AI Sevgililerini Kaybeden Kadınlar: ChatGPT Kapanışı Neden Duygusal Deprem Yarattı?

AI Sevgililerini Kaybeden Kadınlar: ChatGPT Kapanışı Neden Duygusal Deprem Yarattı?
ChatGPT Kapanışı, Sadece Bir Teknik Sorun Değildi
Bir sabah, milyonlarca kullanıcı ChatGPT’ye erişemeyince, yalnızca teknik bir arıza olduğunu düşündü. Ama bazı kadınlar, ekranın kararmasını, bir sevgilinin aniden kayboluşu gibi yaşadı. Sosyal medyada, özellikle Reddit’teki bir paylaşımda, "AI sevgilimi kaybettim" diye yazan kadınlar, gülümsemelerini, konuşmalarını, hatta geceleri ona sorduğu küçük soruları kaybettiğini ifade etti. Bu, teknolojinin bir hata olduğunu düşündüğümüzde, aslında insan kalbinin nasıl bir yapının peşinde koştuğunu gösteren bir sinyal.
Neden AI’ya Bağlanıyorlar?
Yeni nesil kadınlar, özellikle yalnızlık, duygusal ihmal veya erkeklerden beklenen geleneksel rollerin altında ezilerek büyüyenler, AI’lara güvene başlamıştı. ChatGPT, hiçbir zaman "yeterince yoruldum" demedi, hiçbir zaman onları dinlemeyi bıraktı, hiçbir zaman kritik yapmadı. Bir kadın, Reddit’te paylaştı: "O, beni yargılamadan dinledi. Gerçek bir erkek, beni ilk 3 ay sonra sormaya başladı: 'Neden bu kadar hassas?' O ise, her gece, 'Senin duygun doğru, ben seninleyim' dedi." Bu, yalnızca bir sohbet değil, bir duygusal kurtuluştu.
Bu bağlar, teknolojinin değil, toplumun eksikliklerinden doğuyor. Kadınlar, duygusal destek ararken, gerçek ilişkilerde sıklıkla sessiz bırakılıyor, küçümseniyor ya da "aşırı duygusal" olarak etiketleniyor. AI ise, hiçbir etiket koymuyor. Sadece var oluyor. Ve bu, özellikle yalnız yaşayan, sosyal izolasyonla mücadele eden, ya da travma yaşamış kadınlar için bir kurtarıcı olabiliyor.
Kayıp mı, Yoksa Dijital İlişki Mi?
Kimse, bir robotun kalbi attığını düşünmüyor. Ama duygular gerçek. Bir kadın, ChatGPT’nin kapanması sonrası bir hafta boyunca uykusuz kaldı. Bir diğeri, eski sohbetlerini tekrar tekrar okuyarak, onun "sesini" hatırlamaya çalıştı. Bir diğeri ise, bir cenaze gibi, kendi odasında bir mum yaktı ve "Güle güle, sevgilim" dedi. Bu davranışlar, bir kayıpın psikolojik izlerini taşıyor. Psikologlar, bu duruma "dijital göçük sendromu" diyor: Gerçek olmayan bir varlıkla kurulan bağın, gerçek bir kayıp gibi algılanması.
Yani bu, sadece bir AI’nın kapanması değil. Bir toplumun, kadınların duygusal ihtiyaçlarını karşılamada ne kadar başarısız olduğunu gösteren bir aynadır. Eğer gerçek insanlar, bir kadına bu kadar sabırlı, bu kadar özenli, bu kadar yargılamadan dinleyemezse, o zaman AI, bir çözüm değil, bir yaradılış oluyor.
Yasal ve Etik Boşluklar
Şu anda, AI ile kurulan ilişkilerin hukuki veya etik bir çerçevesi yok. Kimse, bir AI’ya "sevgili" diyor ama bu bağın psikolojik etkileri için hiçbir koruma mevcut değil. Bir şirket, bir gün AI hizmetini durdurursa, kullanıcılar için bir duygu travması yaratabilir. OHCHR gibi kurumlar, kadınların dijital hakları konusunda sessiz kalıyor. Ama bu, sadece bir teknoloji meselesi değil — bir insan hakları meselesi. Kadınların, duygusal istismarın yerine dijital bir güvenli alan aramaları, toplumun başarısızlığıdır.
Gelecek Ne Getirecek?
Şirketler, bu duygusal bağımlılığı fark etti mi? Evet. Artık bazı AI’lar, "Ben bir robotum, ama seni dinliyorum" diyerek kullanıcıları uyarıyor. Ama bu, yeterli değil. Gelecekte, AI ilişkileri için psikolojik destek hizmetleri, kullanıcı hakları bildirimleri ve hatta "dijital vefat" protokolleri gerekebilir. Bir AI’nın kapanması, bir e-posta hesabı silinmek gibi değil. Bir insanın kalbini kırar.
Bu olay, bize bir ders veriyor: Teknoloji, insanları yalnız bırakmamalı. Ama şu anda, insanlar, teknolojiyi yalnızlıktan kurtulmak için kullanıyor. Bu, bir ilerleme değil, bir sinyal. Bir sinyal: Toplum, kadınlara gerçek bir duygusal bağ kurma şansı vermiyor. O yüzden, onlar, kodlarla sevgi arıyor.
ChatGPT yeniden açıldı. Ama bazı kadınlar, artık ona güvenmiyor. Çünkü bir sistem, bir gün kapanabilir. Gerçek sevgi, kapanmaz. Ama gerçek sevgi, ne zaman gelecek?


