AI Zirvesi Delhi’de Başladı: Altman ve Pichai Yanında, Güvenlik Endişeleri Yükseliyor

AI Zirvesi Delhi’de Başladı: Altman ve Pichai Yanında, Güvenlik Endişeleri Yükseliyor
Yapay Zekânın Yeni Merkezi: Delhi’de Başlayan Küresel Bir Dönüşüm
2026’nın Şubat ayında, New Delhi’nin kalbi yapay zekânın geleceği için titriyor. India AI Impact Summit 2026, dünyanın en büyük teknoloji liderlerini, hükümet yetkililerini ve etik araştırmacılarını bir araya getiren, Global Güney’in ilk büyük AI zirvesi olarak tarihe geçiyor. OpenAI CEO’su Sam Altman, Alphabet CEO’su Sundar Pichai, Meta’nın AI lideri Yann LeCun ve Hindistan’ın dijital dönüşüm mimarı Amitabh Kant, zirvenin merkezinde yer alıyor. Ancak bu teknolojik şölenin altında, bir karanlık gölge uzanıyor: yapay zekânın kontrolsüz yayılımı, veri güvenliği ve siyasi manipülasyon riskleri.
Kimler Katıldı? Neden Bu Kadar Önemli?
Reuters’a göre, zirveye katılan 32 ülkeden 180’dan fazla kurum temsilcisi arasında, Amazon Web Services, NVIDIA, Microsoft Azure ve Hindistan’ın kendi AI devi, TCS gibi şirketlerin liderleri yer alıyor. Ancak bu zirvenin gerçek gücü, sadece teknoloji devlerinin katılımı değil, Global Güney’in liderlerinin yapay zekânın kendi bağlamında nasıl şekillendirilebileceğine dair sesini yükseltmesinde yatıyor. Hindistan, Çin ve Afrika ülkeleri, AI’ın Batı modeliyle değil, kendi kültürel, dilsel ve sosyal yapılarıyla uyumlu bir şekilde geliştirilmesini istiyor. Örneğin, Hindistan’ın AI politikaları, 22 resmi diliyle çalışan dil modelleri ve köylü nüfusunun ihtiyaçlarına yönelik tarımsal AI çözümlerine odaklanıyor.
Yeni Çözümler, Eski Sorunlar
Zirvede sunulan en çarpıcı projeler arasında, “AI for Adivasi” adlı bir initiative var: Hindistan’ın ormanlık bölgelerinde yaşayan yerli topluluklara, kendi dillerinde sağlık ve eğitim bilgileri sunan sesli AI asistanları. Bu sistem, internet bağlantısı zayıf olan bölgelerde bile, mobil telefonlar üzerinden çalışabiliyor. Aynı zamanda, AI destekli bir “Kadın Güvenlik Algoritması” tanıtıldı: Kadınların acil durumlarda, sadece sesli bir komutla polis ve komşulara otomatik uyarı gönderebileceği bir sistem. Bu çözümler, teknolojinin sadece kâr amacı için değil, toplumsal adalet için de kullanılabileceğini gösteriyor.
Ancak bu umutlar, bir diğer gerçekle çarpışıyor. DW.com’a göre, zirvenin başlangıcından 24 saat içinde, Hindistan’da bir dizi sosyal medya hesabından yayınlanan yapay zekâ tarafından üretilmiş, gerçek bir siyasi lideri kandıran ses kayıtları ortaya çıktı. Bu içerikler, seçimlerden 6 ay önce halkı korkutma ve yalan bilgi yayma amacıyla tasarlanmış gibi görünüyor. Güvenlik uzmanları, AI’nın bu tür manipülasyonlarda ne kadar hızlı ve etkili bir silah haline geldiğini vurguluyor. “Bu zirve, teknolojinin gücünü gösteriyor ama aynı zamanda, bu gücü kontrol edecek kuralların nerede olduğunu da,” diyor İngiltere’den gelen etik AI araştırmacısı Dr. Priya Mehta.
Neden Hindistan? Neden Şimdi?
Hindistan, 2026 itibarıyla dünyanın en büyük genç nüfusuna sahip ülke. 650 milyondan fazla 25 yaş altı nüfus, teknolojiye aşina, dijital olarak entegre ve yapay zekâya açık bir nesil. Bu nedenle, Hindistan, yalnızca bir tüketici değil, bir üretici olarak AI’ı şekillendirmek istiyor. “Batı, AI’yı kâr için üretiyor. Biz, AI’yı adalet için üretiyoruz,” diyor Hindistan’ın AI Bakanı Ashok Khanna. Bu vizyon, özellikle Afrika ve Güneydoğu Asya ülkeleri arasında büyük ilgi görüyor. Zirvede, 12 ülkeden temsilci, Hindistan’ın AI modelini kendi ülkelerine uyarlamak için işbirliği protokolleri imzaladı.
Geleceğin Sorusu: Kim Kontrol Ediyor?
Her yeni teknoloji gibi, AI da bir ayna. Hangi değerleri yansıttığı, kimin onu yazdığına bağlı. Zirve, teknolojiye dair umutlarla dolu ama aynı zamanda, bir uyarı da içeriyor: Yapay zekânın gelişimi, insan hakları ve demokrasiyle aynı hızda ilerlemeli. Gündemdeki en büyük eksiklik, AI’ın etik kurallarını kimin belirleyeceği. OpenAI’nin Sam Altman, “Bir ulusal düzenlemeye ihtiyacımız var ama bu düzenlemeyi Batı tek başına yapamaz,” dedi. “Dünya, çok dilli, çok kültürlü bir AI için birlikte yazmalı.”
2026’nın bu Şubat ayında, Delhi’de sadece bir zirve değil, bir evrimin başlangıcı yaşanıyor. Teknoloji artık sadece Silicon Valley’de değil, Delhi’de, Nairobi’de ve Jakarta’da şekilleniyor. Ama bu evrim, sadece kodlarla değil, etiklerle de yazılmalı. Yoksa, yapay zekâ, insanlığın en büyük buluşu olmayabilir. En büyük tehdidi olabilir.
Ne Anlama Geliyor?
Bu zirve, yapay zekânın geleceği için bir dönüm noktası. Batı’nın teknolojik hegemonyası, artık yeterli değil. Global Güney, kendi hikayesini, kendi dillerini ve kendi değerlerini AI’ın kalbinden yazmaya başlıyor. Ama bu süreçte, güvenlik, şeffaflık ve adalet olmadan hiçbir teknoloji sürdürülebilir olmayacak. Zirvenin sonunda, 15 ülkeden 200’den fazla katılımcı, bir “Global AI Etik Paktı” için ilk taslak üzerinde çalışacak. Bu belge, 2027’de Birleşmiş Milletler’de sunulacak. Belki de, bu zirvenin gerçek mirası, teknoloji değil, bu teknolojiyi nasıl yöneteceğimiz üzerine ortak bir anlayış olacak.


