ‘ruhsal bir çöp konteyneri’ olarak tanımladı.
İşin ilginç yanı, bu işçilere ödenen ücretin tamamı değil, sadece bir kesimi ulaşıyor. OpenAI, Sama’ya her işçi başına saatte 12,50 dolar ödüyordu. Ama bu paranın yalnızca %10’u, yani 1,32 dolar, doğrudan işçinin cebine gidiyordu. Geri kalanı, orta menşeli şirketler, yönetim maliyetleri ve kâr paylarına gidiyordu. Bu, sadece bir ücret sorunu değil, bir etik sorunu. İnsanın psikolojik sağlığı, bir şirketin kâr marjı için satılıyor.
ABD’de Aynı İş, Saatte 75 Dolar
Bu işin ABD’deki karşılığı tamamen farklı bir dünyada yaşıyor. Surge AI gibi yerel firma çalışanları, aynı türdeki içerikleri analiz ederek saatte 20 ila 75 dolar arası kazanıyor. Uzmanlar ise 60 ila 120 dolar arasında. Neden bu kadar fark? Çünkü ABD’de bu işler, ‘etik AI mühendisliği’ olarak tanımlanıyor, sigortalanıyor, psikolojik destekle destekleniyor ve ücretleri işin zorluğuna uygun.
Ama Afrika, Asya veya Latin Amerika’daki işçiler için bu bir ‘çalışma fırsatı’ olarak görülüyor. Ve bu, global eşitsizliğin en vurucu örneği: Batı’daki teknoloji devleri, dünyanın en zorlu psikolojik işlerini, en ucuz maliyetle, en az sorumlulukla dışarı veriyor. Ve bu, bir ‘çözüm’ olarak sunuluyor: ‘Daha ucuz, daha verimli.’
OpenAI, Sama’yı Kapatınca Ne Oldu?
TIME’in raporu yayınlandıktan sonra, Sama’nın Nairobi’daki 200’den fazla çalışanı anonsuz olarak işten çıkarıldı. Hiçbir maaş ödemesi, hiçbir psikolojik destek, hiçbir dönüşüm planı olmadan. Bu, bir şirketin ‘etik sorumluluğu’ olduğunu iddia ederken, aslında bu sorumluluğu sadece bir veri noktası olarak gördüğünün kanıtı.
OpenAI, GPT-4o’yu kapatırken, sadece %0,1’lik bir kullanıcı grubunun hâlâ kullanıldığını belirtti. Ama bu %0,1, aslında AI’nın en korkutucu sınırlarını tanımlayan, en fazla travma yaşayan insanları temsil ediyor. Onlar, AI’nın ‘insanlık dostu’ olmasının gerçek maliyetini ödüyor.
Bir Çözüm: İnsanları Sistemde Düşünmek
Bu sistemin tek çözümü, bu işçileri ‘veri üreticisi’ olarak değil, ‘etik uzman’ olarak tanımlamak. Bunun için:
- Her AI etik uzmanı, en az ABD’deki 20 dolar/saatlik ücretle ödenmeli
- Psikolojik destek ve düzenli izinler zorunlu olmalı
- İşçiler, algoritmik kararlar üzerinde söz sahibi olmalı—yani ‘bu içerik zehirli’ demekten çok, ‘neden zehirli’ olduğunu açıklayabilmeli
- Çalışma süresi günde 4 saate kadar sınırlandırılmalı, 150’den fazla trajik içerik okuma yasaklanmalı
AI, insanlar tarafından eğitiliyor. Ama bu eğitmenlerin insanlığı, şirketlerin kâr hedefleri için feda ediliyor. Bu, teknolojinin değil, insanlığın bir sorunu. Çünkü bir yapay zekânın ‘iyi’ olabilmesi için, onu eğiten insanların ‘iyi’ olması gerekir. Ve bu insanlar, yalnızca para için değil, saygıyla, güvenle ve insanlıkla ödüllendirilmeli.
Bu, sadece bir ücret sorunu değil. Bu, teknolojinin etik kalbiyle ilgili. Ve eğer bu kalp, 1,32 dolarla atıyor ise, o zaman AI’nın ‘akıllı’ olması bile, onun ‘insan’ olmamasını garanti eder.


