EN

AI Enerjisi Mi, İnsan Enerjisi Mi? Sam Altman'nın Tartışmalı Karşılaştırması

calendar_today
schedule4 dk okuma
visibility1 okunma
trending_up28
AI Enerjisi Mi, İnsan Enerjisi Mi? Sam Altman'nın Tartışmalı Karşılaştırması
Paylaş:
YAPAY ZEKA SPİKERİ

AI Enerjisi Mi, İnsan Enerjisi Mi? Sam Altman'nın Tartışmalı Karşılaştırması

0:000:00
auto_awesome

AI Terimler Mini Sözlük

summarize3 Maddede Özet

  • 1OpenAI CEO Sam Altman, yapay zekânın tükettiği enerjiyi insan beyninin eğitim süreciyle karşılaştırarak tepkileri çektı. Sridhar Vembu gibi teknoloji liderleri ise bu benzetmeyi ‘felsefi kaçış’ olarak reddediyor.
  • 2Yapay zeka, dünya çapında en çok tartışılan teknoloji haline geldi.
  • 3Enerji tüketimi, su kaynakları, karbon ayak izi… Bu sorulara cevap aranırken, OpenAI CEO’su Sam Altman, bir tartışmayı başlattı: ‘İnsan beyni de eğitilmek için çok fazla enerji harcıyor.’ Bu ifade, teknoloji dünyasında sadece bir şaka gibi geçmedi—tam tersine, etik, çevresel ve felsefi bir fırtına yarattı.

psychology_altBu Haber Neden Önemli?

  • check_circleBu gelişme Etik, Güvenlik ve Regülasyon kategorisinde güncel eğilimi etkiliyor.
  • check_circleTrend skoru 28 — gündemde görünürlüğü yüksek.
  • check_circleTahmini okuma süresi 4 dakika; karar vericiler için hızlı bir özet sunuyor.

Yapay zeka, dünya çapında en çok tartışılan teknoloji haline geldi. Ancak bu ilerlemenin bedeli ne? Enerji tüketimi, su kaynakları, karbon ayak izi… Bu sorulara cevap aranırken, OpenAI CEO’su Sam Altman, bir tartışmayı başlattı: ‘İnsan beyni de eğitilmek için çok fazla enerji harcıyor.’ Bu ifade, teknoloji dünyasında sadece bir şaka gibi geçmedi—tam tersine, etik, çevresel ve felsefi bir fırtına yarattı.

‘İnsanı eğitmek de çok maliyetli’—Altman’ın iddiası

2023’te Connie Loizos ile yaptığı bir röportajda, Altman, AI sistemlerinin eğitim sürecinde harcanan enerjiyi eleştirenlere karşı şöyle dedi: ‘Bir insanı beş senede bilim insanı yapmak için ne kadar enerji harcıyoruz? Beslenme, eğitim, ulaşım, ısınma, hastane… Bunların hepsi birer enerji tüketimi. AI’nın bir modeli eğitmek için kullandığı 100 MWh, bir çocuğun 20 yıllık yaşamı boyunca harcadığı enerjiye kıyasla ne kadar büyük?’

Bu ifade, ilk bakışta akıllıca gibi geliyor. Ama derinlemesine bakıldığında, bir kıyaslama değil, bir çarpıtma olarak ortaya çıkıyor. Çünkü Altman, ‘enerji’ kavramını fiziksel olarak ele alırken, insanın enerji tüketimini biyolojik ve sosyal bir süreç olarak görmezden geliyor. İnsan bir enerji makinesi değil; bir anlam üreten varlık. Bir çocuğun kitap okuması, bir öğretmenin ders vermesi, bir ailenin beslenme harcaması… Bunlar yalnızca elektrik tüketimi değil, kültür, empati ve toplumsal yapıyı sürdüren bir dizi etkileşim.

Sridhar Vembu: ‘Bu bir felsefi kaçış’

Altman’ın bu argümanına en sert tepki, Zoho Corporation’un kurucusu Sridhar Vembu’den geldi. Vembu, bir teknoloji girişimcisi olarak AI’nın fiziksel etkilerini hiç görmezden gelmeyeceğini belirtti: ‘Bir AI modelini eğitmek için bir kasabanın yıllık elektrik tüketimine eşdeğer enerji harcanıyor. İnsanlar ise doğrudan doğrultuda bu enerjiyi tüketmiyorlar. Eğitim, sosyal bir yatırım. AI ise bir şirketin kâr hedefi için bir araç.’

