AI'nın Alt Katmanı: Glean, Kurumsal Verileri Yeniden Tanımlıyor

AI'nın Alt Katmanı: Glean, Kurumsal Verileri Yeniden Tanımlıyor
AI'nın Alt Katmanı: Glean, Kurumsal Verileri Yeniden Tanımlıyor
İş dünyasında bir sessiz devrim yaşanıyor. Büyük teknoloji şirketleri, AI'nın yüzeyindeki arayüzleri yarışarak rekabet ederken, bir startup olan Glean, tam olarak bu yüzeyin altında, verilerin kalbi olan yerde çalışıyor. Bu, sadece bir teknoloji yükselişi değil; iş süreçlerinin temelindeki bilgi akışını yeniden inşa etmeye yönelik bir felsefi dönüşüm.
Glean, 2020 yılında kuruldu ve ilk başlarda bir arama motoru olarak görüldü. Ama bugün, şirketin gerçek hedefi, şirketlerin iç veri dağlarının alt yapısını inşa etmek. Google, Microsoft, Salesforce gibi devler, AI’ları kullanıcıların sorduğu sorulara hızlı cevaplar vermek için kullanıyor. Glean ise, bu soruların nereden geldiğini, neden sorulduğunu ve hangi veri yollarıyla cevaplanabileceğini anlamaya çalışıyor. Yani, AI’nın sadece cevap vermesini değil, doğru soruyu sormasını sağlıyor.
Neden Bu Kadar Önemli?
Kurumsal dünyada, en büyük sorun veri yoksunluğu değil, veri kaosu. Bir çalışan, CRM’deki bir müşteri notunu, Slack’teki bir mesajı, SharePoint’teki bir raporu ve Excel’deki bir tabloyu bir araya getirmek için 4 farklı sistemi açıyor. Bu süreç, ortalama 27 dakika sürüyor. Glean, bu 4 sistemi tek bir sorguda birleştiriyor — ve sadece verileri birleştiriyor değil, anlamlandırıyor.
Örneğin, bir satış ekibi, "Son 3 ayda Nisan ayında en çok tercih edilen ürün hangisi?" diye sorduğunda, Glean, CRM’deki satış verilerini, e-posta arşivlerindeki müşteri görüşmelerini, ürün dokümanlarında ki teknik açıklamaları ve hatta Slack’teki bir teknik destek mesajını analiz ederek, yalnızca bir cevap vermiyor; çünkü bu cevabı veriyor. Bu, AI’nın sadece bilgiyi sunmasından çok, bilginin bağlamını kurgulaması demek.
Yarışma Alanı: Büyüklerin Yanında, Küçüklerin Zekası
Microsoft, Copilot’u tüm Office 365’e entegre ediyor. Google, Gemini’yi Workspace’de kullanıyor. Salesforce, Einstein AI ile satış süreçlerini otomatikleştiriyor. Ama hepsi, kullanıcı arayüzünün üzerinde çalışıyor. Glean ise, bu arayüzlerin altında bir veri katmanı kuruyor. Daha doğrusu, bu arayüzlerin hepsinin ortak bir dil konuşmasını sağlıyor.
Bu, teknolojik bir yenilikten çok, organizasyonel bir yenilik. Şirketler artık "Hangi AI aracını alalım?" yerine, "Hangi veri katmanını inşa edelim?" diye düşünmeye başlıyor. Glean, bu katmanı kurmak için yalnızca bir API değil, bir bilgi etiketi sistemi sunuyor: Hangi veri hangi kullanıcıya ne zaman ulaşmalı? Hangi bilgi gizli kalmalı? Hangi veri bir karar vermek için yeterli?
Kurumsal AI'nın Gerçek Sınavı: Güvenlik mi, Entegrasyon mu?
Her teknoloji gibi, Glean’in de riskleri var. Kurumsal verilerin tek bir merkezi sisteme entegre edilmesi, veri sızıntıları açısından korkutucu olabilir. Ama Glean, zero-trust mimarisi üzerine kuruldu. Veriler hiçbir zaman merkezi sunucuda toplanmıyor; tüm analizler, şirketin kendi sunucularında, kendi ağında yapılıyor. Bu, Avrupa’daki GDPR ve Türkiye’deki KVKK gibi veri koruma düzenlemeleriyle tam uyumlu.
Başka bir risk ise, "AI'nın çok iyi bir arama motoru olup olmadığını" sormak. Ama Glean’in farkı, aramak değil, anlamak. Örneğin, bir mühendis "Yeni ürünün hata oranı neden arttı?" diye sorduğunda, Glean sadece hata raporlarını değil, aynı dönemdeki yazılım güncellemelerini, test ortamındaki değişiklikleri ve hatta bir mühendisin Slack’te yazdığı "Bu değişiklik çok riskliydi" notunu da bağlamında değerlendiriyor. Bu, insan zekasının bile farkında olmadığı ilişkileri ortaya çıkarıyor.
Ne Anlama Geliyor? Kurumsal Bilgi Sisteminin Yeniden İnşası
Glean’in başarısı, sadece teknolojiyle değil, insan davranışlarıyla ilgili. Çalışanlar artık "Bunu nerede buldum?" diye sormak yerine, "Bana bunu kim söylemişti?" diye soruyor. Bilgi artık bir dosya değil, bir hikaye. Ve Glean, bu hikayeleri kurgulayan, bağlayan ve anlatan bir yapı.
Gelecekte, şirketlerin en değerli varlığı, veri değil, veriye erişim sistemi olacak. Glean, bu sistemi inşa ediyor. Microsoft ve Google, AI’ları sadece bir araç olarak sunuyor. Glean ise, bir bilgi ekosistemi inşa ediyor — ve bu ekosistem, şirketin kendi iç dilini konuşuyor.
Bu, bir yazılım ticareti değil, bir bilgi devrimi. Ve bu devrim, sadece teknoloji şirketlerinde değil, her küçük ve büyük kurumda, her müşteri hizmeti ekibinde, her mühendis ve yönetici masasında hissedilecek.
İş dünyasının yeni kuralı: Artık sadece ne bildiğin değil, neyi nasıl bulduğun önem kazanıyor. Ve Glean, bu yeni kuralın yazarı.