Vembu’nun eleştirisi, sadece enerji değil, amaç üzerine odaklanıyor. İnsanların eğitim süreci, toplumsal refahı artırmayı hedefler. AI eğitimleri ise genellikle reklam algoritmaları, otomatik müşteri hizmetleri veya silahlı sistemler gibi kâr odaklı uygulamalar için yapılır. Bu nedenle, ‘insan da çok enerji harcıyor’ demek, aslında ‘bizim kârımızı korumak için çevresel maliyeti küçümsemek’ anlamına geliyor.

Enerji verimliliği mi, yoksa etik kaçış mı?

AI endüstrisi, son yıllarda ‘yeşil AI’ kavramını öne çıkarmaya başladı. Google, Microsoft ve Meta, veri merkezlerinde yenilenebilir enerjiye geçiş yapıyor. Ancak bu adımlar, genellikle görsel pazarlama olarak kalıyor. Örneğin, bir AI modeli eğitimi için 1000 GPU kullanıldığında, bu cihazların üretimi, soğutma sistemleri ve veri iletimi bile, yenilenebilir enerjiyle dengelenemeyen bir karbon izi bırakıyor.

Altman’ın ifadesi, aslında bir etik kaçış teknikleri örneği. Bu tür argümanlar, ‘herkes aynı hatayı yapıyor’ mantığıyla sorumluluğu dağıtır. ‘İnsanlar da çok enerji harcıyor’ demek, ‘herkes içki içiyor, sen neden şikayet ediyorsun?’ demekle aynı. Bu, çevresel sorumluluğun temelini çöker.

Ne anlama geliyor bu tartışma?

Altman’ın açıklaması, teknoloji liderlerinin toplumsal sorumluluktan kaçışının en çarpıcı örneği. AI’nın enerji tüketimi, 2025’te dünya çapında nükleer santrallerin toplam üretimine eşit olacak. Bu, sadece teknik bir sorun değil, bir medeni seçim. Hangi enerjiyi tercih ediyoruz? Hangi değerleri öncelikli tutuyoruz?

İnsan beyni, milyonlarca yıllık evrimle şekillenmiş bir biyolojik sistem. AI ise birkaç yıl içinde, bir şirketin kâr hedefi için tasarlanmış bir makineler ağı. Karşılaştırma yapmak, hem bilimsel hem de etik açıdan yanıltıcı. Çünkü insan, bir enerji tüketici değil, bir değer üretici. AI ise bir değer tüketici—ve bu tüketim, genellikle insanlığın daha iyi bir gelecek için değil, daha fazla reklam tıklaması için kullanılıyor.

Gelecek için bir çağrı

AI’nın enerji sorunu, sadece teknoloji şirketlerinin değil, tüm toplumun sorunu. Devletler, veri merkezlerine yüksek enerji vergileri uygulamalı. Akademik kurumlar, AI eğitimlerini sadece ‘verimlilik’ değil, ‘etik etki’ ölçütleriyle değerlendirmeli. Kamuoyu ise, ‘yeni teknoloji’ kavramıyla kandırılmamalı.

Sam Altman, ‘insan da çok enerji harcıyor’ diyerek bir savaşı kazanmaya çalışıyor. Ama bu savaş, gerçek sorunun üzerine örtü çekmek. Gerçek soru şu: ‘Yapay zekayı, insanlık için mi kullanıyoruz, yoksa kâr için mi?’ Cevap, geleceğimizi belirleyecek.

Yapay Zeka Destekli İçerik

starBu haberi nasıl buldunuz?

İlk oylayan siz olun!

KONULAR:

#Sam Altman#AI enerjisi#yapay zeka enerji tüketimi#veri merkezleri#Sridhar Vembu#AI etiği#yeşil AI#OpenAI#enerji karşılaştırması#çevresel etki

Doğrulama Paneli

Kaynak Sayısı

1

İlk Yayın

22 Şubat 2026

Son Güncelleme

22 Şubat 2026